undefineddream
- Reads 3,068
- Votes 195
- Parts 8
Bir Ada sözü der ki: “Sakın ama sakın hesabı kapatmadan bir
yerden, bir kişiden ayrılmayın. Gideceğiniz zaman alınanlar, verilenler,
alınacaklar, verilecekler hesaplansın, yerli yerine konsun. Arkanızda
bıraktığınız kapanmamış hesaplar, restoranlardaki gibi bulaşık yıkatır sonra
size.” Ada Hoca bu sözü söyledikten sonra gülerdi. İşte Atalay, Ayça, Betül,
Cenk, Mustafa ve Elif’in ortak yönü ‘kapanmamış hesaplardı’. Hepsinin öyle
ya da böyle kendileriyle, sevdikleriyle ve ya başkalarıyla bir hesabı vardı,
eşittir işaretinden sonrası boş, ödenmemiş, ödenmek için en can alıcı anı
bekleyen. Tüm hesaplar kapatılıp, alacak verecek kalmadığında onlar da
gülebilecekler miydi?
Kim bilir?
Kısmet.