Civciiiivvvleeerriiiimmmm
7 stories
ANNE! by yazarinizirem
yazarinizirem
  • WpView
    Reads 119,996
  • WpVote
    Votes 5,248
  • WpPart
    Parts 20
Bir kadın, kendisinin olmayan bir çocuğu ancak bu kadar sevebilirdi. *** "Beni, bir daha hiç terk etmeyeceksin, değil mi? Söz ver bana, anne. Söz ver." dedin minik Yaren, annesi sandığı beni bulmanın verdiği özlem ve mutlulukla. Aklım bu sözü vermeyi hiç istmese de, kalbim bu küçük kızın tek damla gözyaşına ölecek kadar sevgi dolmuştu ona karşı. "Söz," dedim öz olmasa da, en az öz kızım kadar seveceğim kızıma." Söz, annen seni hiç yalnız bırakmayacak." diyerek sözlerimi tamamladığımda, gitme ihtimalime karşı tişörtümü sıkı sıkı tutarak kapattı gözlerini. Tek dileğim, bir hiç uğruna kızını bırakıp gittiği için, Allah'ın o kadını kahretmesiydi.
Bi Git Ya. by 1JBelieber1
1JBelieber1
  • WpView
    Reads 58,009
  • WpVote
    Votes 3,775
  • WpPart
    Parts 16
Biraz yana kayabilir misin acaba bücür? İmalı ses tonundan bana laf sokmaya çalıştığını anlamıştım. Oturduğum deri koltuktan kalktım ve elimle oturmasını işaret ettim. Bana anlamamış biçimde bakarak kaşlarını kaldırdı. Sana yana kay demiştim, ayağa kalk değil. Biliyorum. Egon ve sen anca sığardınız, bende kalkayım dedim. Her şey yolunda giderken hayatınıza baş belası birisi girse ne yaparsınız? Peki, o kişi sizi herkese rezil etseydi? Onlar, birbirlerinin kaderiydi. Sadece bunu anlamaları için biraz zamana ihtiyaçları vardı. Arya Kılıç.. Her zaman mutlu, sevimli ve komik bir kız. Uraz Gökay.. Popüler ve ciddi bir çocuk. Bir gün yolları kesişirse ne olur? Dikkat bu hikaye sizi ruhunuzun derinliklerine sürükleyebilir! *Kopyalanması, başka bir yerde yayınlanması durumunda hukuki yollara başvurulacaktır.
ÇILGIN ASİSTAN by Ayndkyzr
Ayndkyzr
  • WpView
    Reads 3,674,838
  • WpVote
    Votes 154,935
  • WpPart
    Parts 80
Dikkat Etmeyin Bağımlılık Yapmaz. "O sabah Ziya Holding'te her şey alışanın aksine ilerliyordu. Durup dururken çıkan tartışmaların ardından değişen konumlar; Güney ile Zeynep'i bir araya getirdi. Bütün holdingi sert tavırlarıyla etkisi altına alan adamın enteresan alışkanlıklarını kontrol edebilmek için direnen Zeynep'in kendince katı kuralları vardı. Mesela, kimse onun mavi saçlarına karışamazdı. Ama Güney bunu yapmış, sıradanlaşmasını sağlamıştı. Ya da, olmak istemediği yerde tutmuş; bunu ona zorunluluk saymıştı. Daha doğrusu, şıkları elemesinde yardımcı olarak; doğru yol olarak saydığı kendisine bağlamıştı kızı. Habersiz çekilen fotoğraflarını paylaşmış, gizlice evine girmiş, eğer bir eşyası kaybolursa sorumlu olmadığını söylemişti. Anı defterini doldurmasında da çok yardımcı olmuştu. İlk sarhoşluğunu yanında geçirdiği adam, Zeynep için özel sayılırdı. Peki, ona hayatını adayabilir miydi? Her sabah içki içerek güne başlayan bir adamla yaşayabilir miydi? İşten başka hobisi olmayan, sevdiğinde ne yapması gerektiğini bilmeyen Güney'in çabaları sadece kendi içinde devam ediyor, kendini kimseye kanıtlayamıyordu. İkisi de, uğurlarına biçilen gökyüzünden haberdar değildi. Genlerine dahi karışan alışkanlıklar günü geldiğinde yok olur muydu, bilinmez ama; Kesin olan tek şey, bu efsanenin sıradan olmayan bir sonu hak ettiğiydi. 🎊 "Tesadüf denen şeylerin, mucizelere uydurulmuş kılıflar olduğunu da göz önünde bulundurursak, başıma gelen en güzel mucize sensin sanırım?" 21.05.2016:#775 Mizah 15.09.2016: #1 Mizah (Ver mehteri ver!) 16 Mayıs 2016- 2 Şubat 2017 (02:50) ©Tüm hakları saklıdır. Wattpad Platformunda ki ilk ve tek Çılgın Asistan adını taşıyan hikayedir!
