Fall down
36 stories
HARE by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 194,253
  • WpVote
    Votes 18,112
  • WpPart
    Parts 26
Derin, hayatını ve hasta kardeşinin geleceğini korumak için çaresizce bir çıkış yolu arayan genç bir muhabirdir. Patronunun emriyle, mafyayla bağlantıları olduğu konuşulan güçlü bir iş insanının hayatını araştırmaya başlar. Evindeki pencereden gizlice yerleştirdiği kameralarla, adamın karanlık sırlarını ortaya çıkarmaya çalışır. Ancak beklenmedik bir soygun olayı, Derin'in kaderini bambaşka bir yola sürükler. Soygun anını gizlice kaydettiği o görüntüler, Derin için bir dönüm noktası olur; fakat patronunun gerçek yüzüyle karşılaşması, her şeyi değiştirir. Kendini hayatta kalmak için çok daha karanlık ve tehlikeli bir oyunun içinde bulur. Bir gece kapısında beliren yabancı, onu zor bir anlaşmanın içine çeker ve hayatının en kritik seçimlerinden biriyle karşı karşıya bırakır. O andan sonra Derin'in en zorlu savaşı, dışarıdaki tehditlerden çok kendi iç dünyasındaki kargaşayla olur; çünkü hayatta kalmak için yürüdüğü yollar, onu kimseye anlatamadığı bir hikâyeye sürükler; o hikâye de onun en gerçek savaşıdır.
Draegor: Küllerin Altındaki Kalp  by MaysaBerran
MaysaBerran
  • WpView
    Reads 5,185
  • WpVote
    Votes 697
  • WpPart
    Parts 9
Bu hikayede ki başrol erkek karakter, insan değildir! Karanlık bir temaya sahiptir! Lütfen okurken bunu göz önünde bulundurun ❤️ Bu kitabın rengi Kırmızı'dır. ❤️🔥 *** 'Sen benim kalbimsin, sadece benim için atacaksın.' Dünya çoktan küllerin altına gömülmüştü. Savaşlar, açlık ve insanların kendi elleriyle getirdiği son... geriye yalnızca sefalet ve kıtlık bırakmıştı. Ta ki gökyüzü yarılıp Vorthariler gelene kadar. Onlar insanlığa yeniden yaşama şansı verdi. Toprağı yeşerttiler. Nehirleri doldurdular. Gökyüzünü temizlediler. Ama her şeyin bir bedeli vardı. Her üçüncü dolunayın üçüncü gününde üç kalp talep ettiler. Biri orduları için. Biri gezegenleri Nyxar için. Ve biri... Zar'Keth için. İnsanlar onları kurtarıcı sanmıştı. Sonra canavar olduklarını öğrendiler. Vorthariler'in Zar'Keth'i Draegor ise ölüm, ateş ve korkudan ibaretti. Yıllardır kalpsizdi. Ta ki bir insan kız karşısına çıkana kadar. Elaria. Ateş kadar kızıl saçları ve her şeye rağmen sevgiyle atan kalbiyle, Draegor'un içinde çoktan ölmüş bir şeyi yeniden uyandırdı. Artık Draegor onu öldürmeyecek kadar merak ediyor, kaybetmeyecek kadar ihtiyaç duyuyordu. Çünkü bazı kalpler sökülüp alınamazdı. Bazıları yalnızca hissedilebilirdi.
