o benim Dünya'm
22 stories
KIRMIZI GÜLLER ÇABUK SOLAR by ceyzabel
ceyzabel
  • WpView
    Reads 927,992
  • WpVote
    Votes 65,577
  • WpPart
    Parts 54
"Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar." *** 1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi'ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, bu suskun ve gizemli adamın dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bir Amerikan ajanı olduğuna karar vermişti ve adama kendi aralarında 'Dilsiz Ajan' diye sesleniyorlardı. Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Liseyi yarıda bırakmak zorunda kalmıştı, hayata en büyük kızgınlığı da buydu. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü. Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu. Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi. (30.03.2021)
AĞAÇKAKAN by Bubenimtekhayalim
Bubenimtekhayalim
  • WpView
    Reads 7,626,746
  • WpVote
    Votes 325,739
  • WpPart
    Parts 57
*** "Hiçbir şey beni senin bu korkaklığın bu ilişkiye sahip çıkmayışın kadar üzemez. Seni seviyorum diye senden vazgeçemiyor değilim. Bugün olmaz yarın. Vazgeçerim. Bir başkasına aşık olurum!" dedim öfkeyle. Elini ağzıma kapattı, bir elini belime koyarak bedenimi kendine çekti. Savrulan bedenimin eğer tutmasaydı düşeceğine emindim. Ellerimi göğsüne koydum. Gözlerinin içine bakarken çatık kaşlarının altındaki yeşil gözleri, benim günlerdir denediğim ama yapamadığım şeyi yapıyordu. Öfkesini, bedenime ince ince işliyordu. "Madem öyle... Hazırlan." Elini çekmediği için anlamadığımı sadece bakışlarım ile iletmeye çalıştım. "Bir ay sonra nişan, şubat tatilinde düğün." Ben söylediklerinin etkisi ile şok olurken arkasını döndü, bizim evin bahçesine doğru bir iki adım attı. Ondan çıktığına emin bile olamadığım gür bir sesle bağırdı. "Aytekin!" Kalbim korku ile kasılırken yanına koştum. "Ne? Ne yapacaksın? Hey!" Beni dinlemedi, önüne geçip durdurmaya çalıştığım bedenini sola kaydırdı, bir daha bağırdı. "Aytekin!" Bizim evin ışıkları ile birlikte Cemile teyzelerin ışıkları da açıldı. "Ferhan..." Dediğimde bakışlarını ağabeyimin penceresinden bana çevirdi. "Ferhan yok..." dedi alayla. "Ferhan ağabey diyeceksin." Ellerini havada iki kez itiraz edercesine salladı. "Pardon! Korkak, gururlu, aptal ve sevmeyen Ferhan ağabey diyeceksin!" Bizim evin kapısı açıldığında son kez onu durdurmaya çalıştım. "Ferhan böyle değil. Bir anlık öfke ile değil!" dediğimde ellerimi tuttu, göğsünden indirdi. "Ne bağırıyorsun lan?" diyen ağabeyime aldırmadan bana bakarak konuştu. "Gözünde adamlığım kalmadı ya, bırak onun gözünde de kardeşliğimiz kalmasın. Ama sen..." Bakışlarını yanımıza gelmesine bir iki adım kalan ağabeyime çevirdi. "Bu saate sonra vazgeçme hakkına sahip değilsin." ***
YARA İZLERİ ve YILDIZLAR (Reputation #1) by caylakmatmazel
caylakmatmazel
  • WpView
    Reads 2,078
  • WpVote
    Votes 236
  • WpPart
    Parts 7
Grace Gibson ve Peter Williams, beş senelik ayrılığın ardından Oscar gecesinde karşılaştıklarında aradan epey vakit geçmiş ve ikilinin göl evinde başlayan hikayesi haberleri olmasa da bambaşka bir boyut kazanmıştır. Peter; En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını, Grace ise En iyi Film Müziği ödülünü kucaklarken o gece salonda olanların bilmediği karanlık bir geçmiş Peter'ın menajeri tarafından örtülmüştür. Ama Peter'ın artık işini şansa bırakmaya niyeti yoktur. Senelerdir beklediği fırsat genç adamın avuçlarına konmuşken on dokuz yaşında tanıdığı o kadının elbette ki peşinden gidecektir.
Başka Dünyanın Mavisi  by cakltasi
cakltasi
  • WpView
    Reads 4,772
  • WpVote
    Votes 669
  • WpPart
    Parts 7
Turuncu Balonlar & Sonsuz Yalanlar kitabındaki Mavi Aladağ'ın hikayesi 🦋
Gençlik Kumpanyasının Hatıra Defteri by alizarbmbin
alizarbmbin
  • WpView
    Reads 502,277
  • WpVote
    Votes 28,525
  • WpPart
    Parts 26
Sevgili defter, Ben bugün aşık oldum. Sahne ışıklarının altında, Juliet'in pencereden Romeo'ya uzandığı gibi uzandı üzerime aşk. Üstelik ölüm iksiri içmeye de yemin ettik. Ey Hermia! Bükme o masum boynunu. Çiçekteki iksirin etkisi bir düş kadar kısa, aşksa masallar kadar uzun. Gerçeği gömmeye bir avuç toprak yetmez, gençlik çiçek gibi açacaktır elbet gerçeğin üzerinde. Gençlik, pop şarkılarındaki nakaratlar gibi hareketli ve çarpıcı çünkü. Bu bir gençlik kumpanyası, Ve ben bugün aşık oldum.