Veliaht  by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 69,363,349
  • WpVote
    Votes 768,535
  • WpPart
    Parts 34
Aslında ben hayatımda en çok sevilmek değil sevmek istemiştim. Çok sevmek istemiştim. Böyle dolu dolu kocaman. Her sabah işkence gibi gelen okul sabahlarımın bir gün çekilebilir hatta halatla çekilir hale gelebileceği uçsuz bucaksız hayalimin uçurumundan bile geçmezdi. Allah'ın sevdiği kuluymuşum ki hem çok sevmiştim hemde çok ama çok sevilmişti. Söylediğinden değildi bu dediklerim. Hissettiğimdendi. O adam bana beni kocaman sevdiğini hissettirmişti. Bütün hayallerini , umutlarını , kırıklıklarını yıldız yapıp gözlerime koymuştu benim. Deniz gibi bakan kahve rengi gözlerine bende umutlarımı , hayallerimi ve kırıklıklarımı bırakmıştım. Nerede buluşuyordu adam ve kadın o zaman diye sordu bana. Ufuk'da bileşecektik biz. Yıldızlarım onun denizine düşeceklerdi. Ben onda boğulacaktım o bana karışacaktı. 'Denizi yıldızlarına talip güzelim. Düşecekler mi denize?' ------ ''Kadın kitap gibi sevmişti ama adam kitap okumayı sevmezdi'' dedim Meriç'e bakarak. Yine lanet olası gözlerim dolmuştu. Kafasını salladı acıyla gözlerime bakarken. İkimizden canı acıyordu. ''Adam okumayı değil yaşamayı seçerdi çünkü. Kadını okumak değil yaşamak isterdi...'' ------
YÜRÜYEN TAKIM ELBİSE (BİR TÜRLÜ KITAP OLMUYOR) by sanekunin
sanekunin
  • WpView
    Reads 343,832
  • WpVote
    Votes 13,878
  • WpPart
    Parts 50
Hiç beklemediğiniz şeylerin ve hiç beklemediğiniz insanların hikayesi. 05/08/15
Sütlü Köpüklü by umpalumpalardan
umpalumpalardan
  • WpView
    Reads 5,159
  • WpVote
    Votes 459
  • WpPart
    Parts 21
"Erkek dediğin." dedim elimdeki kahveye bakarken. Bir iki saniye bekledim. Derin nefes çekip gözlerimi Damla'ya çevirdim. "Erkek dediğin böyle kokacak Damla Hanım. " Kahveyi yudumlarken içime çektim kokusunu. "Sütlü Köpüklü kokacak. Bir tadına bakınca seni alıp götürecek uzaklara. Kokusu yumuşak ve tanıdık olacak. Aslını koruyan kahve kokusu gibi. Ve bir o kadar yabancı ve büyüleyici olacak. Sütlü Köpüklü gibi. " Damla gözlerini kocaman açıp bana baktı. Zaten iri olan gözleri daha da büyümüştü. "Ben de Nescafe'nin bana verdiği yetkiye dayanarak sizleri karı koca ilan ediyorum. Damadı içebilirsiniz. " * Sütlü Köpüklü Aşkı'na hoş geldiniz. Bir fincan Sütlü Köpüklü hazırlayıp okumaya başlayın derim. Çünkü bu hikaye buram buram Sütlü Köpüklü, buram buram aşk kokuyor. E bir tutam da delilik. Olmazsa olur mu hiç? * *
İZ by kitapyazar269
kitapyazar269
  • WpView
    Reads 1,469
  • WpVote
    Votes 424
  • WpPart
    Parts 8
Arkanıza yaslanın, gözlerinizi kapatın ve her şeyi bir yana bırakıp düşünün. Yalnızca düşünün. ... İğne atsan düşmeyecek kadar kalabalık olan bir sokakta yürüyorsunuz. Bir anda içinize kadar işleyip, yüreğinizi ısıtan bir el omzunuzda beliriveriyor. Ürküyorsunuz ve arkanıza dönüyorsunuz fakat kimse gözükmüyor. Telaşla bir o yana bir bu yana koşan insanlar, alışveriş merkezlerinde ki vitrinlere hayranlıkla bakan kadınlar, gördüğü her şeyi isteyip mızmızlanan çocuklar, sevgilisiyle dolaşanlar, ailesini yemeğe çıkarmış babaları göz ardı edersek, kimse yoktu tabii. Aldırmıyorsunuz, küçük bir şaka, oyun ya da yanlışlık olduğunuzu düşünüyorsunuz. Eve gidiyorsunuz ve kapıyı açtığınız an bir notla karşılaşıyorsunuz. Notta yazılanlar ise sizi elbet şaşırtıyor. Notta yazılanlar şunlardır: "Elimi omzunda hisset. Bekle, sabırlı ol, endişelenme. Geleceğim, en yakın zamanda. Ve sen bana seni anlatacaksın. Bıkmadan, usanmadan." ... Ne yapardın? Bekler miydin? Yoksa aldırmayıp yoluna devam mı ederdin ? Peki Murat ne yapardı? İşte bu da onda saklı. Yayınlama tarihi: 22.07.2016 Tüm hakları saklıdır.