En Güzel Kitaplar🌸
31 historias
TEN BATAN DİKENLER  por scaroftheocean
scaroftheocean
  • WpView
    LECTURAS 7,760
  • WpVote
    Votos 330
  • WpPart
    Partes 1
Leyla Tunalı, özel bir opera ve bale salonunun baş sopranosuydu ve bir gece, kariyerinin zirvesini gördü. İki yıldır sürdürdüğü, ciddi olduğunu düşündüğü ilişkisi aynı gecede kuruyan bir gülün yaprakları gibi ihanetle darmadağın oldu. Leyla tanık oldu. Hem kendine, hem de ülkeye yapılan ihanete şahit oldu. Kendini birden, öyle karmakarışık bir operasyonun içinde buldu ki artık kariyeri tehlikedeydi, işyeri tehlikedeydi. Hayatı tehlikedeydi ve yaptığı işbirliği karşılığında onu koruyabilecek tek kişi, kendi karanlığından çıkıp geldi. Yavuz Selim Aladağ. Askeri üniformasının üzerine taktığı maskeyle onun yanında, evinde, odasında, bazen yatağında dururken, Leyla'nın gece karası saçlarının hep özgür tuttuğu bileklerine dolanacağını tahmin etmemişti. Yavuz'un inandığı bir şey vardı; tarih hep kötü bitenleri yazardı, iyi biten aşk da yoktu zaten. Yine de o sahip olduğu ve olacağı her şey için sonuna dek savaşmayı öğrenmiş bir askerdi. Leyla'nın hem teni hem ruhu dikenliydi, Yavuz'un elleri ise yara bereye aldırmazdı. Yara alan hep ten olmazdı, bilirdi. Şayet Leyla dikense, Yavuz dikene batan tendi. Leyla ise ten batan diken. "Ben bu gülü bile isteye kopardım, dikeni battı diye şikayet etmeyeceğim," dedi Yavuz, yüzündeki kar maskesini çekip çıkarırken. Elleri kan içindeydi. "Senin bir gülden çok diken olduğunu fark edeli de çok oldu. Sana yaklaşmayı ben istedim." Çenemi kavradı, kanın ıslaklığını tenimde hissettim ve Yavuz kapkara gözleriyle gözlerime baktı. Beni öpmeden hemen önce son cümlesini söyledi. "Ben bir dikene batan ten oldum, sen de tenin göğsüne saplı diken." YAVUZ SELİM ALADAĞ & LEYLA TUNALI
LÂDEN | ASKIDA por scaroftheocean
scaroftheocean
  • WpView
    LECTURAS 1,115,767
  • WpVote
    Votos 68,405
  • WpPart
    Partes 42
"Cennetten kovulan her melek, şeytandan medet umar." Adı Lâin Safderun, attığı her adımda hem korku hem de savaş var. Annesinin onu küçük yaşta terk etmesinin ardından alkolik ve kumarbaz babasıyla küçük evinde hayatını idame ettirmeye çalışan biriydi. Bir sabah aldığı telefonla, gittiği kumarhanede babasının artık yalnızca kartlarla değil; kurşunlarla kumar oynadığına şahit oldu ve babasının borcunu kendi boynuna bir idam ipi gibi geçirdi. Karanlığın içine şarampole yuvarlanan bir araba gibi hazırlıksız, yaralar ve eziklerle girdi. Tan Rayiha'ya kendi ruhundaki tedavi edilemeyecek eziklerle âşık oldu, onun bu karanlığın sahibi olduğunu, borçlu olduğu kişi olduğunu bilerek yaptı bunu. Karanlıkta onun geçmişine dair parçaları ararken, bulduğu parçaların kendi hayatına ait olduğunu fark edemedi. Karanlıkların üzerine güneş doğunca, kıyamet kopunca, gerçek şeytanları gördü. "Sana güvenmiştim," derken, sesim kırgındı. Sadece kırgındım ona. "Asıl şeytan senmişsin." 2018.
