alp923 adlı kullanıcının Okuma Listesi
161 historias
MALKOÇOĞLU por useeer55
useeer55
  • WpView
    LECTURAS 457,645
  • WpVote
    Votos 20,537
  • WpPart
    Partes 56
Kendi halinde yaşayan tıp fakültesi öğrencisi Kayra bir gün fazla miktarda paraya ihtiyacı olduğu için ek iş aramaya başlar.Arkadaşı sayesinde bulduğu tekerlekli sandalyeye bağlı bir adamın bakımını üstlenme işini başta kabul etmez fakat sonra kararı değişir. Bakacağı adam yani Doğan önceki nişanlısı yüzünden kadınlara güveni olmayan ketum bir iş adamıdır. Kader yine de ağlarını örer ve onları bir araya getirir. Peki onlar bir arada kalmayı başarabilecekler midir? "Benimle hiç konuşmayacak mısınız?" Yüzünde herhangi bir duygu belirtisi yoktu."Pekâlâ bende kendi kendime konuşurum.Yapmadığım şey değil sonuçta." Yine tepki vermedi.Hep yaptığı gibi sadece yüzüme baktı.
AZE por kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    LECTURAS 588,796
  • WpVote
    Votos 36,051
  • WpPart
    Partes 37
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
Rayiha | Köy - Anlaşmalı Evlilik (Tamamlandı) por mavverra
mavverra
  • WpView
    LECTURAS 2,221,148
  • WpVote
    Votos 140,237
  • WpPart
    Partes 55
Nehirde yıkanırken kendisini izlediğinden habersiz olduğu adam onu boğulmaktan kurtarır. Fakat suni teneffüs yaptığını gören köylüler onları sevişiyor sanınca olaylar bir namus davasına dönecek şekilde karışır. ❝Bataklığın neredeyse son bulduğu bu noktada karşısına çıkan manzara onu şaşkına çevirmişti. Bu kadar tenha ve tehlikeli sayılabilecek bir yerde bir insan neden yıkanmayı seçerdi? Aklına ilk olarak suyun serinliğinin cazibesi ya da bataklığın hemen ötesindeki doğal kaynaktan gelen berrak su ihtimali gelse de mahremiyet ihtiyacı düşüncelerine hiç uğramadı. Genç kadın önce ıslaklığı sebebiyle üzerinde yalnızca ince bir tabaka gibi duran kombinezonunu ağır hareketlerle çıkarıp bir kayanın üzerine bıraktı. Ardından sütyeninin kancalarını çözüp omuzlarından kaydırdı ve onu da aynı yere bıraktı. O an suyun yansımalarıyla parlayan bembeyaz, dolgun göğüsleri gözlerinin önünde bütün çıplaklığıyla belirmişti. Bakışları istemsizce o dik ve kusursuz yuvarlaklığa kaymış, ardından ucundaki canlı pembe tomurcukları seçmişti. Bu görüntünün şimdiye dek gördüğü en baştan çıkarıcı şey olduğunu düşündü bir an.❞ ▪︎Rayiha : Hoş koku ▪︎Yaş farkı vardır. ▪︎Cinsellik ve küfür barındırmaktadır. Rahatsız olacaklar, duyar kasacaklar uğramasa çok iyi olur. Tamamen eğlenmek amaçlıdır. Kadına şiddet ve tecavüz yoktur.
