BENİM YAZDIKLARIM ♥
2 historias
HOŞ GELDİN AYRILIĞA por NurHarac
NurHarac
  • WpView
    LECTURAS 1,887
  • WpVote
    Votos 214
  • WpPart
    Partes 23
En son ne zaman eşinizin veya sevgilinizin dışında birine ''Seni Seviyorum''dediniz. Erkek ile kadın ya da çocuk. Şekli, şemaili, cinsiyeti çok mu önemli ? Sonuçta ağzınızdan çıkacak bir iki bitişik sözcük dizisi... Aslında her şey özünde kendini sevmekle başlıyor desem, kaçınız benim bu düşüncelerime katılır. Güzel kadınları seviyorsunuz, sevimli çocukları öpüp okşuyorsunuz, yakışıklı erkeklere bayılıyorsunuz. Normal görünüşte olan ya da görünüşü vasatın altında olan insanları da sevebiliyor musunuz? Birini sevmek, onun yüreğine, beynine, benliğine dokunmak değil midir aslında? Tensel iletişim, yani dokunmak. Sadece canlı varlıklara mı? Ağaca, kuşa, yağmura, kara, toprağa, havaya, başka insanların yüreğine, bazen bir telefon direğine... Desmond Morris'in bir kitabının adı ''Sevmek Dokunmaktır''. Hemen şu geliyor aklıma... Dokunmadan sevebilir miyiz ? Severiz tabi, niye sevmeyelim, ama biraz platonik kaçar. Düşünün ki doğduğunuzdan beri evde pencerenin önünde oturan yatalak bir insansınız. Kar yağıyor dokunamıyorsunuz, yağmur yağıyor dokunamıyorsunuz, güneş açıyor ışığını görüyorsunuz ama hissedemiyorsunuz, çiçekleri koklayamıyorsunuz. Ne kadar hazin bir durum bir insan için...
GÖKKUŞAĞININ YEDİ TONU por NurHarac
NurHarac
  • WpView
    LECTURAS 228
  • WpVote
    Votos 89
  • WpPart
    Partes 36
Yıllarca karanlıkta yaşayan bir insan ışığı görünce gözleri kamaşmaz mı? Eyşan,senelerdir ailesinin ona bıraktığı karanlık hayatı yaşarken ona yepyeni bir şehirde ışık tutan aşka gözleri kamaşmış bir halde bakıyordu. Geri mi kaçmalıydı karanlığa yoksa aydınlığa gözlerini alıştırmalı mıydı? Aşk kimi zaman ışık olurken kimi zaman da karanlığın ta kendisi olabiliyordu. Peki risk almaya değer miydi? Elbette. Daha fazla karanlığa boğulamazdı.Çünkü o annesinin öldüğü gün hayatına inen siyah perdenin başrolüydü. Her hikayenin sadece bir başrolü olurdu. Peki bu hikayede Behzat'ın yeri neredeydi?