Sayısız bilgeliğin tek bir insan vücudunda toplanmış hali yüce insan Urd.
Urd, hayatı boyunca birçok seyahat yaptı, gezdi keşfetti, gizemleri çözdü ve öğrendi.
Normal birinin bilgelik seviyesinin asla ulaşamayacağı bir noktaya geldiğinde artık ne istediğini bile unutmuştu.
Her şeyin başında, zaten, neden öğrenmek için sonsuz bir açlık duymuştu ki?
Bunu hatırlayamıyordu. Çünkü bu işe başladığından beri yıllar geçmişti ve bu sırada Urd çoktan ölümsüzlüğün sır perdesini, keskin zekasıyla aralamıştı.
6000 yaşına geldiğinde yaşayan en bilge canlıydı. Ama bu ne fayda... Sevdiği tüm insanlar, değer verdiği her şey zaman algısı içerisinde yok olup gitmişti. Geriye yalnızca o kalmıştı. Bedenen ve zihnen yorulmuştu. Artık vazgeçmek istedi ve kendini öldürmenin tek yolu olan ruh katletme sanatını bedenine uyguladı.
Ancak ruhundan daha güçlü olan bir şey vardı. Oda aklı ve zihniydi. Ruhu yok olsa da tüm bu bilgelik öylece ortadan kalkamayacak kadar fazlaydı.
Böylece Urd yeni bir bedende tekrardan hayat bularak reenkarne oldu.
Ancak uyandığında daha önce hiç tecrübe etmediği bir şeyle karşılaştı.
Yeni bedeni mutlak karanlıkla lanetlenmişti.
O, kördü!
Tüm bunların üstüne hayata tutunmak için çok güçlü bir amaç edinecekti...
---------
Light novel tarzında yazdığım hikayedir. Olabildiğince devam etmeye ve hızlı bir şekilde bölüm yazmaya çalışacağım.
Mutant olduğumu anladığımda diğerlerinden farklı olduğumu farkettim. Çünkü yeteneğim sıradışıydı fiziksel değildi, zihinseldi. Yeteneğim isteklerimle oluyordu. Kimse ben istemezsem zihnimi okuyamaz ya da kimse gücünü bana karşı yada başkalarına karşı ben istemediğim sürece kullanamazdı. Yeteneğimi sadece mutantlara karşı değil tün yaşayan canlı veya cansız her şeyde kullanabiliyordum.
---- Bu eski bir projedir ---
Gazmaskesini asla çıkarma....Asla ısırılma....Ailene güvenme.Isırılmışsa,artık ailen değiller.....Şehirlerden uzak dur....iyi şanslar...
**Salgın Günlükleri**
-Üniversiteli Gloria Dycon, 18.yaş gününü bir daha asla unutamayacak..Tüm sevdikleri ve tanıdıkları...Artık hepsi ölüler...Ama ölü olmak..Onları durdurmayacak..
Ben New York'da kendi halinde yaşayan üniversiteyi bitirmiş sıradan bir kızdım. Sıklıkla değişkenlik gösteren ruh halim ve 'üstün' kabul edilen zekamın dışında. Ne kadar garip bir tip olsam da her gece yarın olacakları görene kadar gayet iyi idare ediyordum.
Zamanını görmüştüm, nerede olduğumuzu görmüştüm.. İlk başta sadece rüyaydı diyerek geçiştirmeye çalıştım ama o kadar gerçekti ki.. Gördüğüm her şeyin sırasıyla tıpkı rüyamdaki netliğinde gerçekleşmesi bazı şeylerin başlangıcı oldu. Bunu bir yetenek haline getirip geliştirebileceğimiyse hiç düşünmezdim..
Bu Laila Faye'in Son Yenilmez'e dönüşme hikayesi
Clara,Doktor,Tony Stark,Elena Gilbert,Klaus Mikaelson,Rebekah Mikaelson,Kol Mikaelson,Elijah Mikaelson,Damon Salvatore,Stefan Salvatore,Katherine Pierce,Kaptan Amerika.
Bir takım.
En güçlü takımlardan.
Takım A.
William Cameron için "Mikaelson",bir soyad değildi.Sevgi adına bildiği her şeyi tek bir gecede yok eden adamın bozuk kanının damarlarında aktığını hatırlatan ve bir lanetmişcesine isminin hemen peşinden gelen korkunç bir etiketti.
O,damarlarında dolaşıyordu.Sevdiği her şeyin,herkesin katili ona bir kılcal damar kanaması kadar yakındı.
Ona hayat veren ve hayatını ondan alan adam.Yaptıklarını düzeltmek için hiçbir zaman geri gelmeyen adam..
Sonsuza kadar ve inkar edilemez bir şekilde bağlıydı ona..
"Aslında kalbimi attıranın Ilgın olduğunu düşünüyordum"
"Artık atmıyor" dedim başımı gene tavana dikerek.
"Sana bakınca değişiyor" diye bir anda üzerimde belirince şaşkınca ona baktım. "Bir deneme yapmak istiyorum" dedi ben robot gibi duruyordum tabi. Şaşkınlığım tavan yapmıştı.
Yaklaştı yaklaştı Dudakları dudaklarıma değdiği anda şimşek çarpmış gibi geri çekildi. Nefesimi zor alıyordum hava yetmiyordu. "Devam etmek istiyorum" dedi gene yaklaştı yaklaştı. "Yağız" demeden dudakları dudaklarımı buldu. Benim aklımdakiler sanki onun aklına gidiyor gibiydi. Yavaşça nazikçe öperken. Ben altında öylece duruyordum. Öptükçe anıları tazeleniyor gibiydi...
Geri çekilince derin bir nefes aldım. "Hatırladım seni" dedi elimi aldı kalbine koydu. "Atıyor" dedi tekrardan doğrulup bir anda sarılınca O da bana sarıldı.