Küller ve Çiçekler 18+ by zaviraorekh
zaviraorekh
  • WpView
    Reads 5,889
  • WpVote
    Votes 821
  • WpPart
    Parts 6
"Soyun!" Yaşlı adamın gür sesi, odada yankılandı. Hizmetlilere dönüp elini kapıya doğru savurdu. "Hepiniz defolun! Dışarı!" Kalabalık panikle dağılırken, pencerenin önünde duran gölge hareketlendi. Beni bu cehenneme sürükleyen o adam, sırtını yasladığı camdan ayırıp yaşanan kaosu umursamaz bir tavırla geride bırakarak kapıya yöneldi. Tam eşikten geçecekti ki, yaşlı adamın emri onu olduğu yere mıhladı. "Sen kalıyorsun." Adam durdu. Omuzları bıkkınlıkla düştü, derin ve sıkıntılı bir nefes verip bana kısa bir bakış attı. O bakışta ne bir merhamet ne de bir pişmanlık vardı, sadece buz gibi bir boşluk... Yavaşça yerine, pencere kenarına geri döndü. Yaşlı adamın kan çanağına dönmüş gözleri yeniden beni buldu. "Oyalanma," dedi dişlerinin arasından. "Soyunmaya başla." Ardından bakışlarını beni getiren adama çevirerek, tehdit dolu bir sesle devam etti. "Eğer yanlış kızı getirdiysen... Seni de onu da bu odadan sağ çıkarmam. Onu kimden aldığını, kimin emaneti olduğunu biliyorsun, değil mi?" Penceredeki adam ise söylenenleri umursamadan başını hafifçe cama yasladı. Dışarıdaki karanlığı izlerken sesi, yaşlı adamın öfkesine tezat oluşturacak kadar sakindi. "Bana denileni yaptım," dedi ve kendini camdan çekip yaşlı adama döndü. "Gerisi beni ilgilendirmez. Öldürmek istiyorsan, öldür." Bu cevabın ardından bakışları yeniden beni buldu. Gözlerimin içine bakarak, "Soyun," dedi. Sesi, yaşlı adamınkinden daha yaralayıcıydı, çünkü içinde öfke bile yoktu. Sadece hiçlik vardı. Kendimi ne kadar sıksam da irademin kırıldığı o noktadaydım. Kaçacak yerim yoktu. Gözyaşlarım birer birer yanaklarımdan süzülüp boynuma yol alıyordu. İçimdeki öfke, yerini koyu bir çaresizliğe bırakmıştı. Titreyen ellerimi gömleğimin yakasına götürdüm. Kendi onurumu kendi ellerimle soyup atarken, odadaki ölüm sessizliğini sadece hıç
ZORUNLU BAĞLAR: Geçmişin İzleri (Düzenleniyor) by blackroza_
blackroza_
  • WpView
    Reads 345,918
  • WpVote
    Votes 11,982
  • WpPart
    Parts 24
"Bu kitap, ilk kurgumuz olmasının doğal sonucu olarak kimi anlatım ve yapı kusurları barındırabilir; okurun, bu bilinçle ve hoşgörüyle yaklaşmasını rica ederiz." ✦ 𓂀 H e r i z , b i r g ö z y a ş ı 𓂀 ✦ Arin'in abisi, onun için bir velinimetti; sevgi görmeyen küçük kız için umut dolu kapıların açılmasıydı. Babası tarafından sevilmemek ise onun için her gün kahroluş, yok oluştu; çünkü her kız babasının prensesiyken, Arin babası için yalnız kan bağı olan silik bir karakterdi. Babasının sevmediği kızı başka bir adam sever mi? Arin Demirhan, bir gün ansızın gördüğü yeşillerde kaybolur. Ne yapacağını, nereye gideceğini bilemez; çünkü bütün yollar ona çıkıyordu: hiç olmaması gereken adama, Çağan Adar Karadağ'a Bütün her şeyini elinden alan adama. Arin, işlemediği günahın kurbanı... Adar, işlenilen günahın masum kalan tarafı... Her ikisi de suçsuz, tertemiz kalpleriyle; geçmişin bütün izleriyle aralarında kandan, acıdan bir duvar ördüler... Adar, ne kadar intikam almak istese de geçmişte yaşanmış acının bedelini ödememesi gereken kişiye ödetmek istemez. Fakat işler göründüğü gibi değildir; bu intikam yalnız Adar'ın intikamı değildir. 🜃 (Herhangi bir çalıntı veya alıntı hususunda gerekli hukuki işlemlere başvurulacaktır.‼️) NOT: Karakterler ve olaylar tamamen hayal ürünüdür. Kitabın bütün kurgusu bize aittir.
KÜLDEN PORTRELER by zerapln
zerapln
  • WpView
    Reads 319,936
  • WpVote
    Votes 3,682
  • WpPart
    Parts 5
İLK KİTABIN BÖLÜMLERİ DÜZENLENECEĞİ İÇİN KALDIRILMIŞTIR. Acının ve dengesizliğin etkisiyle sırtüstü sertçe yere düştüm. Acıyla inledim. "Ah!" Sırtım ve kalçam çok acımıştı. Başım kaldırıma çarptığında dünyam sarsıldı, görüşüm bulanıklaştı. Şapkam başımdan koptu, saçlarım bir örtü gibi yere yayıldı. Yağmur damlaları yüzüme çarparken baş ucumda dikilen devasa silüetin karaltısı gökyüzünü kapattı. Bana üstten bir bakış attığını hissettim ama acıdan yerde kıvranıyordum. Bileğim çok acıyordu, başımın içinde bir uğultu vardı. ​Adam, ayaklarımın ucunda bana bakarak ceketinin kol düğmesini sakince ilikledi. Eğilmedi, elini uzatmadı. Sadece o buz gibi, ruhsuz sesiyle sokağın sessizliğini parçaladı: ​"Bugünü günlüğüne yaz küçük katil." Söylediği sözler bedenimin baştan aşağı titremesine sebep oldu. O yağmurun altında yerde sırtüstü iki büklüm yatarken kulağıma gelen sesler tenimden yayılıp kalbimin içine girdi. Kolunu kaldırarak kol saatine göz ucuyla baktı ve ardından gözlerini tekrardan bana çevirdi: "Bugün 24 Ocak 2026, saat 21.43." ​Bana doğru bir adım daha attı. Başımın ucuna doğru geldi ve durdu. Hafifçe eğilerek gözlerimin içine baktı. Gölgesi üzerime bir kefen gibi serildi. ​"Bugün celladınla karşılaştın." ... Nefsi müdaafanın sonucu ölüm oldu. Bir çocuk öldü. Günah keçisi ilan edilen kadın, ölen çocuktan daha masumdu. Ama kader ondan yana değildi. Sonuçları ağır oldu; geride kalan şey, saçlarının yerde bıraktığı enkazın izleri oldu. Celladının ölüm kokan gözleri merhametsizdi; kadın intikam ateşinin cayır cayır yandığı celladının kollarına sığındı, kül oldu. Adam yerdeki enkazına baktı, intikamın verdiği hazla izledi yerdeki kadını. Artık onun istediği portreye yerleşmişti, ona bağımlıydı. Yeni kimliğini o yaratmıştı.
Sonsuz Esaret by IkiArkadas
IkiArkadas
  • WpView
    Reads 46,063
  • WpVote
    Votes 1,530
  • WpPart
    Parts 16
M.Ö 146 - Roma Cumhuriyeti. İskender'in imparatorluğunu tarihe gömen, kadim Yunanistan'ı kılıcının önünde diz çöktüren General Octavian genç yaşında aldığı gösterişli zaferlerinin ardından adını tarihin altın sayfalarına yazdırmaya kararlıdır. Fakat şehirleri ateşe vererek aradığı düşmanının evlenmek üzere olduğu nişanlısını savaş ganimeti olarak yanında taşıdığından habersizdir. Güzelliği ile onu etkilemeyi başaran Dilla'yı geriye sadece küller kalan şehrinden alarak kendisi ile birlikte Roma'ya götürür. Sırtında damgasını taşıyan kölesi artık onun hem en yakını hem de en büyük düşmanıdır. * * * "Başını eğ ve sakın bir daha aksi söylenmedikçe kaldırma." "Ama-" "Sen bir hiçsin Dilla. Nasıl ki bir çizme başını kaldırıp sahibine bakamıyorsa, sen de bakamazsın." Sırtındaki kanlı damga, Zenobia'nın çubuğundan gelen darbe ile canını daha fazla yakarken başını öne eğmişti. İçinden Dilla diye geçirmişti, bu benim adım bile değil. Doğduğunda ona verilen isim ölmüştü. Bir zamanlar olduğu özgür kadın ölmüştü. Ona kim olduğunu hatırlatacak her şey yanan şehirle birlikte küle dönüşmüştü. Ateşlerin içinde geriye sadece Dilla kalmıştı. Ölen kadın hürdü fakat Dilla sırtındaki damga ile köle olarak doğmuştu. Ölen kadının korkuları vardı fakat Dilla'nın kaybedecek hiçbir şeyi yoktu.
