En'lerim 🌸
151 stories
AYRAÇ by tesellikoleksiyonu
tesellikoleksiyonu
  • WpView
    Reads 3,416
  • WpVote
    Votes 204
  • WpPart
    Parts 17
O bir kurak topraktı. Ne ben onun toprağında yeşermekten vazgeçebildim ne de o kurak toprağından sıyrılabildi. Zülayn Akdemir & Alparslan Dağhan ---- Dudaklarıma baktığında duvara olabilirmiş gibi daha fazla yaslandım. "Dediğimi yap, sonucunu düşünme." diye dudaklarıma üfleyerek konuştu. Geri çekildiğinde sesli soluk verdim. Bedenimi baştan aşağı süzdüğünde ona ters bir ifadeyle baktım. "Yiğit'e bir şey yapma Alparslan. Niyeti kötü değildi." Başını omzuna eğdi. "Bu herif sana aşık değil mi? Daha kötü ne olabilir?" Yutkundum. "Senden önce hayatımda o vardı." dediğimde çenesi kasıldı. "Yalan mı? Sırf onun sözlüsü olduğumu düşündüğün için beni kaçırmadın mı?" Alparslan bana doğru atıldığında elimi kaldırdım. "Dur orada! Bir haddin hududun olsun. Yaptığının arkasında dur. O adam beni gerçekten sevdiği için senden kaçırmaya kalktı. Peki ya sen? Başkasının sözlüsünü elinden aldın. Bu şerefsizlik değil mi Alparslan Dağhan?" Ellerini sıktığında ellerine baktım. Parmak boğumları hep yara içerisindeydi. Yiğit'i ağır darbelerle dövmüştü. Sonra da adamları onu almıştı. Kim bilir ona ne yapacaktı? Göğsüm hızla inip kalkıyordu. "Benimle evlendin. Kendi yöntemlerinle bu meselenin üstünü kapattın. Bırak, gitsin. Dediğini yapıp şoförle gitmeyi kabul giderim." Yine bana doğru adım attı. Adımları ağır ve sertti. Kendimi yine duvara yasladım. Kollarını iki yanımda duvara yasladı. "Meselenin üstünü kapattım, öyle mi?" Başını omzuna eğdi. "Emin misin?" Gözlerinin içine baktım. "Babasını bulamadın. Sende Yiğit'ten intikam almaya çalıştın ve benimle evlendin. Benimle kapattın." Yüzümün her noktasını incelediğinde bedenim ısındı. "Benim Yiğit'le olan meselem ne zaman biter, biliyor musun?" Gözlerinin içine baktığımda gülümsedi. Yüzünü yüzüme yaklaştırdı. "Sen benim çocuğuma hamile kal
İNTİKAM NİKAHI by elifderlerr3
elifderlerr3
  • WpView
    Reads 6,979
  • WpVote
    Votes 565
  • WpPart
    Parts 21
Aynı toprakta büyüyen iki köklü Karadeniz ailesi... Aynı denizin hırçınlığıyla beslenen iki soyadı... Ve yıllardır üzeri örtülmüş bir kan gerçeği. Sırlar iki köklü soyadın üzerinde akıp giderken, zaman yalnızca iki insanın kalbinde durur. Karadeniz birinde hırçınlık, birinde sessizlikten ibarettir. Ve koca konak, iki cinayetin sır perdesini bir imzayla aralayacağından habersizdir. İki farklı insanın yolu, aynı yeminde birleşir ve intikam yemini, onları intikam nikahına oturtur. Yelda, düşmanının kapısını aşk için değil, hesap sormak için çalar. Teklif ettiği şey bir evlilik değil; bir anlaşmadır. Aynı çatı altında, aynı soyadıyla, aynı yatağın iki ucunda iki düşman... Biri gerçeği bulmak için, diğeri geçmişini temize çıkarmak için nikâh masasına oturur. İntikam Nikâhı, aşk ile nefret arasındaki o ince çizgide yürüyen iki yaralı ruhun; kan davası, aile sırları ve saklanan gerçeklerle örülü hikâyesi. Bu nikâhta şahitler susacak, ama geçmiş asla susmayacak.