GÜLPEMBE por scaroftheocean
scaroftheocean
  • WpView
    LECTURAS 610,469
  • WpVote
    Votos 43,978
  • WpPart
    Partes 30
Ağabeyi onu masallardaki bir prensese benzettiği için lakabını bir isim gibi üzerinde taşıyan Güzel, abisi ile birlikte küçük bir lojman dairesinde yaşayan, üniversite son sınıf öğrencisidir. Ağabeyi Harun, işi yüzünden sık sık göreve gider ve son gidişinin ardından, geri dönemez. Ölümü Güzel'in hayatına ve ruhuna bir yıldırım gibi düşer. Harun son nefesini vermeden onu en yakın arkadaşına, Cesur Yakut'a emanet eder. Ağabeyinin emaneti, lojmanda bir sivil olarak tek başına kalamayacak olması ve hayatı ile ilgili aldığı tehdit mektupları, Güzel'in kendini aniden abisinin en yakın arkadaşı ile anlaşmalı bir evliliğin içinde bulmasına sebep olur. Güzel, ismi ile değil, duygusuzluğu ve hislerinin yoksunluğu ile lanetlendiği için Çirkin olan bir adamın, camdan çiçek bahçesinin içine hapsolur. Sonra o cam kubbenin içine, adamın lanetinin üzerine, hislerini bir gül fideleri gibi ekmeye başlar. Fidelerin çiçek açacağından umutludur. Ancak ne derler bilirsiniz, Çiçek açsa da her gül, solmaya mahkûmdur. "Bileklerime kadar dikenlerle yaratmış beni Tanrı," dedi, sesinin iğne deliği kadar küçük bir boşluğundan bile bir his alamıyor, göremiyordum. "Güller için elimi tutsan bile, yara içinde kalacaksın Güzel." Dudaklarını ıslattı. "İşte bu yüzden, işte bunun için." ❧ Kurgunun temeli 2015 yılına dayanmaktadır.
LAVİNİA por Dramkralicesix
Dramkralicesix
  • WpView
    LECTURAS 597,004
  • WpVote
    Votos 36,721
  • WpPart
    Partes 46
"Bir adım daha atarsan, yakarım." "Yak Eftelya. Zaten yanıyorum." Beybolat, üzerindeki asker üniformanın sert kumaşına aldırmadan aralarındaki son mesafeyi de kapattı. iri, sıcak eli Eftelya'nın açıkta kalan belini kavradığında; kızın hırçınlığı boğazında düğümlendi. Tırnakları adamın göğsüne kenetlendiğinde ne itebildi ne de kaçabildi. Kıskançlıktan gözü dönmüş bir yüzbaşının o yakıcı baskısı ve onun tek bir temasıyla alev alan, hırçın bir kadın... kavga bitti, nefesler dudakların hizasında birbirine karıştı. Aralarındaki o ağır, diz titreten çekim odayı darmadağın etmeye yetmişti. Barut kokusu yerini tenin sıcaklığına bıraktığında, o odada yangın çoktan başlamıştı. |08.02.2021|
Yara Bandı Serisi (Kitap oldu!) por selinselne
selinselne
  • WpView
    LECTURAS 991,244
  • WpVote
    Votos 31,691
  • WpPart
    Partes 23
*Yetişkin içerik!* YARA BANDI serisinin birinci kitabı olan YARA BANDI: YASAK MEYVE: Morva Yayınları aracılığıyla raflarda! Satın almak için: morvayayinlari.com ~~~ Neydi yara bandı? Kanı durduran basit bir parça mıydı... yoksa gerçeği saklayan bir örtü mü? Küçük, önemsiz gibi görünen bir detay. Ama bazen en büyük sırlar, en küçük şeylerin altına saklanır. Bir cinayet gibi. ~~~ On yedi yaşındaydı Asya Mercan ve bir dosya numarasıydı artık. Çocuk masumiyeti tecavüz ve cinayetle kirlenmiş, adını duyanların yüreğini kirletmişti. Bu korkunç suçun gölgesi tüm ülkenin üzerine çökmüşken bütün deliller, nefret ve parmaklar tek bir adamı işaret ediyordu: Alaz Yargın. Bir katil, dediler ona, Bir acımasız, Bir Şeytan, dediler, durdular. Adı bir dosyaya, hayatı bir damgaya mühürlendi: Tecavüz. Oysa Alaz Yargın, dokunma fobisiyle savaşan kontrollü bir adamdı. Adından bile tiksindiği o eylem, kusursuz sistemine aykırı bir virüstü ve o virüs, çoktan sistemine sızmıştı. Kontrol mekanizması devre dışı kalmışken karşısına tek bir parametre çıktı: Eva. Yaralıydı Eva, Kanıyordu, Can çekişiyordu. Ve katil sandığı o adamdan, kendisini öldürmesi için yardım dilendi. Yardım mı? O, Cehennemine hükmeden Şeytan'dı... ve nihayet Havva'sını bulmuştu. ~~~ Suçsuz bir adam, günahkâr bir kadın, adaletin karanlık yüzü... ve Cehennem, bazen sadece iki kişilik bir hücredir. ••• "Şeytan, yasak meyveyi avuçlarıma verdi ve bana, Cehennem'e hoş geldin, dedi." Yazım Tarihi: 24.05.2019 Yayım Tarihi: 01. 07. 2020 Basım Tarihi: Temmuz 2026 ••• ‼️Kitabımın kurgusu, betimeler ve olay örgüsü tamamen şahsıma aittir. Hikayemin en ufak bir kopyalama ya da çalıntı durumda yasal işlem başlatılacaktır! Kopyalama durumunda hukuki işlem başlatılacaktır. Lütfen kurgumu kopyalamayınız.‼️
Lahza(Kitap Oldu) por humeyraao
humeyraao
  • WpView
    LECTURAS 3,852,229
  • WpVote
    Votos 272,631
  • WpPart
    Partes 34
Benim yıllar önce gördüğüm o belli belirsiz çizgiyi dahi bir ihtimal olarak kabul etmediğini gösterircesine bıçağın keskin ucunu gözlerimin içine bakarak kendi avcuna bastırdı ve aşağıya doğru çekti. Oluk oluk akan kan beyaz gömleğine süzülmüş, yüzünde acıyı gösteren tek bir mimik bile oynamamıştı. ''Ne bu kan akmayı durdurdu...'' dedi Ferman'ı tutan elimi bir hışımla çekerek. Avcum ellerinin arasındayken sıcak kanı buz gibi tenimde süzüldü. Ben yıllar önce bitti diye haykırırken o bizim sonumuzun daha gelmediğini belirtircesine o kanlı bıçağı avcumun içine bıraktı. Bu beni öldür demekten başka bir şey değildi. ''Ne de bu can bu bedenden çıktı.'' Dedi düşüncemi doğrulamak ister gibi. Parmaklarımdan süzülen, tenime bulaşmış kanıyla birlikte avcumun içine baktım. Bizim sonumuz yine benim ellerimin arasındaydı fakat bu sefer ima ettiği son çok daha başkaydı. -Hikaye içerisinde yetişkin içerikler bulunmaktadır.