Boya by AnitaFelipova
AnitaFelipova
  • WpView
    Reads 1,961,822
  • WpVote
    Votes 87,479
  • WpPart
    Parts 42
Parmaklarımın doğuştan yetenekli olduğunu çok duydum. Yeter ki bir kalem ya da bir boya verin bana. Başka bir şeye ihtiyacım yok. Ama kalbim sevmeye yetecek mi bilmiyorum. Onun müziğini işiten parmaklarım titremeye başlıyor. Korkuyorum.
SANA UZAK YAKINLAR by halapenobiberi
halapenobiberi
  • WpView
    Reads 710,453
  • WpVote
    Votes 36,445
  • WpPart
    Parts 22
Koskoca dünyanın kendine kıyasla, küçücük bir mahallenin ismiydi Tanyeri. Kendi içinde büyük dertleri olan, onlarca insana ev sahipliği yapar ve ayrı ayrı korurdu her birini. Füsun, üniversiteyi bitirdikten sonra, evine artık mesleğini yapmaya hazır bir hemşire olarak dönmüş, senelerdir uzak kaldığı mahallenin içinde eski yerini bulmaya çalışıyordu. Korkut, onca senenin ardından annesine kavuştuğunda, beklemediği şeylerle sarsılacak, gerçeklerin ağırlığı altında ezilecekti. Onun mahalleye dönüşü ve bir fırtına edasıyla Füsun'un hayatını girişi neleri değiştirecekti? Peki ya Korkut, içine bulaştığı sorunlardan kurtulmaya çalışırken, bir de senelerdir içinde tuttukları ona ağır gelmeye başladığında neler olup bitecekti? Füsun'un yıllardır bildiğini zannettiği her şey, bambaşka gerçeklerle karşısına geçtiğinde, yaşananları nasıl karşılayacaktı? Tanyeri'nin küçük karmaşası herkesi kolları arasına çektiğinde, olacakları hiç kimse tahmin edemeyecekti. Mahallenin birbirlerine en uzak ama aynı zamanda en yakın olan iki sakini, kalplerinin karşısında kaldığında zaman nasıl bir yol izleyeceklerdi? • [V.XII.MMXXI]
BANA ANILAR VER by ceyzabel
ceyzabel
  • WpView
    Reads 264,455
  • WpVote
    Votes 22,140
  • WpPart
    Parts 29
"Bana anılar ver, unutmak mümkün olmasın." (01.01.2024)
+6 more
Şark Ekspresi by ilkyazlalesi
ilkyazlalesi
  • WpView
    Reads 2,657
  • WpVote
    Votes 286
  • WpPart
    Parts 8
Feraye, henüz on sekizinde diplomasını taze almış bir ebedir. Tek amacı Anadolu'ya hizmet götürmektir. Ancak babası, dönemin sağlık bakanı, bu duruma sıcak bakmamakla birlikte kızıyla sürekli çatışmaktadır. Feraye'nin kösteği olduğu gibi desteği de fazlaca vardır. Köstekleri bir köşeye çekip düşünden geri durmaya niyeti yoktur. Kararlıdır Feraye. Dediğini yapacaktır. Cahit ise yirmilerinde bir filiz, öğretmen. Tıpkı Feraye gibi Anadolu'ya hizmet niyetiyle çıkmıştır bu yola. Feraye'nin örnek aldığı en birinci kişi olduğu yalnızca ikisinin arasında bir sırdır. 1970lerin Büyükada'sında başlayan serüvenin Anadolu'nun neresinde devam edeceği meçhuldür. [ Beş Notalı Kırık Mısra adlı hikayemde yer alan Cahit ve Feraye'nin geçmişidir. ]
Leyla'ya Kadar by cakltasi
cakltasi
  • WpView
    Reads 298,777
  • WpVote
    Votes 15,313
  • WpPart
    Parts 34
31.01.2025 Cuma akşamı bölümler kaldırılacak, 03.02.2025 pazartesi günü ilk bölümün düzenlenmiş hali ile yeniden burada olacağız! ♥️♥️ Merhaba desin diye bekledim. Ben geldim ya da döndüm. Hoş geldin diyebilir miydim bilmiyordum ama böyle bir şey bekledim. Ali Kemal, gözlerindeki derin ifadeyle, ki ben o ifadeye bir anlam yüklemekten korkmasam kesinlikle hasret derdim, gözlerime tutundu ve başını omzuna düşürdü. Yüzünde beliren buruk bir gülümseme ile göz kırptığında her şeye rağmen, onun yüzündekinin bir yansıması gibi benimkinde de bir gülümseme belirdi. Bana ne merhaba dedi, ne de gidiyorum demediği gibi döndüm dedi. İçimde büyük bir yangının fitilini ateşlemek ister gibi kırptığı gözünün hemen ardından asla cevabını bilemediğim o soruyu sordu. "Bulabildin mi, ne renkmiş gözlerim?"