14 ŞUBAT SENDROMU por Fesatrice
Fesatrice
  • WpView
    LECTURAS 2,387,470
  • WpVote
    Votos 229,320
  • WpPart
    Partes 57
Irmak, 14 Şubat'ın özel bir gün olduğuna inanır ve o gün bir randevuya çıkmanın nasıl bir şey olduğunu merak eder. Ama hiçbir zaman Sevgililer Günü'ne sevgili denk getirememiştir. Hayatına birini almak ve âşık olmak istemediği bir dönemde sadece bir gün için randevuya çıkmanın iyi bir fikir olacağına inanarak internete Sevgililer Günü için bir ilan verir. Ancak ilk aşkı ilana başvurduğunda işler, Irmak'ın kontrol edemediği kadar karışır ve kalbinin etrafına ördüğü buzdan duvarlar hissettiği sıcak hislerle tehlikeye girer. Semih: Eğer o saçma ilanı kaldırmana yardımcı olacaksa değerlendirmeye alınmak istiyorum Irmak: Ne? Semih: Yazdığımı okudun Semih: Adayım
ASİ DENİZ [MAHALLE KURGUSU] (kitap düzenlemede!) por theirsaye
theirsaye
  • WpView
    LECTURAS 27,661
  • WpVote
    Votos 528
  • WpPart
    Partes 3
Adını aldığı denizden daha sert, daha hırçın nasıl olabilirdi bir insan? İste Asi Dizdar tam olarak öyle biriydi. Annesi adını koyarken Karadeniz'in hırçın, dize gelmez dalgalarına bakarak koymuştu kızının ismini. Neşeliydi, hoyrattı ve biraz da deli. Ama mahalleli onun bu halini severdi. Adı gibiydi fakat neşeyle, mutlulukla, sevgiyle parlayan gözlere sahipti. Ta ki deniz gözlü, güneş saçlı annesini kaybedene kadar. Hayat Asi'ye, karanlık ve kasvetli Karadeniz havasının hakim olduğu on altıncı yaş gününün sabahında ilk darbesini attı. Aldığı ilk keskin darbe annesinin sonsuza kadar gidişiydi, ikinci ve en güçlü darbe ise çocukluğundan beri hep bambaşka gözlerle baktığı abisinin arkadaşının gidişiydi. Asi kalbine iki darbe aldı. İlkinde kalbi çatladı, ikincisinde ise paramparça oldu. Arık o sevgiyle ışıl ışıl parlayan gözleri Karadeniz'in ta kendisi oldu. Karanlık, kasvetli ve buz gibi. Ta ki seneler önce kalbinin paramparça olmasına neden olan o adam ansızın bir bahar günü çıkıp gelene kadar. Yirmili yaşlarında onu yalnızlığa terk eden o kahvenin en sevdiği tonu olan gözler bu sefer büyük bir tutkuyla ona bakıyordu. Sevda diyordu sevdiği adam, bu bakışa. Peki sarsılmış güvenine rağmen sevdiği adamın sözleri, gözleri ve sevgisi ne kadar gerçekçiydi? Büyük bilinmezlikler, ufak yanlış anlaşılmalar, oldukça kalabalık ortamlar, şen kahkahalar ve senelerce bastırılmış sevdalarla dolu bir mahallede Asi'yi neler bekliyordu? ⤜→ Karadeniz hırçın ama Asi ondan da hırçın. Ama ne derler bilirisiniz. Karadeniz'in hoyrat, hırçın, deli kızı Asi'nin sevdaya ve yaşamaya olan umudu bittiği yerde Ural Soner'in inadı başlar. Unutmayın burası Karadeniz. Sevdaluk olmasaydı, Karadeniz de olmazdı.
İlkuş por D_ah_lia
D_ah_lia
  • WpView
    LECTURAS 99,659
  • WpVote
    Votos 5,002
  • WpPart
    Partes 46
Görevi için Yüzbaşı'ya yaklaşmak zorunda olan Gül'ün, karanlık sırlarla sıralı yolculuğu... Elindeki kripteksi açabilmek için bir kasabaya gönderilen istihbarat ajanı,onu açabilecek tek kişinin Yüzbaşı olduğunu öğrendiğinde,zamanın karanlık dehlizlerine gömülmüş sırların geri sayımı başlar. Geçmişten gelen büyük oyunlar, zamanın kördüğüm kıldığı hakikatler... Gül, kripteksin sırrını çözmek için Yüzbaşı'ya ulaşmak zorundadır. Ancak bu yolculuk, sandığından çok daha tehlikeli, çok daha derindir. Çünkü bazı sırlar, gün ışığına çıktığında yalnızca geçmişi değil, bugünü de kanla mühürler. "Bilmezsen ölürsün, bilmezsen ölürler." dedi. Ve ben bilmedim,öldüm. Bilmedim, öldüler... 🦋 Onlar sadece canlarını değil tüm hayatlarını ortaya koyanlardı aldıkları nefes yedikleri lokma ayak bastıkları toprak bile meslekleri içindi, ölüm ve yaşam arasında yürürken ölümle barışmış yaşamla küsmüştü çünkü yaşam ona zorla sunulmuştu... Attığı her adımda cesareti, disiplini, korkusuzluğu ve kahramanlığı konuşulan adamın etrafına ördüğü duvarlar yalnızca düşman için değil aynı zamanda kendi içindeki kimsesiz büyüyen çocuğa,zaaflarına karşı şekillenmiş büyük bir kalkan.En derinlerinde bir çocuğun kaybolmuş ruhu hiç tatmadığı sevgi ve korkuları vardı.Gözlerini bazen ölümün soğukluğu bazende vatana olan bitmeyen borcunun kutsallığını taşırken şimdi o gözlere yıllar sonra bu gün korku tohumu ekilmişti aslında bu en derinlerine gömdüğü çocuğun fısıltılarıydı .