PUSU by Peeraa
Peeraa
  • WpView
    Reads 26,765
  • WpVote
    Votes 2,122
  • WpPart
    Parts 28
"Birimiz yaralı bir askerdi, diğerimiz onun yaralarına dokunmaktan korkan bir doktor... Ve o dağ başında, bizi birbirimize mahkum eden dört kış gecesi." Kaçmak için sığındığı o sağlık ocağında, hayatını kurtaran kadının esiri olacağını tahmin edemezdi Yüzbaşı. Dört günlük bir mahsur kalış, onları sadece fırtınadan korumadı; geri dönüşü olmayan bir yola, ucu açık bir anlaşmaya sürükledi. Önce zorunluluk, sonra bir imza... Söz bitti, esaret bitti ama oyun yeni başladı. "Bu evlilik ikimiz için de sadece bir kamuflaj, Doktor. Sakın sınırları geçme @Peeraa kalemi ile..
CİHANGİRİN ALEVİ by feyzagram
feyzagram
  • WpView
    Reads 75,822
  • WpVote
    Votes 2,483
  • WpPart
    Parts 48
*Bir yanda karanlığın mutlak hakimi, diğer yanda kimseye boyun eğmeyen ateşten bir kadın...* **Cihangir Beyoğlu;** tüm Türkiye'nin yeraltı dünyasını yöneten, adı korkuyla fısıldanan acımasız bir adam. Ancak üç yıldır gecelerini esir alan, her uyanışında yüzünü kâğıtlara kazıdığı meçhul bir hayalete sırılsıklam âşık. Sokak sokak aradığı o kusursuz yüz, bu buz gibi adamın tek zaafı. **Alev Arslan;** kimsesizliğini kendine kalkan yapmış, aşka kapılarını sımsıkı kapatmış yeni atanmış, asabi bir doktor. Adı gibi yakan, deri takımları ve spor araba tutkusuyla kimsenin karşısında duramayacağı hırçın bir ruh. Kader, siyah ve kırmızıyı acı bir fren sesiyle burun buruna getirdiğinde, iki zıt dünya birbirine çarpacak. Cihangir, yıllardır rüyalarını süsleyen o eşsiz kadını karşısında gördüğünde tüm krallığını onun ayaklarına sermeye hazır. Peki ya aşka inanmayan, dominat ve öfkeli Alev, bu karanlık adamın tehlikeli dünyasında yanmadan durabilecek mi? *Gerçek bir çarpışma. Yıkıcı bir aşk. Ve rüyalardan taşan amansız bir takıntı...*
Sarı Bela by Jamiryoo
Jamiryoo
  • WpView
    Reads 4,511,285
  • WpVote
    Votes 160,842
  • WpPart
    Parts 61
NADİDE (TAMAMLANDI) by Mavili_Yazarr41
Mavili_Yazarr41
  • WpView
    Reads 5,228,020
  • WpVote
    Votes 201,109
  • WpPart
    Parts 55
"KÜFÜR VE YETİŞKİN UNSUR İÇERİR!" 'KİTABIMDA KÜFÜR ETMEYİN!' Nadide ŞAN. Seyyid Ali YILMAZ. Bir silah, bir kaza, bir ölüm, bir intikam ve tutkulu bir sevda... *** Seyyid Ali, "Birincisi sana dokunmayacağım ve asla benim kadınım olmayacaksın!" Bunu demesiyle Nadide gözle görülür bir vaziyette rahatlamıştı. "İkincisi asla anamın sözünden çıkmayacak ve ona karşı gelmeyeceksin. Her ne derse yapacaksın." dedi Seyyid Ali. "Üçüncü ve sonuncu ise," dedi ve kıza yaklaştı. Kızın buram buram yasemin kokusu burun deliklerine dolmaya başlamıştı. Nefesini tutup, "Aileni unutacaksın!" der demez Nadide'nin kalbi acıyla kasıldı. Böyle bir istek olmazdı, olamazdı. Bu nasıl bir