aysenur19111999's Leseliste
5 stories
ŞARNA by ayilmah
ayilmah
  • WpView
    Reads 66,620
  • WpVote
    Votes 5,663
  • WpPart
    Parts 34
"Kaçılacak biri miyim? Tahammül edilemeyecek hatta? Hani tahammül görecelidir demiştin ya, ben o söylediğine de inanmıştım. O da yalanmış. Tahammül göreceli falan değilmiş. Bir insan tahammülsüzse herkese göre tahammülsüzmüş. Anneme göre de sana göre de." Karşısındaki adamın kendisine verecek cevabının olmadığına ilk defa şahit oluyordu Şarna. Oysa ki her zaman ne söyleyeceğini iyi bilen biriydi Asaf ona göre. Sorduğu sorular o kadar da zor değildi. "Değilsin." dedi Asaf. Fısıldıyordu ve bunun sebebini konuşmaya zorlanmasına yordu. "Tahammülsüz olan benim, anlıyor musun? Benim hayatım, benim düzenim, benim doğrularım." Bu açıdan değerlendirmemişti Şarna. Hayatı boyunca alışageldiği gibi yine kendini suçlayıcı yargılarda bulunmuş ve Asaf'ın kaçışını bu yargılara bağlamıştı. "Yoksa sen, bu hayatta en tahammül edilebilecek insansın."
HUZUR'UN  FIRTINA'SI (KİTAP OLDU)  by _YabanCicegi_
_YabanCicegi_
  • WpView
    Reads 3,791,404
  • WpVote
    Votes 200,672
  • WpPart
    Parts 81
? Fırtına YAMAN - Huzur YAMAN ? Seven göz müydü yoksa kalp miydi? Evliliklerine karar kılınan iki kişi... Biri Huzur... Diğeri Fırtına... Biri hayatımızda sakinliği, mutluluğu simgeler iken, Diğeri yıkımları, çöküşleri, acıyı simgeliyor... Kızın adı Huzur... Adamın adı Fırtına... İsimlerini yan yana getirdi kaderleri ve Huzur' un Fırtına' sı oldu... Yayınlanma Tarihi: 24.11.2015
SİYAH VE BEYAZ/İslami (Hikaye Tamamlandı) by svgiiklc
svgiiklc
  • WpView
    Reads 344,226
  • WpVote
    Votes 34,053
  • WpPart
    Parts 72
Ben Onun edep ve haya gömleğinin iliklerinde takılı kalmıştım. Seviyorum dediği kadar var, gidiyorum dediği kadar yok olmuştum... ***** Boğazımı yakan yumru ile kitabevinin uzun rafları arasına diz çöktüm. Sesim çıkabildiği kadar bağırmaya başladım. "Bir yaz akşamı tanıştığım adam; bedenim huzurun hüzünleri ile sarsılırken, avuçlarımı yakan yokluğun mu boğazıma dizilen? Kalbim, göğüs kafesimin terasında, senin yokluğunu yudumlarken, hangi adaletsiz hareketin kararsız bekleyişi bu? Hakka giden yol, Hakk için "Ekim" olmuş olan yolların bana olan itaatsizliği neden? Bu kayboluşları, Rab'den sunulan saki gibi içen zihnim firar etti desem, dökülür mü gönlün benim olduğum çıkmazlara? Sensiz her ezan bir sessizlik... Gel desem, düşer mi o sergüzeşt ruhun, benim süslediğim mabedlere? Ey varlığı ile Hakka götüren, güzel gülüşlüm; çıkıver benim olduğum yollara aniden... Korkuyorum, belki aniden karşıma çıkarsın diye, sokaklarını hiç terk etmediğim Ankara'da bir daha karşıma çıkmayacaksın diye..." Uzun raflar arasında hıçkıra hıçkıra cenin pozisyonu aldım. İşte o an ilk kez çöktü üzerime, Ankara'nın bütün hüzün karanlıkları... (Telif hakları saklıdır. Kitabın bütün hakları şahsıma aittir. Alıntı yapılması, izinsiz kullanılması veya herhangi bir işlem yapılması takdirinde; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda yer alan hukuk davaları kuralları devreye sokulacaktır.)