zehraiyikahvecimov adlı kullanıcının Okuma Listesi
28 stories
ÇEVİKÇİ BEY | Tamamlandı by ozodlx_
ozodlx_
  • WpView
    Reads 3,795,317
  • WpVote
    Votes 208,715
  • WpPart
    Parts 39
Güneş: Polis ol, polisle birlikte ol ama asla polislik olma demişler ya Güneş: Halt etmişler Güneş: Tutuklayanım sen olacaksan polislik olmaya razıyım Çevikçi Bey çevrim içi (01.52) Görüldü (01.52)
Deliler Ağlamaz KİTAP OLUYOR by ilmelistan
ilmelistan
  • WpView
    Reads 4,887,101
  • WpVote
    Votes 15,664
  • WpPart
    Parts 3
"Soyun!" dedi ve dudaklarındaki o histerik, şeytani gülümseme yeniden kendisini gösterdi. "Bunu yapamam." dedim korku, bedenime hükmetmeye yüz tutmuşken. Umursamadı. Bakışları, bir psikopat kadar anlamlı, bir deli kadarsa ardı görülemez şekilde parıldıyordu. "Sana yapabilir misin diye sormuyorum. Kıyafetlerini çıkar ve buraya gel. " Bir psikopatla nasıl başa çıkacağınızı bilirdiniz. Ardında yapacağı hamleler, kafasındaki kurduğu dünyadan nefes alırdı. Ama o, ardı arkası kesilmeyen bir dehşetin yüzüydü ve bunun farkındaydı. Çünkü tam olarak bu olmak istiyordu. O psikopatla taçlandırılamayacak kadar deliydi. Ve istediklerini yapmazsam, zelzelesi dünyama kıyameti yaşatmaya ant içmişti. Onu tanımak, sokakta yaşayan bir adamı yaşamak kadar korkutucuydu. Onu hatırlamak, damarlarımda dolanan kanı donduracak kadar soğuktu. Onu yaşamak, gökyüzü gibiydi. Günün her saatinde, değişebilecek milyonlarca mucizeyi ellerine verecek kadar kudretli ve ulaşması imkânsız olandı. Onu bilmek ise imkânsızdı. Çünkü o var olanı, var olmayanlarla süsleyecek tek insandı. O, Bir deliydi.
KARANFİL(TAMAMLANDI:))) by umutmutluluk
umutmutluluk
  • WpView
    Reads 1,899,337
  • WpVote
    Votes 67,270
  • WpPart
    Parts 58
Parmak uçlarımda yükseldiğim yerde bir türlü amacıma ulaşamıyordum. Kahretsin niye kısa insanları düşünmezler ki. Son defa ha gayret Özde. Parmak uçlarında tekrar yükseldiğim de kalçamda hissettiğim sertlik ile uzanmış olduğum dolabın kulpunu tutuyordum. saçlarımdan alınan derin nefesle 'Karanfilim'im ne yapıyorsun' diye sordu. 'Mur-at. Bardak alacaktım' 'Çağırsaydın ya' diyerek boynumu öpmeye başlayan adam ile nefesim kalbim de sıkışmış donuk bir vaziyette bekliyordum. Heyecan tüm bedenimi ele geçirmiş saatler önce görmüş olduğu bedenime verdiği tepkiler aklıma ansızın düşüyor sonuç olarak da kızarmama neden oluyordu. Hissettiğim sertlik artmakla beraber resmen tezgaha mıhlanmış gibiydim. O kadar yakındı ki nefes alamıyordum gerçi onun olduğu ortamda hep nefesim kesiliyordu ya. Üzerimden uzanıp aldığı bardak ile 'Al kafanfil' 'teşe-kkür ederim' diye kekeleyerek arkamdan gitmesini umdum. Biraz daha orada kalırsan bayılacak ve saatlerce uyanamayacaktım. Elleri ağır hareketlerle saçlarımı okşadıktan sonra kendine döndürmesi ile heyecandan dolmuş gözlerim, kıpkırmızı olmuş yanaklarım ile tutmuş olduğu ellerime bakıyordum. Elleri çeneme gelip bakışlarımı ona çevirdiğinde önce boynunda ki çiziği gördüm. Tırnaklarımla parçalamıştım resmen. Utancım her geçen saniye artarken bakışlarımı kahvelere çevirdim. 'Yarım kalanı bitirelim' demesiyle elimdeki bardak büyük gürültü ile yerde paramparça olmuştu. Düşen bardak korkumdan mı yoksa ona çoktan teslim olan ruhumdan mı bilinmez ama kararımı vermiştim.............. .................................. Bir gece öncesi..... 'Ben karanfillerden nefret ederdim' deyip burnunu göğüs oluğuma sürtüp derin bir nefes aldı 'Şu kokun için kaç can aldım Karanfil. Mezarıma karanfiller ekilsin' ..................................... ÖZDE&MURAT ............................... Kurgu +18
