Sadece aklımdan geçenleri yazıyorum.
Belki de geçemeyenlerdir. Ya da geçipte dillendirilemeyenlerdir.
Sadece öylesine.
Yeni bölüm geldiyse bu kalbimin yine paramparça olduğu anlamına gelmektedir.
'Hakları şahsımca saklıdır.(Ç)almanız üzerine hiçbir şey yapamam. Çünkü onu yapıcak gücüm bile yok. Lütfen (ç)almayın.'
Instagram; sewaldrew
"Müziğinin sesini kıs kalbim ağlıyor."
Diyerek yavaşça fısıldadı dudaklarıma doğru.
Her nefes verişinde burnuma gelen ağır içki kokusu burnumu yaksa da bu kokuya alışmıştım. Ama çok fazla içtiği her halinden belli oluyordu.
Ayakta bile duramazken bunu umursuyor gibi gözükmüyordu.
Sendelediği sırada reflexle kolunu tutarken yüzünü birden bana çevirmesiyle fazlaca yakınlaştık. Bundan rahatsız olsam da kendimi geri çekmeden konuşmaya başladı.
"Şimdide acılarım fısıldıyor..."
Dedikten sonra bir kaç saniye bekledi ve hemen ardından devam etti.
"Acılarımın sesini duyabiliyor musun?"
'Acının Fısıltısı adı ile yayımlanan ilk kitaptır.'
'Argo içerir.'
'Hakları şahsımca saklıdır.(Ç)almanız üzerine cezai işlemlere başvurulacaktır.'
'Kapak tasarımı @yarencakir1 'e aittir.'
Yayınlanma Tarihi;
Instagram; sewaldrew
"Bir annenin kızını bırakıp gitmesi nasıl bir duygu?"
Dedi karşısındaki kızın kalbini kırmaya çalışarak. Kız bunu anlayarak cevabını verdi.
"Ailesi tarafından sevilmeyen biri kadar acı verici."
Bunu derken karşısındaki çocuğun kendinden fazla acı çekmesini istedi.
İkiside birbirini yaralamaya çalışıyordu. Amaçları birbirlerinin açığını bulduktan sonra en uygun zamanda tam oradan vurmaktı.
İkiside birbirini yaralayarak bitirdiler. Birbirlerini tükettiler.
Bitti. Acılarıyla beraber kaldılar.
"Al bu acıyı benden..."
"KİTAP ÇALINIRSA CEZAİ İŞLEMLERE BAŞVURULACAKTIR!"
Instagram; sewaldrew