,
12 stories
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,602,298
  • WpVote
    Votes 548,940
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
AĞAÇKAKAN by Bubenimtekhayalim
Bubenimtekhayalim
  • WpView
    Reads 7,469,346
  • WpVote
    Votes 322,491
  • WpPart
    Parts 57
*** "Hiçbir şey beni senin bu korkaklığın bu ilişkiye sahip çıkmayışın kadar üzemez. Seni seviyorum diye senden vazgeçemiyor değilim. Bugün olmaz yarın. Vazgeçerim. Bir başkasına aşık olurum!" dedim öfkeyle. Elini ağzıma kapattı, bir elini belime koyarak bedenimi kendine çekti. Savrulan bedenimin eğer tutmasaydı düşeceğine emindim. Ellerimi göğsüne koydum. Gözlerinin içine bakarken çatık kaşlarının altındaki yeşil gözleri, benim günlerdir denediğim ama yapamadığım şeyi yapıyordu. Öfkesini, bedenime ince ince işliyordu. "Madem öyle... Hazırlan." Elini çekmediği için anlamadığımı sadece bakışlarım ile iletmeye çalıştım. "Bir ay sonra nişan, şubat tatilinde düğün." Ben söylediklerinin etkisi ile şok olurken arkasını döndü, bizim evin bahçesine doğru bir iki adım attı. Ondan çıktığına emin bile olamadığım gür bir sesle bağırdı. "Aytekin!" Kalbim korku ile kasılırken yanına koştum. "Ne? Ne yapacaksın? Hey!" Beni dinlemedi, önüne geçip durdurmaya çalıştığım bedenini sola kaydırdı, bir daha bağırdı. "Aytekin!" Bizim evin ışıkları ile birlikte Cemile teyzelerin ışıkları da açıldı. "Ferhan..." Dediğimde bakışlarını ağabeyimin penceresinden bana çevirdi. "Ferhan yok..." dedi alayla. "Ferhan ağabey diyeceksin." Ellerini havada iki kez itiraz edercesine salladı. "Pardon! Korkak, gururlu, aptal ve sevmeyen Ferhan ağabey diyeceksin!" Bizim evin kapısı açıldığında son kez onu durdurmaya çalıştım. "Ferhan böyle değil. Bir anlık öfke ile değil!" dediğimde ellerimi tuttu, göğsünden indirdi. "Ne bağırıyorsun lan?" diyen ağabeyime aldırmadan bana bakarak konuştu. "Gözünde adamlığım kalmadı ya, bırak onun gözünde de kardeşliğimiz kalmasın. Ama sen..." Bakışlarını yanımıza gelmesine bir iki adım kalan ağabeyime çevirdi. "Bu saate sonra vazgeçme hakkına sahip değilsin." ***
Boya by AnitaFelipova
AnitaFelipova
  • WpView
    Reads 1,947,198
  • WpVote
    Votes 87,222
  • WpPart
    Parts 42
Parmaklarımın doğuştan yetenekli olduğunu çok duydum. Yeter ki bir kalem ya da bir boya verin bana. Başka bir şeye ihtiyacım yok. Ama kalbim sevmeye yetecek mi bilmiyorum. Onun müziğini işiten parmaklarım titremeye başlıyor. Korkuyorum.
Yuvarlağın Köşeleri* by sahilkaranfili
sahilkaranfili
  • WpView
    Reads 36,051
  • WpVote
    Votes 2,959
  • WpPart
    Parts 52
"Oysa bir dünya gizliydi sende. Buradan, buradaki bu aciz, korkak, küf kokulu dünyadan çok daha farklı olarak. Bir soluk, Bir bakış, Bir tutuş... Yeterdi. Yeterdi tüm galaksilerin içinde seni tanıyıp bulmama..." *Özdemir Asaf
Son Mektup by thealbatrosss
thealbatrosss
  • WpView
    Reads 39,629
  • WpVote
    Votes 3,423
  • WpPart
    Parts 22
Kayıp Şarkı'dan tanıdığımız Mirza Çağan'ın daha önce hiç yayınlanmamış yepyeni hikayesi.
Kayıp Şarkı by thealbatrosss
thealbatrosss
  • WpView
    Reads 290,366
  • WpVote
    Votes 21,102
  • WpPart
    Parts 36
ASIM KARASOY Arabanın diğer ucunda oturan kız, yağmurun altında benimle o garip bakışmayı paylaşan kızla aynı kişi. Aynı keskin yüz hatları, neredeyse huysuzluk olarak tanımlanabilecek bir ifadeyi süsleyen hafifçe pembeye boyalı kalın dudaklar, bu mesafeden ne renk oldukları inkar edilemeyecek kadar belirgin olan yeşil gözler. Yüzünde dünyanın en durgun ifadesi. Lakin boş değil, sadece sessizliğin tamamladığı bir sakinlik. Yahut tenezzül etmeme. Bu kadar kısa süre içinde daha fazlasını tahlil etme fırsatı bulamadan arabadan inmek zorunda kalıyorum. Bir kere daha aynı kız, engel olunamaz bir süratle benden uzaklaşırken bu sefer ilkinde olduğundan daha çok canım sıkılıyor. EFLÂL ÇAĞAN Kaç zamandır dönüp dolaşıp yağmurun altındaki o ana varıyorum. Bütün o koşuşturmacanın arasında aniden fark ettiğim adamın hayali gözlerimin önüne çiziliyor. Sıradan bir günün ilginç bir tesadüfle bölündüğü o zaman aralığında sessiz ve eski bir kaide gibi her şeyin ve herkesin ortasında dikiliyor oluşundan daha çok, yüzündeki ve hatta teninden etrafına yaydığı o umursamaz havanın beni ele geçirdiği gerçeğinden bir türlü kurtulamıyorum. Sanki bütün dünya dönüyordu da Asım için o an kendi dünyası duruvermişti. Ne var ki bu acıklı ve dramatik bir benzetme değildi; içimdeki kopamayan fırtınanın acizliğinde bir hareketsizlikti onunkisi. Belki benim kadar aciz değildi, elbette değildi, lakin durgunluğunda bulduğum tanıdıklık hissi oraya çakılıp kalmamı sağlamıştı. YOKLUĞUNDAKİ SEN - ÇAĞANLAR 2
ONUN RENKLERİ by graphomaniiia
graphomaniiia
  • WpView
    Reads 3,726
  • WpVote
    Votes 507
  • WpPart
    Parts 32
Bir gün ölmeye hazır hayatımdan beni bileğimden çekip kurtaran bir kızla tanıştım. Dibe vurmak üzereyken benimle birlikten o dipten kurtulmaya çalışıyordu. Yüzünde eksik olmayan gülücük, ruhunun etrafına gezegenler dizilmişti. Her bir gülüşünde yeni bir yıldız kayıyordu. O bunun farkında değildi, belki de benim gözümden kendine bakmıyordu ama eğer baksaydı ne kadar güzel olduğunu anlardı ve ben onun ne kadar eşsiz olduğunu ona bile göstermekten çekiniyordum. Onunla tanıştığım bize ait küçük gezegende aramıza kilometreler girecekti biliyorum. Kilometreler... Eğer bir şansım daha olsaydı kafasından bir daha asla çıkarmayacağı o rengarenk peruk olmak isterdim. Hayat böyle daha kolay olurdu, en az benim için...
3391 Kilometre by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 27,581,915
  • WpVote
    Votes 1,485,752
  • WpPart
    Parts 47
''O gün, bana 'Sinemaya gidelim mi?' diye sordu. 3391 kilometre öteden, şehirlerce, denizlerce uzağımdan... Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile 'Sinemaya gidelim mi?' dedi...'' Aylarca sesini duymadığınız, yüzünü görmediğiniz, dokunmadığınız, kokusunu bilmediğiniz, aynı sokaktan geçme ihtimalinizin dahi olmadığı, asla aynı fotoğrafın içinde bile bulunamayacağınız, sizden kilometrelerce denizlerce adalarca şehirlerce uzakta olan bir insana aşık olur muydunuz? Bunu, kendinize yapar mıydınız? Bu bir mesafe hikayesi! İki insanın, birbirlerini görmeden duymadan aylarca gece gündüz konuştukları ; birbirlerinin en yakını oldukları, ama birbirlerinden en uzakta oldukları, aralarındaki kilometrelere rağmen birbirlerine aşık oldukları bir mesafe hikayesi! Burası bizim gezegenimiz ve burada her şey anını bekler. Burası, bizim 3391 kilometrelik gezegenimiz... - ''Seni görmem için yanımda olmana gerek yok. Ben seni gözlerim kapalıyken de görebiliyorum. Zaten ben seni sadece gözlerim kapalıyken görebiliyorum...''
Ben Bunları Yer Miyim? by visnelikapkekk
visnelikapkekk
  • WpView
    Reads 724,653
  • WpVote
    Votes 81,629
  • WpPart
    Parts 39
Yerim.
Dünyanın Merkezine Düşüş by visnelikapkekk
visnelikapkekk
  • WpView
    Reads 377,285
  • WpVote
    Votes 53,697
  • WpPart
    Parts 25
Herkesin dünyasının merkezini farklı şeyler oluşturur. Benim merkezimde kelimeler var. Kelimeler ve yeni başlangıçlar, yeni tecrübeler, yeni karakterler ve yeni kurgular. Dünyayı ya da sadece kendinizi keşfetmenin tek yolu denemekten geçiyor. Belki bu hikayede Gökçe'yle beraber siz de kendi dünyanızın merkezinin nerede olduğunu bulursunuz. Keyifli okumalar! 💜