vicdansızlıktı? Mavi gözleri yaşlarla dolmaya başlamıştı. Başını iki yana salladı. "Hayır, böyle bir şeye hakkın yok!" dedi Nadide. Seyyid Ali kızın böyle cesaretle konuşmasına öfkelenmişti. "Senin o it babanın da beni babasız bırakmaya hakkı yoktu ulan!" diye bağırdı. Nadide irkilmiş ve sesli bir şekilde ağlamaya başlamıştı. O tüm bunları hak etmiyordu. "Benim babam... Babam hakkında doğru konuş!" dedi kekeleyerek. Korkuyordu amma söz konusu babası olunca, herşeyi unutuyordu. Sinirden gözü dönen Seyyid Ali ileri atıldı ve kızın omuzlarını tutup, onu sertçe sarstı. "Savunma lan o soysuz iti! Savunma!" demiş ve kızı yere fırlatmıştı. *** "Bu bir sabır ve emek hikayesidir."🌼 90'lar yılında Adıyaman'da geçen, tutkunu olacağınız bir hikaye. Kitapta 'yetişkin unsurlara' yer verilecektir. KURGUM TAMAMEN BANA AİTTİR. HERHANGİ BİR (Ç)ALMA VEYA KOPYALAMA DURUMUNDA GEREĞİ YAPILACAKTIR. Mavili Yazar 💙
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 1,451,975
  • WpVote
    Votes 76,986
  • WpPart
    Parts 55
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
Dimaze by blacklnk_
blacklnk_
  • WpView
    Reads 71,728
  • WpVote
    Votes 6,556
  • WpPart
    Parts 35
Dimaze, ev demekti. İnsan en çok ev bildiği yerde huzur bulur, kendini güvende hissederdi... değil mi? Ama o kadın, ona huzur değil fırtına hissettiriyordu. Belki de bu yüzden gözlerini her gördüğünde kalbi darmadağın oluyordu. Nefretle başlayan her söz, içten içe başka bir şeye dönüşüyordu. Belki de "ev" sandığı tek yer, gözlerinden kaçamadığı o kadındı. Dimaze ismiyle Wattpad'de yayımlanan ilk ve tek kurgudur.
Sunturlu  by EylevraYrg
EylevraYrg
  • WpView
    Reads 18,809
  • WpVote
    Votes 1,460
  • WpPart
    Parts 12
İlkim Maral Kutseli,sakin bir öğretmenken, karanlık bir gece, yeraltı dünyasının acımasız lideri Alaşan Karadağ ile yolları kesişir. Bu karşılaşma, İlkim'in hayatını sonsuza dek değiştirir. Zora düşen bir evlilik... İlkim Maral, kendini istemediği bir bağın içinde buldu. Ve Alaşan Karadağ, Karadağların acımasız lideri, hayatını sonsuza dek değiştirdi.
Kurdun Çağrısı (Kadimlerin Doğuşu-1) by ilaydaydar
ilaydaydar
  • WpView
    Reads 91,240
  • WpVote
    Votes 6,008
  • WpPart
    Parts 52
Bir anda kendimi bilmediğim bir çağda, bilmediğim bir toprakta buldum. Gökyüzü bambaşkaydı, rüzgâr kurdun sesini fısıldıyordu. Beni şaman sandılar... Oysa ben sadece yanlış zamanda, yanlış yerde kalmış biriydim. Ama onu gördüm. Bir şifacı, bozkırın soğuk rüzgârında gözlerimdeki korkuyu okuyacak kadar derin bakan bir adam. Kalbim bu topraklarda kalmak isterken, aklım kendi dünyama dönmek için çırpınıyor. Kurdun çağrısına kulak verecek miyim, yoksa kaderime meydan mı okuyacağım? © 2025 İlayda Aydar. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz.