mutlaka
5 stories
KOLYE by denizyolcusu
denizyolcusu
  • WpView
    Reads 1,756,893
  • WpVote
    Votes 130,890
  • WpPart
    Parts 51
"Güneş'in ölmeye başladığı zamanlarda, Dünya'yı başka bir galaksiye taşıyacak güce sahip iki kolye icat edilir. Ne var ki kolyeyi taşıyacak iki kişinin, insanlığı korumak adına ödemesi gereken ağır bir bedel vardır. " Yeni devirde, dengeler değişmiş; teknoloji ilerlemiş fakat insanların teknolojiden yararlanmaları kısıtlanmıştır. İletişim, telefonlar yerine kafa derilerine yerleşen çiplerle; ulaşım, gökyüzünde süzülen arabalarla sağlanmaktadır. Otoriteler, insanların kıyamet korkusundan faydalanarak yönetim gücünü elde etmişlerdir. Yönetime baş kaldırabilen tek grup, gelecekten geldiğini iddia eden ve galaksiler arası kaçışın bir felakete neden olacağını duyuran 'Kuledekiler' adlı örgüttür. Hira, doğduğu günden beri bedeninde taşıdığı kolyenin, yaşadığı gezegeni yaklaşan kıyametten kurtaracak büyük bir planın kilidi olduğunu öğrendiğinde on altı yaşındadır. İnsanlığı kurtarmak için kendi hayatından, hayallerinden ve herkesten gizli tuttuğu aşkından vazgeçmeye zorlanır. Kolye, kimsesi olmayan bir kızın, sonunu bildiği bir savaştaki mağlubiyetini anlatır.
Su Cinleri by denizyolcusu
denizyolcusu
  • WpView
    Reads 500,969
  • WpVote
    Votes 54,066
  • WpPart
    Parts 36
Pasifik sularının derinliklerinde, insanlara görünmeyen, suyun ruhuna sahip yaratıklar yaşardı, bir vakitler. Kin tutamayan, intikam nedir bilmeyen, masum su cinleriydi bunlar. İnsanlardan biri su halkına ölümü getirdiğinde içlerinde intikam ateşi yanacak ve suyun ruhu dahi bu ateşi söndürmeye yetmeyecek... Bedel ödetmek için insan suretine giren bir su cininin, iki farklı dünya arasındaki eşi görülmemiş bir savaşa dönüşecek esrarengiz hikayesi, aynı zamanda imkansız bir aşka yol açacaktır.
EJDERHA by Elif_dmrll
Elif_dmrll
  • WpView
    Reads 2,453,021
  • WpVote
    Votes 132,796
  • WpPart
    Parts 57
Herkesten farklıydım ve herkes de bunu biliyordu. Bilmekle kalmıyor benden korkuyor, benim yok olmamı istiyor, tiksiniyor ama bana şaşırmaktan da kendilerini alamıyorlardı. Avcılar denen illet bir kuruluş beni ve benim gibi olan 9 kişiyi bulup insanları güvende tutmaya and içmişlerdi. İnsanların koruyucu melekleriydiler. Ama ne Avcılar ne de kalan tüm insanlar aslında çocukluğunu güçlerini kontrol etmeye çalışmakla harcamış masum bir kız çocuğu olduğumu göremiyorlardı. Taki Avcılar beni buluncaya kadar. İşler artık daha kötü olamaz derken hem eğitmenimi, hem de yıllardır sakladığım kimliğimi birden kaybetmiştim. Ama her beyazın içinde bir siyah olduğu gibi, her siyahın içinde de bir beyaz vardı.Nereden bilebilirdim ki Avcı karşıtı güçlü bir grubun var olduğunu ve aslında binlerce kişinin Avcılar'a inanmadığını?Nereden bilebilirdim ki kalan numaraların istikametinin tam olarak bulunduğum yer olacağını? Ve nereden bilebilirdim ki hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını.
KELEBEK by drunkonblood
drunkonblood
  • WpView
    Reads 11,959,757
  • WpVote
    Votes 386,692
  • WpPart
    Parts 107
Mitolojide kelebek ateşi simgeler, ateşe koşan pervane böceğinin yanıp ateşle bağdaşmasıdır. Eski Yunan'da ise ruhun beden üzerindeki etkisini ve bu etkinin yarattığı büyük değişimleri simgeler. Mavi kelebek, saf ruhu simgeler. Bu, monoton hayatını sürdüren sıradan bir insanın hikayesi. Bu, o sıradan insanın hayatının bir anda nasıl değişebileceğinin hikayesi. İnançlarınızı sorgulayın. Çünkü en büyük maceralar en akıl almaz şeylere inanmakla başlar.
DÜŞÜŞ by rengin
rengin
  • WpView
    Reads 455,240
  • WpVote
    Votes 27,200
  • WpPart
    Parts 29
"Ben öbürleri gibi değilim," dedi Joce ona doğru tehditkar adamlarla yaklaşırken, Jane titriyordu ama bu soğuktan değildi, çocuk ürkütücü görünüyordu sadece. "Sorgusuz sualsiz hiç tanımadığım birine yardım etmem." "O zaman etme," dedi Jane ifadesiz bir sesle. Çocuk, kızın sesini ikinci defa duyduğunda tepkisiz kalmıştı. Joce, birden kızın havlusunu çektiğinde Jane engel olamadı ve ıslak elbisesiyle kaldı. Elbisesi vücuduna yapışmıştı, ince beyaz kumaşından dolayı teni bile görünüyor olabilirdi. "Kimse burada böyle bir elbise giymez. Çok pahalı olduğu her halinden belli," sonra gözlerini kıstı, "sen nereden geldin?" "Cennetten," dedi Jane çocukla dalga geçercesine, "ben bir meleğim." Ama dalga geçme fikri iyi bir fikir olmayabilirdi. Joce kızmış gibi kızın dirseğinden tuttu ve kendine çekti. "O zaman kanatların nerede küçük melek?" Jane, her an korkudan bayılabilirmiş gibi hissediyordu. Karşısındaki çocuğun ölümcül bir güzelliği vardı. Kızarken, sinirlenirken bile tapılasıydı. "Düşerken kırıldılar," dedi Jane titrek bir sesle.