Adelya por bittervekahve
bittervekahve
  • WpView
    LECTURAS 1,694,216
  • WpVote
    Votos 114,989
  • WpPart
    Partes 38
Kalbim gümbür gümbür atıyor, göğsüm hızlı hızlı yükselip alçalıyorken nefes nefese geriye attım başımı. Kapıya yasladığım başımı ona yer açmak ister gibi sola eğdim, "Kızgınım sana." dedim kulağıma yabancı gelen arzulu bir sesle. Boynumdaki dudaklarına dişleri de katıldı o sırada. Boynumdaki ince deriyi dişleriyle çekiştirdiğinde nefesim kesildi ufak bir an. "Biliyorum," diye homurdandı boğukça. "Ben de kızgınım kendime." Hemen sonra yarım bıraktığı işe geri dönüp bu kez boynumun diğer tarafına gömdü başını. Hiç itirazsız ona ayak uydurdum, ben de aksi yöne doğru yatırdım başımı. Bunlar sonra da konuşulurdu. Önemli olan şu andı. Şu an burada, yanımdaydı ve bu her şeye değerdi... *** Not: Bu hikâye adından da anlaşılacağı üzere Adelya'nın etrafında dönen ve sabır isteyen bir kurgudur. ERKEK BAŞROL ENDEKSLİ BİR HİKÂYE DEĞİLDİR. Bunun bilinciyle hikâyeyi okumanız tavsiye edilir, bahsi geçen her erkek karaktere 'başrol erkek' gözüyle bakmamanız önemle rica olunur. Lütfen 5. bölümde öpüşme, 7. bölümde sevişme, 10. bölümde evlenip türlü kaoslar sonrası ayrılıp ayrılıp birleşme beklemeyin... -Hikâye boyunca yer yer yetişkin içerik olacaktır. -Hikâye tamamiyle şahsıma aittir. Çalıntı durumlarında gereken hukukî işlem uygulanacaktır.
MIH (KİTAP OLDU) por _Mehsa_
_Mehsa_
  • WpView
    LECTURAS 9,717,159
  • WpVote
    Votos 117,672
  • WpPart
    Partes 18
"Görünen yalnızca bir sanrıdan, görünmeyen ise geçmişe ait bir yangından ibaretti." Elif, sıradan bir günün ardından durakta beklerken onun dünyasına asla ait olmadığını fark ettiği gizemli bir adamla basit bir sebepten tartışır. Bu tartışmanın ise hayatını altüst edeceğinden habersizdir. Kısa bir süre sonra bir hastane odasında uyandığında nasıl büyük bir belaya bulaştığını anlayacaktır ama her şey için çok geçtir. Gizemli adam, Elif'in tehlikede olduğunu söylüyor ve bu tehlikeden kurtulmanın tek yolunun onunla evlenmekten geçtiğini iddia ediyordur. İddiası bir tuzak, sahte evlilik vaadi bir yalan, sırları ise gerçektir. Ancak hissetmeyi bilmeyen bu adam ona ilk gördüğü andan itibaren âşık olmaya başladığında işler içinden çıkılmaz bir hal alır. Yaşama talihini avlayan bu adamın adı ise Siraç Vuslat'tır. "Sen," dedi kalabalığın ardından sıyrılan sesi. "Yalnızca kör talihini avladın." O an şimşek çaksaydı, onun buz gibi sesini taklit etmiş olurdu. "Seni tekrar bulacağım." Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.