tuubacsknn adlı kullanıcının Okuma Listesi
77 stories
Bî- misâl Hayat by Tugbaff
Tugbaff
  • WpView
    Reads 1,896,972
  • WpVote
    Votes 72,310
  • WpPart
    Parts 60
(Bu isimle yazılmış ilk kitaptır.) Girdiği depresyon sonucu gittiği bir barda birlikte olduğu adamdan hamile kalan Hira, hayatında bir çocuğa yer vermek istemeyen Emir Asaf Dağlı. Peki ya iki sene sonra ikisinden bir parça olan Yusuf sayesinde yeniden yolları kesişirse? "Şimdi ben 23 yaşında bir anneydim. Oğlumsa henüz iki yaşında hayat savaşına başlamıştı. Lösemi tanısı konmuştu. Tek çarem ise hiçbir sorumluluk almayacağını iddia eden Emir Asaf Dağlı'ydı. Benim değerlerim uymamıştı oğluma. Belki babasının uyar umuduyla evinin kapısındaydım. Yapmam dediğim her şeyi bir bir yaptırıyordu hayat bana."
Zilan Zaza - töre - by helbest6321
helbest6321
  • WpView
    Reads 120,167
  • WpVote
    Votes 2,911
  • WpPart
    Parts 35
" Bu giydiğin kefene hiç benzemiyor, keşke cenazen için daha uygun birşey giyseydin küçük kadın" dedi ve doğruldu bense nefesimi tutmuş yüzne bakıyordum. Cenazem vardı benim bugün... Cenazeme katılıyordum . " Haklısın ölmek bedenden ibaret değildir, beden sağken ruh ölmez mi ?" Dedim siyahlarına bakarak , bu sefer nefesini tutan kişi o oldu , böyle birşey söyleyeceğimi beklemiyordu . " Ruh ölürse bedende ne kalır ki , bedende ruhla beraber ölmez mi ?" Dedi üzerime doğru yürüyüp, sesler kesilmişti ve herkes bizi dinliyordu ailem de dahil . " Yaraları beden değil ruh alır yani beden ruhla beraber ölmez, ruh ölür ama beden yaşar , ruh yaralar, darbeler alırken beden daha da kuvvetlenir . Mesela senin gibi Karan ağa " dedim manidar bir şekilde gözlerine bakarak, Karan ' ın kaşlarını çatarak bana baktı, herkes sessizliğe bürünmüş bizi dinliyorlar dı . " Yanlış örnek, ben değil sen, bunca şey senin içinde yaşadıkların, ruhun o kadar yara, darbe almış ki artık ruhun iyileşmeyi bekliyor ama ... Aksine daha fazla yara ve darbe alacak, " son söylediklerini kulağıma eğilerek söylemişti. Ve bir daha kendime ve kalbime soruyorum ben nasıl böyle bir adamı hâlâ seviyorum ?.
Mardin Masalı by Hayal_Yazar_
Hayal_Yazar_
  • WpView
    Reads 982,341
  • WpVote
    Votes 30,197
  • WpPart
    Parts 51
Bir aşiret hikayesi... Umay, ablasının yaptığı şey yüzünden zaten kaçmayı düşündüğü şehrinden daha erken kaçar ve kendini hiç hazır olmadığı bir maceranın içinde bulur. Karşısına çıkan adam, aşiret oğludur ve bazı durumlar eşliğinde kendini onun yanında bulur. Peki, kaçmayı çok iyi bilen bu gençler aşktan da kaçabilecekler mi... NOT: Bu hikayedeki her şey kurgudur.
ÖLÜM KIYISI +18 by poncik_yazarr_iste
poncik_yazarr_iste
  • WpView
    Reads 3,256
  • WpVote
    Votes 718
  • WpPart
    Parts 6
Eski sevgilimin cesedine bakıp intihar etmeye çalıştığım vakit kendimi daha önce hiç bilmediğim bir evrende bulacağımı nerden bile bilirdim ki?
TOZLU PEMBE by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 1,971,264
  • WpVote
    Votes 136,984
  • WpPart
    Parts 26
Kesilen daldan yeşerir yeni çiçekler, umudu kalbinize çiçek gibi iliştirin diye... 🌿🌸
GÖKÇEN by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 61,938,153
  • WpVote
    Votes 3,120,490
  • WpPart
    Parts 60
"Masalda da gerçekte de kalbi olmayan bütün kızların adı Gökçen'dir..." . . . Kapak: @birkadehsevgi- 🦋🖤
CANHIRAŞ •DİLDAR•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... by Sevval_Alpar01
Sevval_Alpar01
  • WpView
    Reads 711,311
  • WpVote
    Votes 30,145
  • WpPart
    Parts 43
"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.
