lavinya_kokum
- Reads 29,797
- Votes 1,367
- Parts 39
Alp Yiğit'in yüzündeki askeri ifade, beni görür görmez anlık bir şokla çatladı. Gözleri, benim gözlerimdeki dehşetle buluştu. Oda, Adliye, beş yıl... her şey kayboldu. Sadece o ve ben kalmıştık.
Kalbimin göğüs kafesimi zorladığını hissediyordum. Ama o an, yıllar içinde edindiğim savcılık disiplini devreye girdi. Bana ihanet eden adama bile olsa, zayıflık göstermemeyi öğrenmiştim.
Nefesimi yavaşça dışarı verdim. Yüzümdeki şok ifadesini, saniyenin onda biri hızında, nötr ve profesyonel bir ifadeyle değiştirdim.
Albay, aramızdaki buz gibi sessizliğin farkına varmadan, omuzlarında rütbeleri parlayan adama döndü.
"Buyurun Yüzbaşım," dedi Albay, neşeyle. "Tam zamanında geldiniz. Savcı Hanım' da bizi bekliyordu."
Albay, bana dönüp Alp Yiğit'i resmen tanıttı. Sesi, ismini söylediğinde sanki bir tokat gibi yüzümde patladı
"Sayın Savcım Amira Naz. Tanıştırayım. Casusluk soruşturmasında TSK Özel Kuvvetler ekibinin başına amcanız Tufan Albay tarafından özel olarak görevlendirilen kişi Yüzbaşı Alp Yiğit Tunga."