DİLHÛN (Berdel) por sudeeniizz
sudeeniizz
  • WpView
    LECTURAS 672,472
  • WpVote
    Votos 19,309
  • WpPart
    Partes 33
Bir plan... Bir kaçış... Yanan dört yürek... İkisi vuslata ererken diğer ikisinin çaresizliği... Verilen karar ve değişen hayatlar... Sahi hayatımız hakkında verilen kararlar ne kadar değiştirebilir ki hayatımızı? Geri dönüşü olmayan, telafisi olmayan hatalar... Miran ve Avjin'in hikayesi bu. Bir Mardin, bir töre, bir berdel hikayesi. Aynı zamanda doğacak tutkulu bir aşkın da hikayesi. Gelin beraber bakalım bu hayata, beraber okuyalım onları. * Gergin geçen birkaç dakika sonra söze başladı Agir Ağa. "Ağalar, kızım Berfe ve Hejar oğlu Azad kaçmıştır. Sonucunu hepimiz biliriz. Ölüm. Lakin ben kızımı kaybetmeyi göze alamam. Eğer sizler de uygun görürseniz berdel isterim." dedi sakinlikle. Agir Ağa'nın dedikleri ile rahatladı Hejar Bey. Kendisine söz hakkı tanınmadan ortaya atlamadan bekledi. Diğer ağalar da "Uygundur." dediğinde tüm gözler Hejar Bey'e dönmüştü. Boğazını temizledikten sonra kendisi de "Uygundur." dedi. Kendi aralarında alınan karar ile sonucu herkes duysun diye oturan ağalardan bir tanesi yüksek sesle konuştu. "Hüküm bellidir. Berdel!" * Yayımlanma Tarihi : 30.11.2021 Final Tarihi : 03.08.2023 #1- Berdel- 05.08.2023
PAZİN (+18) por mrsviia
mrsviia
  • WpView
    LECTURAS 1,094,937
  • WpVote
    Votos 26,910
  • WpPart
    Partes 14
Bir gün hasta haliyle villalarında çıkan çatışmayla birlikte kaçmaya çalışırken yıllardır peşlerinde olan mafya lideri Karan Kızıltuğ ile göz göze gelen Ahu, sahte bir kimlikle saklanıyordur. Ölü gösterilen bu kızı ve ailesini öldürmek için arayan mafya lideri, hem kızın ailesini bulmak için kızı kaçıracak hem de geçmişinin acı dolu intikamını almak için kızın zihnini yıkayarak türlü oyunlarla onu pisliğine alet edecektir... *** "Nefretten aşk doğamaz demiştin." dedim tüm uzuvlarım acıyla sızlarken. "Haklıydın. Biz nerede başlarsak orada biteriz. Nefretin benim sonum olmasına izin vermeden ben kendi sonumu yazıyorum." "Yapma Savcı." dedi ben silahla ateş etmeden hemen önce. "İnsanlar yanılır ama ben yanılmaz demiştim ya sana, ilk defa haklı çıktın. Yanıldım. Nefret aşka dönüşürse şayet, o adamı kimse tutamaz. Aşk gerçekten her şeyi yenebilecek olan tek duyguymuş çünkü." "Duygulara yeri olmayan sen mi söylüyorsun bunu? Aşk nedir bilmiyorsun bile!" "Evet!" dedi bağırarak. "Aşk nedir bilmiyorum, tek bildiğim senin yanında kendimi kaybettiğim. Kalbimin hızlanmasını sağlayan, tek bir gülüşünle bana tüm dünyayı yaktırabilecek güce sahip olan tek kadın sensen ve buna aşk denmiyorsa ben hastayım Savcı. Ben yenildim." Bu cümlenin devamını duymaya hazır değildim. "Ben senin yenilmeni beklerken, ben sana yenildi-" Başımı ağır ağır sallarken cümlenin devam etmesine izin vermeyerek, acımadan iki el silah sesinin duyulmasını sağladım. Bedenim yere kapaklandı.
Atıfet por cokguluyombenya
cokguluyombenya
  • WpView
    LECTURAS 7,720,855
  • WpVote
    Votos 290,890
  • WpPart
    Partes 38
Betül yetenekli bir aşçıdır. Çevresinin ısrarıyla evlenmek için evlilik görüşmeleri yapmaya başlar. Bu görüşmeleri yaparken ev sahibinin oğlu Yüzbaşı Fırat'a ilgi duymaya başlar. *atıfet:karşılık beklemeden duyulan sevgi (Tamamlandı) ©Tüm Hakları Saklıdır.