MerveAkcan398 adlı kullanıcının Okuma Listesi
4 stories
İntikam Komedisi by Parpalia
Parpalia
  • WpView
    Reads 7,822
  • WpVote
    Votes 306
  • WpPart
    Parts 7
Yedi farklı rengin gökkuşağını oluşturması. Aldatılan yedi kadının intikam komedisinin sımsıkı bir dostluğa dönüşmesinin hikayesi. İntikam yolunda atan kalplerin aşkı bulmasının hikayesi...
Veliaht  by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 69,364,437
  • WpVote
    Votes 768,598
  • WpPart
    Parts 34
Aslında ben hayatımda en çok sevilmek değil sevmek istemiştim. Çok sevmek istemiştim. Böyle dolu dolu kocaman. Her sabah işkence gibi gelen okul sabahlarımın bir gün çekilebilir hatta halatla çekilir hale gelebileceği uçsuz bucaksız hayalimin uçurumundan bile geçmezdi. Allah'ın sevdiği kuluymuşum ki hem çok sevmiştim hemde çok ama çok sevilmişti. Söylediğinden değildi bu dediklerim. Hissettiğimdendi. O adam bana beni kocaman sevdiğini hissettirmişti. Bütün hayallerini , umutlarını , kırıklıklarını yıldız yapıp gözlerime koymuştu benim. Deniz gibi bakan kahve rengi gözlerine bende umutlarımı , hayallerimi ve kırıklıklarımı bırakmıştım. Nerede buluşuyordu adam ve kadın o zaman diye sordu bana. Ufuk'da bileşecektik biz. Yıldızlarım onun denizine düşeceklerdi. Ben onda boğulacaktım o bana karışacaktı. 'Denizi yıldızlarına talip güzelim. Düşecekler mi denize?' ------ ''Kadın kitap gibi sevmişti ama adam kitap okumayı sevmezdi'' dedim Meriç'e bakarak. Yine lanet olası gözlerim dolmuştu. Kafasını salladı acıyla gözlerime bakarken. İkimizden canı acıyordu. ''Adam okumayı değil yaşamayı seçerdi çünkü. Kadını okumak değil yaşamak isterdi...'' ------
Tatlı Bela by NightsGlowing
NightsGlowing
  • WpView
    Reads 105,498
  • WpVote
    Votes 5,230
  • WpPart
    Parts 68
Ben; Defne Demir. Türkçe'si bozuk, yarı Türk, yabancı dizilere aşık ve bence güzel biriyim. On yedinci yaşımda, beni daha annemin karnında bırakıp gitmiş olan babamla tanışmış ve ona çok zor bağlanmış bir kızım. O; Zekiliği, yakışıklılığı ve soyadıyla bilinmiş biri; Derin Olcay. İlk başlarda babama karşı yapmış olduğum kötü planlarıma onu alet etmiş, sonradan onun bana yalan söylemiş olmasıyla da birbirimize yalan söylemiş olduğumuzu fark ettik. Bu yalanlar daha sonra 'birbirimize bağlanmış' olduğumuzu bize kanıtlarken, içinde bulunduğumuz duruma 'Tatlı Bela' dedik. Her hoşlantı veya bir aşkın getirebileceği belalar, sanki bize üçe beşe katlanıp büyüyerek gelirken, öyle şeyler atlattık ki, bir filmi aratmadı mesela. Ama yine birbirimizi bulduk. Ben uçurumdan yuvarlanacakken o beni engelledi, o kendi karanlığında boğulmuşken, ben ona bir ışık oldum. O kadar normal çiftlerden uzaktık ki, insanlar bizi böyle gördüğünde 'siz birbirinize düşman mısınız?' diye soruyorlardı. Ve; bizim hikâyemiz; tam bir komedi. Kendimizi bir aşık sanarken, kendi çıkarlarımız için birbirimizle olan biriydik ilk başta. --- "Batır," dedi elimin üzerindeki elini sıkılaştırarak. Elimin içinde sivri bir metal vardı ve bunun, onun vücuduna girmesi an meselesiydi. "Yapamam," çıktı ağzımdan. Gözyaşlarım hızla akıyordu. "O zaman ayrılmayalım," dedi bu sefer. "Çünkü ayrılmamız, kalbime bir çakının girmesinden daha çok acıtıyor canımı," dedi. Onunda yanağından gözyaşı akıyordu. --- ''Ve bu çıkar ilişkisi, onlar için tam bir TATLI BELA'ya dönüşecek. Tabii, her aşk, kusursuz değildir...'' İlk 14 bölümden sonra, elinizden bırakamayacaksınız...
SİYAHIN YANSIMASI by evrem_65
evrem_65
  • WpView
    Reads 8,026,596
  • WpVote
    Votes 250,054
  • WpPart
    Parts 73
Manevi ailesini kaybeden ve bundan dolayı manevi kardeşiyle arası açılan Berra Derin duyduğu hakaretlere, gördüğü dışlanmaya daha fazla dayanamayıp soluğu İstanbul'da alır. Kendine yeni bir yol çizmeye karar verirken hesapta olmadığı bir şey olur. Kaan Erdinç ile yolları kesişir. Kaan Erdinç'in geçmişi açığa çıkmasıyla beraber Berra kendini siyah beyaz dünyasında bulur. Bu dünyadan kendini uzaklaştırmak isterken Kaan'ın eli Berra'nın hep üstünde olur. ALINTI "Gideceksin dedim!" Dudağının arasından tısladı. Sinirli hali beni korkutuyordu. Fakat gitmemi istiyordu. Burasının benim için tehlikeli olduğunu söylüyordu. Beni mi düşünüyordu? Sanırım bu son soruyu bin defada tekrarlasam usanmayacaktım. Çünkü söz konusu bendim. "Benim hakkımda hiç bir şeye karar veremezsin anladın mı?" Yüzüne avazım çıktığı kadar bağırdım. İki ellerimle omzuna bastırdım. "Hiç bir yere gitmiyorum, bunu o taş kafana sok!" Kaan'ı omzundan iterek odadan koşar adımlarla çıktım. Arkamdan "Berra!" Diye kükredi. Asansörün kapısı açılınca '0' düğmesine bastım. Kapının hızlı kapanması için düğmeyi zorladım. Kapı yavaş yavaş kapanırken gözlerimi kapattım. Rahat bir nefes verip gözlerimi açtım. Asansör kapısının arasında el görünce çığlık attım. Tek eliyle asansörü durdurdu! "Sen manyaksın!" Yüz ifadesi beni çok ürkütüyordu. Üstüme doğru gelince kendimi kapana sıkışmış gibi hissettim. Hızlı bir hareketle herhangi bir asansör düğmesine bastı. Asansör ani bir çekimle durdu. Işıkların sönmesiyle gözlerimi kapattım. "Kes şunu!" Soğuk ve güçlü elini çenemde hissettim. Çenemi sıktığında acıyla inledim. Refleks olarak iki elimle, çenemi sıktığı elini tuttum. İtmeye çalışıyordum fakat gücüne karşı gelemiyordum. Ne yaptığını idrak etmeye çalışırken nefesini tenimde hissettim.