Aslında mesafelerin pek bir önemi yok, sonuçta güneş de yeryüzüne 149.6 milyon km uzakta, ama çıplak gözle bakamayacağın kadar yakın, tenini ısıtacak kadar seninle.
Hepsi birer posterden çıktılar, ama nasıl gireceklerini bilmiyorlar. Nasıl geri gidebileceklerini bulacaklarmı acaba yoksa sonsuza dek kalacaklarmı...???
Bi türk kızı. Bildiğiniz sinir kişilere tekme tokat dalan ama tanısanız acayip seveceğiniz bi kız. Kısacası klasik bi türk kızı. Bu kızımız üniversite öğrencisi. Ve sınıfından en yakın arkadaşı olan Yusuf Ekreme aşık aynı zamanda. En yakın arkadaş dediğimiz bu ikisi ortaokuldan beri tanışıyolar.
Ansızın kızın eline bi mektup geliyo. Bu mektup Yusuftan. Küçük bi aşk ilan mektubu gibi. Kız ona aşık olduğu için direk evet diyor. Ama Yusuf tam bi hıyar olduğu için kıza daha çıkma teklifi etmiyo.
Ansızın okul bu ikisini koreye yolluyo. Amaçları ikisinin orda iyi gecinmesi.
Orda bi cheese cakeçi dükkanında çalışıyo bu ikisi. Ama okulada söz verdiği için TS şirketinin Seçmelerine Youngjae sayesinde giriyolar. Kazanınca artık onlar stajer oluyo.
Bu kız sıkı bir B.A.P fanı. Bunu bilen Yusuf kızın en çok sevdiği üye olan Himchanla kıza güzel bir çıkma teklifi etmek için plan yapıyolar.
En sonunda B.A.P nin yardımıyla ikisi...
Tımarhanenin tam ortasındaydı. Ay ışığı pencerelerden sızıp mermer zeminde parlıyordu. Elizabeth Tohumuna kurban olan adamsa küçük adımlarla yürüyordu. Tımarhanenin bahçesine çıktığında küçük hovuza takıldı gözleri. Hovuzda tek Kuğu kuşu. Gözlerinin önünde gülüşü pare pare oldu. -Doğru söylüyormuşsun Kuğu kuşu, sen benim şah damarımdan bile yakınmışsız meğer.
Dudakları kıvrıldı yukarıya doğru. Kaybettiğinden mi? Aşkını özlediğinden mi? Sebebi malum deliliğinden mi?
Aşkını kaybettiği için deliliğinden gülümsüyordu adam. Sonsuz aşk dediği kadını sırlara karıştırdığı için gülümsüyordu. Sanki adam gülümsediğinde kadın gülümseyecekmiş gibi.
Tacın altında küçük tohum
Büyük sırlara dönüşmüştü.