Hayal kütüphanesi
93 stories
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 667,766
  • WpVote
    Votes 40,827
  • WpPart
    Parts 40
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
CAN SUYU by ilaydataspinarr
ilaydataspinarr
  • WpView
    Reads 354,193
  • WpVote
    Votes 20,105
  • WpPart
    Parts 47
Başıma ne mi geldi? Bir adama tutuldum, görür görmez. Sonra bir duydum ki o da bana tutulmuş. Evleneceğimizi duyurduk tüm köye. Düğünümüze kadar günlerce onu hayal ettim, aşkımı körükledim. Sonra düğün günümüzde bir adam çıkageldi kapıma, elinde atıyla. Onun olması gereken yerde, ardında bir kalabalıkla duruyordu bu adam. Gelinini almaya gelmişti belli ki, beni. Ben sevdiğim adama değil başka bir adama gelin oldum. İşin daha da kötü yanı sevdiğim adamın yaşadığı eve gelin gitmemdi. Bir insanın başına bundan daha kötü bir şey gelebilir miydi? * Şiddet, küfür ve olumsuz ögeler içerebilir. * Dram-3 (04.09.21) Tarih-1 (07.09.22)
EŞKIYA by Sitaare
Sitaare
  • WpView
    Reads 2,033,721
  • WpVote
    Votes 93,532
  • WpPart
    Parts 47
Gece boyu izledim; Çadıra düşen gölgesini. Peçesini indirişini, Sigarayı yakışını.. Üfleyişini geceye.. Yer yer çadıra dönüp bakışını.. Nefes alıp verişini.. Gözlerinde hiç korku yoktu, deli cesareti okunuyordu yüzünün her köşesinden. Büyük kalabalıklarda dahi kaybolmayacak bir güce sahipti. Herkese göz gezdirirdiniz de onun duruşu dönüp tekrar bakmanıza neden olurdu. Bu farklılık gizlenemeyecek türdendi. Siyahlara bürünmesi gecede kaybolmasına yetmiyordu. Karanlıklar içinde bir karanlık, ama günden daha aydınlık.. [Gerçek kişi ve olaylarla bağlantısı yoktur. Tarihi bir değer taşımamaktadır ! Yazar Cadillac değil, at sürmek istediği için fi tarihini seçti. ] Tüm hakları saklıdır. ~31.12.2015~
MALKOÇOĞLU by useeer55
useeer55
  • WpView
    Reads 487,191
  • WpVote
    Votes 21,812
  • WpPart
    Parts 57
Kendi halinde yaşayan tıp fakültesi öğrencisi Kayra bir gün fazla miktarda paraya ihtiyacı olduğu için ek iş aramaya başlar.Arkadaşı sayesinde bulduğu tekerlekli sandalyeye bağlı bir adamın bakımını üstlenme işini başta kabul etmez fakat sonra kararı değişir. Bakacağı adam yani Doğan önceki nişanlısı yüzünden kadınlara güveni olmayan ketum bir iş adamıdır. Kader yine de ağlarını örer ve onları bir araya getirir. Peki onlar bir arada kalmayı başarabilecekler midir? "Benimle hiç konuşmayacak mısınız?" Yüzünde herhangi bir duygu belirtisi yoktu."Pekâlâ bende kendi kendime konuşurum.Yapmadığım şey değil sonuçta." Yine tepki vermedi.Hep yaptığı gibi sadece yüzüme baktı.
