"Harry..."
"Harry..."
"Harr..."
"Lanet olsun ne var?" Harry sinirle bağırdı.
Mavi gözlü olan bir adım geri attı ve dudakları titredi.
Harry karşısındaki minik bedenin mavi gözlerinin siyaha döndüğünü görünce bağırdığı için pişman olmuştu fakat her gece rüyasında aynı şeyi görmekten sıkılır olmuştu, üstelik o kadar gerçekti ki...
Her gece ismini sayıklayarak onun yanında duran koyu mavilerin siyaha dönüp ondan yavaşça uzaklaştığını görünce içini anlamdıramadığı bir hüzün kapladı ve elini uzatarak konuştu.
"Ben bağırdığım için üzgünüm..."
"B-ben sadece yalnız kalmak istemedim... Artık yalnız olmak istemiyorum."
Siyahlar yeniden maviye dönerken ince dudaklardan fısıltılar duyuldu...
Harry'nin ablası Gemma, ailesinin ısrarıyla rehabilitasyona gider. Harry 2 ay sonra ilk defa Gemma'yı ziyarete gidip oda arkadaşı Louis'den pek hoşlanmayınca ve onunla tanışmak isteyince olaylar pek Harry'nin planlamadığı şekilde gelişir.
"Aşk ile nefret arasında ince bir çizgi vardır." derler.Peki bu teori kendini kardeşi gibi gören birine 4 yıldır umutsuzca aşk besleyen bir "İBNE" için geçerli mi?
Bir tarafta hayatını boka çeviren sikik duyguları yüzünden acı çeken Lou, diğer tarafta da yıllardır kardeşi olarak gördüğü çocuğun kendisine aşık bir piç olduğunu öğrenen Harry..
İÇİNDEN ÇIKILMAZ BİR LARRY HİKAYESİYLE TANIŞIN!!