Kırık Zambak by MarinaMartell
MarinaMartell
  • WpView
    Reads 7,509
  • WpVote
    Votes 777
  • WpPart
    Parts 22
1299 - Floransa. Biri piç doğdu; çamurda, kanın ve ihanetin içinde büyüdü. Diğeri bir prensesti; lal taşlı taçlar, kadife perdeler, altın mürekkeplerin içinde yetişti. Biri korkuyla anıldı, diğeri saygıyla. Ama kader, iki ayrı dünyanın çocuğunu aynı şehir duvarlarının içine hapsetti. Ve orada, sadece aşk değil... İntikam, kan ve onur için yazılmış bir hikâye başladı. ⚜⚜⚜ "Cavallaro gibi bir adamdan kaçamazsın. Seni şehirden çıkarsam bile... peşinden gelir. O seni bırakmaz. Ve hepimizi bunun için öldürür." Lucianna'nın zihninde hâlâ aynı görüntü dönüp duruyordu; Bir meydanda, tek kılıç darbesiyle gövdesinden ayırdığı başı yukarı kaldıran o siluet... Cavallaro. İtalya yarımadasının en korkulan paralı asker ordusunu yöneten bir piç. Ve şimdi, kanla yazılmış bir kaderin sonunda, rızası dışında nişanlısı. "Eğer kalırsam, asıl o zaman ölürüm." Bir zamanlar Floransa'nın zambağıydı Lucianna di Fiora Alveranni. Adı tüm şehirde ihtişamla fısıldanırdı. Şimdi ise, atalarının kurduğu şehirden kölelerle dolu bir yük arabasında, gecenin içinde kaçıyordu. Bir leydi değil, bir kaçak olarak. Ama belki de ilk kez, kendi kaderinin iplerini ellerine alarak. Fakat Cavallaro'nun gölgesi... Söz söylemeden, intikamın sabrıyla çoktan peşine düşmüştü.
AHVAL by melikesers
melikesers
  • WpView
    Reads 1,257,209
  • WpVote
    Votes 36,403
  • WpPart
    Parts 27
"Benim bu dünyada Süheyla'yı yarı yolda bıraktığım gün Firdevs Hanım, öldüğüm gündür. Zira ben gönlümü ona verdim."
FERSUDE | Köy ‐ Zoraki Evlilik by marazade_
marazade_
  • WpView
    Reads 170,366
  • WpVote
    Votes 8,886
  • WpPart
    Parts 25
Tek derdi gurbet toprağından sağ salim eve dönmek olan Fersude'nin hayatı, bir iftirayla tepetaklak olur. Şimdi hiç bilmediği bir şehirde, adını dahi yeni öğrendiği bir yabancının kapısında mühürlü bir kadere mahkûm. Biri toprağın çilesini çekmiş genç bir kız, diğeri vatan toprağını namusu bellemiş bir asker. Bir iftiranın ateşiyle aynı avin içine savrulan bu iki yabancı, düşmanlıkların ortasında birbirine sığınabilecek mi? 🌷🪖 ▪︎Zoraki evlilik teması işleniyor. ▪︎Yaş farkı var. Yetişkin içerik bulunmaktadır! Rahatsız olacaklar başlamasın! ▪︎Eski dönem kurgusudur!
İPTİLA by lesyeuxde_gece
lesyeuxde_gece
  • WpView
    Reads 433,285
  • WpVote
    Votes 22,526
  • WpPart
    Parts 48
Maddi sorunlar yaşayan Narin hem tıp okuyup hem de iyi bir kazanç sağlayacağı bir işle aynı anda başa çıkamaz. Arkadaşının yönlendirmesiyle Yeraltı'na bağlı Kafes'e gider. Ona yapılan teklifi kabul eder ve yasal olmadığı halde geceleri orada iyi bir paraya sağlık personeli olarak çalışmaya başlar. Yine bir gece yasadışı boks maçlarının yapıldığı Kafes'te çalışırken yarı Rus yarı Türk olan Aaron Volkov ile karşılaşır. Ringden inen Aaron'un yaralarıyla ilgilenmek zorunda olan Narin, o gece başına nasıl bir bela aldığını çok geç fark edecektir.