Sakat Ağa (Berdel)  by poncik_yazarr_iste
poncik_yazarr_iste
  • WpView
    Reads 678,399
  • WpVote
    Votes 44,198
  • WpPart
    Parts 42
Ablası onun kaderi olacaktı. O ise sadece gölgeydi. Ta ki gelinliği üzerine geçirene kadar... Bir kurşun, iki aşiretin arasına kan ve sessizlik serpti. İntikam nefesleri tutuldu. Kan dökülmesin diye bir çözüm sunuldu: BERDEL. ☆☆☆ Hayat gerçekten kendi seçimlerimizle mi şekillenir, yoksa doğduğumuz toprak, aile ve gelenek her adımımızı önceden mi belirler? Bir kız kaderini, kendi kararıyla çizebilir mi? Berdel adı verilen o görünmez zincir, sadece elleri değil, kalpleri de bağlayabilir mi? Bu kitap, töre ile aşkın, ihanet ile sadakatin, korku ile cesaretin iç içe geçtiği bir hikâye anlatıyor. Bir tarafta aile baskısı, töre ve kan davası; diğer tarafta kalbin atışı, özgürlük arzusu ve yasaklı bir sevda. Her sayfada okuyucuya şu soruyu sorduracak... "Kader mi güçlü, yoksa insanın kalbi mi? Peki ya birini seçmek zorunda kalsan, hangisini seçerdin?" "Kaderini mi? Yoksa, kalbinin sesini mi?"
GÜNEŞİN SON IŞIKLARI ●Tamamlandı● by mepria
mepria
  • WpView
    Reads 874,940
  • WpVote
    Votes 45,833
  • WpPart
    Parts 22
Bakıyordu adam. Kara saçlarına, yeşil gözlerine, beyaz tenine, güldüğü için yanağında oluşan o ömürlük çukura... İçi yana yana bakıyordu. Hasreti ile kanayan yüreğiyle bakıyordu. Ne güzel demişti mevlana; Gönül yorulunca ter, gözden akar... Gönlünün teriyle, gözünden akan yaş ile bakıyordu. Yağan yağmur ile karışmıştı artık gözyaşları. Ama gönlü öyle bir sevda ateşi ile yanıyordu ki, o an istedi bir tek onun üzerine yağsın bu yağmur, yağsın ki söndürsün içindeki ateşi. Ama o an irkilerek kendine geldi ve iki yana salladı başını. Onun sevdasının ateşiydi bu. Varsın yaksın, kül etsin ama gitmesin kendinden. Çünkü ona dair sahip olduğu tek şeydi içindeki bu yürek yakan sevdası. Yıllardır hasretiyle kavrulduğu sevdası. Yara olan ama yâr olamayan sevdası... Kaderin üstünde bir kader vardı, Ve her şey olacağına varırdı... 🫀 *** Bir umut beklemekti onu Bir umut kavuşmaktı ona... *** Beklenmeyen Evlilik Bekar Baba & Ağa Adam Uzaktan Platonik Seven Erkek Karakter Yaralı Karakterler Annelik Dram & Soft Aşk ***
 BERZAH (DÜŞ SERİSİ 1) by pervane0130
pervane0130
  • WpView
    Reads 1,611,039
  • WpVote
    Votes 31,987
  • WpPart
    Parts 19
Erkek egemenliğinin hakim olduğu topraklarda , bir yaşam uğruna feda edilen, hayallerine ve umutlarına zalimce balta vurulan gencecik, masum bir kızın hikayesi.. & Ait olduğu topraklardan acımasızca söküldüğünde küçücük bir tomurcuktu. Susuz bırakılmış ve günden güne solmaya yüz tutmuştu narin yaprakları. Gece, üzerini örten bir kefendi. Gün ışığı ise acımasız bir zebani... Acılarının günün birinde ona baharı getireceğini bilmeden hoyratça harcıyordu gözyaşlarını. Her gün ve her gece... Aldığı her soluk nefret kokuyordu. Öfke ve hayal kırıklığı kol geziyordu damarlarında. Bu topraklarda daha niceleri solup gitmişti onun gibi biliyordu. Birileri nefes almaya devam edebilsin diye kaç masum göz göre göre nefessiz bırakılmıştı. İlk değildi. Son da olmayacaktı. Bu toprakların yazgısı böyleydi. Umudu ve inancı günden güne törpüleniyordu. O ele avuca sığmaz haşarı kalbinin, her gün biraz daha karanlığa gömüldüğünü hissediyordu. Öylesine umutsuzdu ki; içine hapsolduğu karanlığı kabullenmeye ve kendini kaderin ellerine bırakmaya hazırdı. İçi, fırtınalı bir sonbahar gibiydi. Solgun, hırçın, dağınık ve soğuk... Mucizelere inanmazdı. Ancak doğmasını istemediği bir günün sabahında mucizesi onu buldu. O gün zifiri karanlığına minicik bir ışık huzmesi ilişti. Öylesine muhtaçtı ki; öyle yalnız ve yaralı... Hiç düşünmeden gördüğü o ufacık, cılız ışığın gölgesine sığındı. O ışığın uğrunda sürüklendi, parçalara bölündü, tükendi. Ama yine de pes, etmedi. Yaradan'ın ona armağan ettiği umuda sıkıca tutundu. Yorgun ruhu umut vadeden o küçücük ışığın ruhuna koca bir ilmek attı ve onu kalbinin en derinine ilikledi. O andan sonra umut dolu yanı karamsar yanına el salladı. Ve güneş, tüm sıcaklığı ile soğuk yalnızlığının üzerine doğup, karanlığını ışığa boğdu. *