Okuduklarım
6 stories
TAKINTILI  by mavierk
mavierk
  • WpView
    Reads 313,071
  • WpVote
    Votes 20,121
  • WpPart
    Parts 47
* tüm hakları saklıdır* Hepsinin düşünceleri bir volkan gibiydi, lavlar onları esir alırken, buhar olup havada yağmur taneleri olarak yeryüzüne iniyordu.Her bir yağmur tanesi, bedenlerine değil ruhlarına temas ediyordu. Kimisi bu yağmur tanelerinde yanıyordu, kimisinin; Ruhları azad ediliyordu. Bu döngü devam etti. Ta ki bu yağmur tanelerinde hissizleşen ruhlara kadar. Ruh ve beden mahkemesi yapıldı. Hüküm verildi, kalem kırıldı. Ruh ve beden. Yadırgandı. Ve Sena;Titrek bir nefes alıp kahverengilerini onun o dipsiz bir kuyuyu andıran yıldız gibi ışıldayan siyahlarıyla buluşturdu. Hüküm verilmişti. Bu hikayenin tek tanığı benim.
KELEBEK by drunkonblood
drunkonblood
  • WpView
    Reads 11,959,558
  • WpVote
    Votes 386,686
  • WpPart
    Parts 107
Mitolojide kelebek ateşi simgeler, ateşe koşan pervane böceğinin yanıp ateşle bağdaşmasıdır. Eski Yunan'da ise ruhun beden üzerindeki etkisini ve bu etkinin yarattığı büyük değişimleri simgeler. Mavi kelebek, saf ruhu simgeler. Bu, monoton hayatını sürdüren sıradan bir insanın hikayesi. Bu, o sıradan insanın hayatının bir anda nasıl değişebileceğinin hikayesi. İnançlarınızı sorgulayın. Çünkü en büyük maceralar en akıl almaz şeylere inanmakla başlar.
Hercai  by ScPattz
ScPattz
  • WpView
    Reads 156,325
  • WpVote
    Votes 11,650
  • WpPart
    Parts 31
"Hercai çiçeğinin hikayesini bilir misin, Mertoğlu?" Terastan festival alanını izlerken, onun kaba ayak seslerine sinir bozucu kahkahası da karışınca istemsizce gerildim. "Ben de kime soruyorum değil mi?" Gülmeye devam etti ve tam yanımda durup benim gibi aşağıdaki kalabalığı izlemeye başladı. "O hikayeyi en iyi sen bilirsin. "Ne istiyorsun?" dedim, lafı dolandırmadan. Beni dinliyor gibi gözükmüyordu. Oldukça rahat bir şekilde konuşmasına devam etti. "Ama bir de benden dinle hikayeyi..." Derin bir şekilde soluklandı. "Çok uzun yıllar önce iki kır çiçeği birbirine aşık olur. Her bahar gibi onlar da açıp güneşe merhaba derler. Ama bir gün, bir bahar başlangıcı, bu çiçeklerden biri ötekine, 'Biz başka çiçekler gibi bu bahar açmayalım, kışın ortasında açalım ki bütün doğa bize ait olsun' der. Ancak bunu söyleyen çiçek, açmak için kışın gelmesini ve karın yağmasını beklerken öteki beklemez, yazın açar." Düşünceli düşünceli homurdandı ardından bana döndü. "Devamını unutmuşum, sen bilirsin, söylesene..." Devamını bildiğinden adım kadar emindim ama yine de istediğini ona verdim, hikayenin devamını anlatıp, bitirdim. "Bu yüzden karda açan ve sevgilisini bekleyen çiçeğe kardelen, sevgilisini yarı yolda bırakan çiçeğe...hercâi denir." O sırada ikimizinde gözleri otelden aceleci adımlarla çıkan Selin'e kaydı. Tam terasa çıkan merdivenlere yönelmişti ki hemen çaprazındaki babamı fark etti. Onunla gülerek bir şeyler konuşurken Gurur tok bir sesle mırıldandı. "Bu hikayedeki hercai çiçeği Selin değil, biliyorsun değil mi?" alsel fanfiction // @scpattz
Gece Mavisi ◐ alsel by ScPattz
ScPattz
  • WpView
    Reads 178,823
  • WpVote
    Votes 10,379
  • WpPart
    Parts 26
❝Babasız büyüyen her çocuk dokunduğu tene aşık olur.❞ O cümleyi hazmetmek diğer bütün şeylerden daha güç geldi Ali'ye. Ve son gözyaşıyla beraber kitabın kapağını kapattı. Kitabın kapağında iki büyük yıldız, onların tepesinde siyah mürekkeple belirginleştirilmiş üç de kuş simgesi vardı. Ve bir de yazı. Aynı sihirle süslenmiş, fakat artık pekte anlamı kalmamış iki kelime: ❝Gece Mavisi.❞ alsel fanfiction // @scpattz
Islak İmza // hantol  by ScPattz
ScPattz
  • WpView
    Reads 114,136
  • WpVote
    Votes 6,895
  • WpPart
    Parts 27
❝İlk öpücük dudaklarımdan nefesi çalmıştı, sonuncusu neden bizi ayırdı?❞ hantol fanfiction // @scpattz
SIR (1) by BC-Valerie
BC-Valerie
  • WpView
    Reads 710,155
  • WpVote
    Votes 46,493
  • WpPart
    Parts 33
Oda çoktan dumanla kaplanmış görüşümü engelliyordu. Ciğerlerime hava çekmek için öksürüp hırlarken bir yandan da odadaki rafların arasında koşar adımlarla ilerleyip Brad'i arıyordum. Sonunda onu duvar boyunca uzanan dolabın dibine tünemiş bir şekilde buldum. Yanına eğilerek onu sarsmaya başladım ama kıpırdamıyordu bile. Canlı olduğunun tek belirtisi nefes alırken inip kalkan omuzlarıydı. "Brad!" Burada biraz daha kalırsam yanına da ben yığılacaktım. Kafamdaki bütün soruları bir kenara ittim, elimi çabuk tutmalıydım. Onu doğrultarak yüzüne vurmaya başladım. Uyanmalıydı. Tanımıyor olsam da onu burada bırakmazdım. Tüm vücudum yanıyor, durmaksızın öksürüyordum. Bilincimi kaybetmeden önce gördüğüm son şey Brad'in bağırarak burada ne aradığımı sormasıydı.