bylavinya adlı kullanıcının Okuma Listesi
2 stories
Üçüncü Göz (SY) by Shoanleer
Shoanleer
  • WpView
    Reads 571,676
  • WpVote
    Votes 28,542
  • WpPart
    Parts 82
Mert'in Türkiye'den Tibet'e giderek kendisini Nirvana yolunda geliştirme çabaları, Yu-Mi'nin işe karışmasıyla Kore'de son buldu. Yu-Mi ile tanıştıktan sonra geliştirdiği güçlerle Kore'ye giden Mert, kızın babasının icat ettiği cihazı korumakla görevlendirilir. Görevi veren kişi Hacı Anne'dir. Bu kadın ruhani alemde hatırı sayılır bir mevkidedir ve Mert'e yardımcı olmaktadır. Kore'de başına gelecek olayların, güçleri ile üstesinden gelmek ve cihazın işlevini bilmeden cihazı korumak Mert'in kaderidir. Bu kader yolculuğunda sizlerle birlikte ilerleyen Mert'in maceralarını heyecanla okuyacaksınız. Hikaye final yaptı ama yeniden düzenlenecektir.
MAHAR (Kitap Oldu) by murateksii
murateksii
  • WpView
    Reads 395,665
  • WpVote
    Votes 30,947
  • WpPart
    Parts 32
⭐ WATTYS 2017 BÜYÜK BULUŞLAR KAZANANI ⭐ "Dünyanın en hızlı adam olan çocuklarıyız biz yetimhane çocukları, en hızlı ADAM olanı." Acıyı keşfeden küçük çocukların hikayesi... Mahar, 1980 li yıllarda sert kuralları olan, çocukları şiddet ile terbiye etmeyi güden bir geri kafalı müdürün yönetimindeki yetimhanede büyüyen üç çocuğun hüzün ve bir o kadar da macera dolu hikayesini anlatıyor. Mahar, yetimhane beraber büyüdüğü Ali ve Merve ile 8 yaşındayken kaçmaya karar verip her şeyin çok iyi olacağını düşünürler. Peki her şey iyi mi olacaktı? Her sokakta ayrı bir yüze bürünen İstanbul sokakları yetimhaneden daha mı güvenli? Değildi, özellikle sekiz yaşında isen hiç de güvenli değildi. KİTAPTAN KESİT.. "Sekiz yaşından beri söylediğim bir söz vardı; dünyanın en hızlı ADAM olan çocuklarıyız diye. Ama gelin bi' sorun bana. Bir sorun bana; hızlıca adam mı olmak istiyordum yoksa çocukluğumu yaşaya yaşaya mı adam olmak istiyordum.... Gelin bir sorun bana..." ... Yirmi beş yaşına gelmiş, balkonumda çayımı yudumlarken dışarıda gülüp koşturan, oyun oynayan çocukları gördüm. Yirmi beş yaşında filan dinlemedim, attım kendimi sokağa. "Ben de sizinle oynayabilir miyim?" dedim çocuklara gülerek. Önce birbirlerine bir süre baktılar ve sonra: "Tamam abi oyna." dediler. "Ama son geldiğin için ortaya geçersin." Ortaya geçmiş öylece duruyordum. Çocuk elindeki topu bana atıp bacağımdan vurunca güldü. Kaçmamış, hatta topu tutmaya çalışmıştım. "Hahaha! Ya abi kaçsana toptan. Neden kaçmıyorsun?" diye güldüler. Oynadığımız oyunun adı 'ortada sıçan' dı. Ve ben Mahar; yirmi beş yaşında ortada sıçan nasıl oynanır, onu öğreniyordum... ~Telif hakkı saklıdır.