Aşktan Yalanlar by cokguluyombenya
cokguluyombenya
  • WpView
    Reads 3,630,380
  • WpVote
    Votes 146,816
  • WpPart
    Parts 35
Didem Akgül, bir şirkette müdür yardımcısıydı. Paris'e iş için giden Didem hayatının aşkıyla, Şahin Giray Eroğluyla tam da orada tanışmıştı. Ünlü Eyfel Kulesinin zirvesinde. Her şey harika gidiyorken Şahin Giray'ın aniden ortadan kaybolmasıyla hayatı alt üst olan Didem, İstanbul'a döndüğünde şok edici bir gerçekle yüzleşecektir. (Tamamlandı) ©Tüm Hakları Saklıdır
VEFA  by misraysenur
misraysenur
  • WpView
    Reads 1,618,342
  • WpVote
    Votes 44,097
  • WpPart
    Parts 66
*Tüm hakları yastığımın altında saklıdır. Geçmişin yaktığı tüm yürekler, acımasız bir gelecekle birleştiğinde yanan her defasında şimdiki zaman olur. Yaşananlar öylesine koca bir ateşe düşer ki, onu dindirmeye hiçbir suyun gücü asla yetmez. Yakılan geçmiş gibi gözükse de acıyı her defasında şu anı yaşayanlar bilir, bildikleri her saniye geleceklerinde yaşamaya devam ederler. Çünkü geçmişi yakarlar, şimdiki zaman yanar, gelecek kül olur. Geçmiş diyarların efsaneleri çoktur, Güzel ve Çirkin'in kazındığı her ovada atasına minnet eylemeyen taş yoktur. Ve o Güzel günün birinde bir şey öğrenirse, Çirkin'e şöyle der: "Bugün ne öğrendim biliyor musun? Hani insanlar bize taş atıyor ya, biz o taşa karşılık gülümsersek taşı atmaya devam etseler bile bunu isteyerek yapmazlar." Çirkin'in anladığını varsayarsak şöyle bir karşılık vermede üstüne yoktur: "Gülümsemeni kıskanırlar, taşı daha çok isteyerek atarlarsa?" Güzel olan son cümlesinde Çirkin'in anlamayacağı şeyler söyler: "İnsanların niyetlerini anlayamam ki! Ama gözler anlatır, eğer kıskanıyorsa ben de attığı taşın bir defa altında kalırım ve yenildiğimi düşündüğü an beni tanımak ister. Tanırsa belki sever, severse haksızlık ettiğini düşünür ve sonunda kazanan yine sevgi olur. Çünkü insanlar kendinden daha yüksek becerilere sahip insanları sevmezler." Çirkin'in anlamadığı bu cümle, kitap olur, çözmek isteyen varsa, hikayemin içindeki en küçük ayrıntıda saklı. Bu benim hikayem, güzelin, çirkinin, iyinin, kötünün, herkesin.
KARDELEN by RumeysaGulhan
RumeysaGulhan
  • WpView
    Reads 2,084,852
  • WpVote
    Votes 144,763
  • WpPart
    Parts 55
"Bırak beni, bunu yapamam Rizgar! Sana bu kötülüğü yapamam, sevmediğin biriyle evlenmene göz yumamam!" Genç adam öfkeyle duvara vurdu. "Başka çaremiz mi var? Seni de, beni de yaşatmazlar!" Kadının içine sinen korku her dakika daha da artarken bakışlarını kaçırdı. Onunla evlenemezdi, ona bunu yapamazdı. "Ben evlenmek istemiyorum!" Rizgar karşısındaki yıpranmış kadını izledi. Yeşillerindeki morluklar canını sıkarken duruşunu dikleştirdi. "Allah şahidim olsun ki; ya seni alırım, ya da bu Urfa'yı yakarım!" Adamın sesindeki netlikle birlikte genç kadın bakışlarını ona çevirdi. Utanıp bakamadığı kahvelere birden gelen cesaretle uzun uzun baktı... Aniden bir silahın patlama sesi duyuldu... Kardelen korkuyla adamın yanına gitti. "Geldiler, geldiler!" Dehşetle aynı şeyleri sayıklayıp durdu... Tesadüfen kesişmişti yolları... İsimleri bile birbirlerinin kaderleri gibiydi; Kardelen boynu bükük masum bir çiçek iken, Rizgar onun kurtuluşuydu... Genç adamın karşısına savunmasız bir hâlde çıkmıştı. Boynu bükük, acılı Kardelen'i... RİZGAR HAZNEDAROĞLU & KARDELEN DEMİRHAN © TÜM HAKLARI ŞAHSIMA AİTTİR. HERHÂNGİ BİR KOPYALANMA, ÇOĞALTILMA VE ÇALINMA DURUMUNDA YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR.
