IremGle2 adlı kullanıcının Okuma Listesi
10 stories
ECSAD by lefazen
lefazen
  • WpView
    Reads 2,198,902
  • WpVote
    Votes 89,406
  • WpPart
    Parts 43
(Yakında bölümler düzenlenecektir. Yeni başlayacaksanız düzenlemeyi beklemeniz faydalı olur çünkü kurgu aynı kalsa da birçok bölüm baştan yazılıyor. Şu anda düzenlenmiş bölümlerin yayınlandığı tek yer benim wp kanalım, düzenlenme tamamlanınca buraya da yüklenecek. Yeni bölümler ise düzenlenmiş bölümler buraya yüklendikten sonra kaldığı yerden devam edecek.) ☼ ☾ Keyifle "Nihayet tanışabildik..." dedi. Eğer beni tutmuyor olsaydı titreyen dizlerim yüzünden yere düşebilirdim. Kahretsin, Ecsad maskesi takıyordu! Kim olduğuna dair bariz düşüncemin yanlış olması için her şeyimi verirdim. Ama onun kim olduğunu biliyordum. Hissettiğim korku ruhumun üçüncü bir kişi olarak olayı izler pozisyon alacağı kadar ağır gelmişti. Kendimin farkında değildim, boşlukta yüzüyordum. Yutkunarak boğazımdaki düğümü itmeyi denedim fakat manasızdı. "Kimsin sen? Benden ne istiyorsun?" Kaygı içinde kısılan sesim yüzünden beni duyamaması mümkündü. Ama duydu. "İsmim Xhadriel. Beni tanıyor musun?" Ecsad'ın kurucusu, gelmiş geçmiş en tehlikeli hacker topluluğunun lideri Xhadriel... Hiç tanımamış olmayı dilerdim. Halbuki benimle birlikte bütün ülke onu tanıyordu. Bense onun hakkında bütün ülkenin bilmediği bir gerçeği biliyordum; benim peşimde olduğunu. Onu tanıdığımın, hatta peşimde olduğunu bildiğimin farkındaydı. Kendi ağzımla onaylamamı istiyordu. 'Beni bekliyordun, bende geldim' der gibiydi.
KOĞUŞ-7 by Sayyldzx
Sayyldzx
  • WpView
    Reads 70,105
  • WpVote
    Votes 3,441
  • WpPart
    Parts 7
"Tanıştırayım beyler. Terre Haute Hapishanesi'nin ilk kadın mahkumu."
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,894,886
  • WpVote
    Votes 194,628
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 38,240,051
  • WpVote
    Votes 1,664,864
  • WpPart
    Parts 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
ZAMANSIZ by M_Rise
M_Rise
  • WpView
    Reads 507,009
  • WpVote
    Votes 36,924
  • WpPart
    Parts 23
Rosanna Camborne, bir kitap yazarıdır ve aklındaki karakterleri kelimelere dökmeyi planladığı sırada işler bambaşka gelişir. İlkel bir zamana ve hayal gücündeki canlıların bile ötesinde bir dünyaya geldiğinde yazmayı planladığı kötü karakter artık tam da karşısındadır; Blake Nightingale. Rosanna tüm zorlukları aşıp, tekrar kendi dünyasına dönmeye çalışırken farkında olmadan kurgusunun baş karakteri çoktan olmuştur. "Soğuk beni sarıp varlığımı sonsuza kadar işkence etmek için dondururken aklımda tek bir şey vardı... Şeytan'ın cehennem ateşinde yaktığı koca bir yalandı."
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,488,747
  • WpVote
    Votes 731,729
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
PANDORA +18 |Yeniden Yazılıyor by littlecosmoss
littlecosmoss
  • WpView
    Reads 3,656,221
  • WpVote
    Votes 113,369
  • WpPart
    Parts 48
Küfür, yetişkin içerik ve rahatsız edici sahneler içerir. ''Sevgilinin evinde, sevgilinin koltuğunda...'' der demez, titremelerim olsa da onun boğuk sesini pür dikkat, en tahrik edici melodileri dinler gibi dinlemeye devam ettim. ''Benim için bana geldin.'' dudaklarını kasıklarıma yasladığı gibi beni kana kana içmeye başladığında bu görüntü karşısında karnımı içime çekerek koltuğun başına tutundum. Kelimeleri beni bir bıçak gibi yaralarken, dili içimdeki yakıcı darbelere son verdi. Dişlerini tenimden çekerek gözlerimin içine baka baka dudaklarını yaladı. ''Sana dokunduğunu söylediğin her saniyeyi dakikaya çevirdim, yediyle çarptım.'' diyerek kalçama sert bir darbe daha yediğimde inleyerek gözlerimi kapattım ve başımı arkaya attım. ''Sana dokunduğunu söylediğin yerde seni ağzıma akıttım.'' -- Başlangıç Tarihi: 22 Temmuz 2020 YETİŞKİN İÇERİK VE KÜFÜR İÇERMEKTEDİR Kapak Tasarımı: @theguldesign
Enkaz Altındakiler by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 9,318,118
  • WpVote
    Votes 575,028
  • WpPart
    Parts 54
Gözlerinizi açtığınızda yıkılmış bir evde uyanacaksınız. Tek çıkış yolunuz yerin altı olacak. Kendinizi bulduğunuz çıkış noktası her bir yanı kameralarla çevrili, her yeri izlenen bir plato. Tek amacınız ise alandaki ipuçlarını takip edip evinizi bulmak. Tüm yarışmacılar evlerini bulduğu an, kazanan belirlenmiş olacak. Öyleyse, sizi kaybetmemizi ister misiniz?
İkinci Yaşam 1-2 by amendoeira_
amendoeira_
  • WpView
    Reads 1,448,944
  • WpVote
    Votes 127,253
  • WpPart
    Parts 68
| WATTYS 2021 KAZANANI | Melis Aksoy, her yerde görebileceğiniz türde sıradanlığa sahip bir genç kızdı. Onu diğerlerinden ayıran mükemmel bir dış görünüşü veya herkesi şaşkına çevirecek zengin bir hayatı yoktu. Ancak kötü bir hayata da sahip değildi. Herkesin istediği türden kendisini seven bir ailesi, iyi arkadaşları vardı. Hayır, hayatı hiç de kötü değildi. Sadece oldukça sıradandı. Bu sıradanlığın kendisini rahatsız ettiği de söylenemezdi. Normal geçen günleri ona gayet de hoş geliyordu. Lakin, bir hayli memnun olduğu yaşamı birden büyük bir değişime uğradı. Kimsenin inanamayacağı türden bir değişimdi bu. O, artık bir kitap karakteriydi! Öfke duyarak okuduğu kitabın satırlarına istemeden de olsa dahil olmuştu. Üstelik, mutlu sona ulaşabileceği bir hikaye de değildi bu. Peki bundan sonra ne yapacaktı? Büründüğü karakterin başına geleceklere boyun mu eğecekti yoksa kendi hikayesini mi yazacaktı? *** Bir krallık, beş prens, on leydi ve bir taht. Bu olaylar arasında hayatta kalmayı başarabilecek mi? Yoksa mahkum olduğu ölüm onun sonu mu olacak? *** Cover by: @sevgisizcesevdi ° Roman #1 (03.12.2020) Romantizm #3 (24.02.2021) Tarihi Kurgu #1 (01.03.2021) Bilim Kurgu #1 (24.04.2021) Fantastik #1 (26.04.2021) Genç Kurgu #5 (15.11.2021) Kurt Adam #1 (12.01.2022) Vampir #1 (15.03.2022)
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,789,235
  • WpVote
    Votes 2,261,522
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."