GÜN DOĞUMU by zeynrs123
zeynrs123
  • WpView
    Reads 6,844,482
  • WpVote
    Votes 248,662
  • WpPart
    Parts 83
"Birbirimize en yakın olduğumuz an, Gün doğumu." Baran ARSLANOĞLU: Bir şehre sahiplik yapan gözü kara,delikanlı bir adam. Mardin'in en büyük aşiretinin başı, Baran Ağa'sı. Roza KARACAN: İstanbul'da doğup büyümüş azimli,çalışkan bir kadın. İstanbul'un en büyük hastahanesinin güzide kalp cerrahı,doktor Roza'sı. 🍁 Planladıkları bir hayat onları bir araya getiremezdi. Getirse bile onlar istemezdi. Baran evleniyordu. Sevdiği kadın ile mutlu bir yuva kurmaya hazırlanıyordu. Roza doktorluk hayatında yeni bir o kadarda iddialıydı ve büyük kariyer hedefleri vardı. Bir de kendisini canından çok seven sevgilisi. Fakat hayat biz planlar yaparken başımıza gelenlerden ibaretti. Kendi irademiz ile kurduğumuz hiçbir plan kaderimizin önüne geçemezdi. Ve Kader; Onları bir araya getirmeye kararlıydı. Hem de çok kötü şartlar altında. Roza,Baran ile tanışacaktı, ona sevdiği kadının ölüm haberini vermek için. Baran,Roza'nın peşini bırakmayacaktı. Sevdiği kadının ölümüne sebep olduğu için. Fakat yine habersizlerdi. Onlar ölümün pençesinde dolaşırken, kader son kozunu oynayacaktı. Ve yapılan hiçbir plana dahil olmayan,ortaya ateş gibi düşen bir evliliğe kurban gideceklerdi. •Yayımlanma tarihi : 31/08/2018
SINIR |Tamamlandı| by __Katre__
__Katre__
  • WpView
    Reads 2,860,189
  • WpVote
    Votes 138,405
  • WpPart
    Parts 75
Az önce Eylül'ün tuttuğu boşta kalan elini yeşil kalın askeri kemerinin üzerine koyup lafa girdi. " Gel ben sana espriyi göstereyim."dedi. Elini kemerinin üzerinden çekip göğsünün üzerinde yazan yazıyı işaret etti. " Bak bakalım burada ne yazıyor?"dedi sesindeki alaycı tınıyla. " Arslan."dedi karşısındaki adam kısık çıkan sesiyle. Ardından Eylül'ün yaka kartını gösterdi Toprak parmak ucuyla. "Peki burada ne yazıyor." "Eylül Arslan." "Aynen öyle." dedi Toprak başını aşağı yukarı sallayarak. Ardından elini kaldırıp yüzüğünü gösterdi. " Bu."dedi sorgulayan sesiyle. " Yüzük." Eylül'ün elini tutup kaldırdı. " Bu."dedi tekrar. Aynı cevabı aldığında ellerini indirip birbirine kenetledi. Ve tekrar kaldırıp herkesin gözüne sokarcasına konuştu. " Birleştir bakalım ne çıkacak ortaya."dedi. Ardından masaya göz gezdirip karşısındaki adama dikti bakışlarını. Birkaç saniye cevap vermesini bekleyip adamın omzundaki elini sıktı. " Evlisiniz."dedi adam fısıltıdan farksız sesiyle. " Doğru cevap." dedi Toprak alayla. Adamın omzundaki elini çekip yüzünü Eylül'e çevirdi. Birkaç saniyeliğine yumuşayan bakışlarını tekrar buza çevirip masaya döndü. Birbirlerine kenetlenmiş ellerini gösterip: " Duyduğunuz gibi biz evliyiz. Daha öncesinde bilmiyordunuz çünkü bilmenize gerek yoktu. Şimdi öğrendiğinize göre herkese afiyet olsun." dedi. Masadan yükselen hayret nidalarını umursamazken masadaki yerine ilerledi. Eylül'ün elini bırakmadan yanındaki sandalyeyi çekip:" Geç güzelim." dedi. Yanlarındaki birkaç kişi duydukları ile küçük çaplı bir şok yaşarken onların gözü sadece birbirleri üzerinde idi.