İMRAN by SessizBeste
SessizBeste
  • WpView
    Reads 122,989
  • WpVote
    Votes 5,368
  • WpPart
    Parts 34
Davullar zurnalar kulağımda çınlarken bu deliliğin içinden nasıl kurtulacağımı düşünüyordum. Damatsız düğün yapıyorduk gelin buradaydı davetliler buradaydı olması gereken her şey yerli yerindeydi ama damat yoktu. Yüzümdeki duvak beni boğarken dayanamayıp hızla ayağa kalktım. Nefesim giderek sıklaşırken bir hışımla duvağımı açtım. "Yeterrrr!!!" Daha fazla bu saçmalığa tahammülüm yoktu. "Siz delirdiniz mi beni gelin diye getirdiniz oturttunuz buraya Fazıl Fazıl diye birini sayıklıyorsunuz güya damat, daha bir kere sesini bile duymadım böyle saçmalık mı olur?" Davul zurna sesi bıçakla kesilmiş gibi kesildi. Babam öfkeli gözlerle bana bakarken duvağımı başımdan sıyırıp masanın arkasından çıktım. Halay çekenlerin arasından geçip karanlığa karışmak istedim. "Dur orda İmran hatun!" Tüm alanı kaplayan sesle olduğum yerde kaldım. Karanlığın içinden çıkıp gelen adam önce gelin masasına uğrayıp çıkardığım duvağı aldı. Meydanın ortasına çivilenmiş bana sert adımla yürüyüp yüzümü örttü. "Tek sorun damatsa damat burda başka itirazın yoksa masaya geri dön" sesi itiraz istemez biçimdeydi. Ufak adımlarla masaya geçtiğim de kına da da nişanda da istemede de boş olan yanım doldu. Ya kalbim dolacak mıydı? #İmran #Fazıl #dönem #bey
GÜMÜŞBEY  by Maysa_58
Maysa_58
  • WpView
    Reads 191,133
  • WpVote
    Votes 19,932
  • WpPart
    Parts 22
Eski dönem kurgusu..🕊️ Heyecanlı bir bekleyiş içindeydi güvey odasında Suna. İçindeki heyecan öyle büyüktü ki, kendini sanki bir rüyanın içindeymiş gibi hissediyordu. Kırmızı duvağın ardından avuç içine bakmış ve gülümsemişti. Kınası tutmuştu ve Suna bunun anlamını çok iyi biliyordu. Güzel başlamamışlardı ama güzel olacaklardı; Suna buna tüm kalbiyle inanıyordu. Derken, dışarıdaki davul zurnanın sesi kesilmişti; damadı güvey odasına yolcu ediyorlardı. İçindeki heyecanla yataktan kalktı. Dışarıdan gelen bağırış sesleriyle odasının kapısı açılmış ve kocası içeriye girmişti. Kalbi küt küt atarken, Yavuz Ali ona hiç bakmadan geçmiş ve odadaki koltuğun üzerine oturmuştu. Suna, ne olduğuna anlam verememişti. Az önceki heyecanından eser kalmamış, yerini korku ve hayal kırıklığı almıştı. Duyduğu cümlelerle ise az önceki rüyası kabusa dönmüştü. "Ne bekliyorsun?" dedi sert bir sesle. Cebinden tütünü çıkarıp dudaklarının arasına yerleştirdi ve metal çakmağıyla tütünü yakarken ciğerlerini derin bir dumanla doldurdu. Saliseler sonra titretmişti beyaz dumanın sardığı gözbebeklerini. "Bu gece yahut sonraki tüm geceler... Ne olacağını sanıyorsun?" En az bakışları kadar sertti ses tonu. Döktüğü her kelimede boynundaki damarlar hiddetle kabarmaktaydı. Derken bir anda öfkeyle çevirivermişti bakışlarını yatağın önünde dikilmekte olan karısına. Genç kız kocasının bakışlarında gördüğü manayı tanıyamamıştı. Kin mi, nefret miydi bu? Yoksa koskoca bir hayal kırıklığı mı? Bilememişti. Ve o an kulakları geceler boyu kalbini kor bir ateşle yakan o sözlerle çınlamıştı. "Yapmayacam Suna! Yapmayacam ! Bilesin ki bir lahza huzurun olmayacaktır bu odada. Çünkü ben emmoğlumun oynaştığı kızı değil gönlüme , yatağıma dahi almayacam !" Kitabın içeriği tamamen hayal ürünüdür
Rayiha | Köy - Anlaşmalı Evlilik (Tamamlandı) by mavverra
mavverra
  • WpView
    Reads 2,325,000
  • WpVote
    Votes 144,553
  • WpPart
    Parts 56
Nehirde yıkanırken kendisini izlediğinden habersiz olduğu adam onu boğulmaktan kurtarır. Fakat suni teneffüs yaptığını gören köylüler onları sevişiyor sanınca olaylar bir namus davasına dönecek şekilde karışır. ❝Bataklığın neredeyse son bulduğu bu noktada karşısına çıkan manzara onu şaşkına çevirmişti. Bu kadar tenha ve tehlikeli sayılabilecek bir yerde bir insan neden yıkanmayı seçerdi? Aklına ilk olarak suyun serinliğinin cazibesi ya da bataklığın hemen ötesindeki doğal kaynaktan gelen berrak su ihtimali gelse de mahremiyet ihtiyacı düşüncelerine hiç uğramadı. Genç kadın önce ıslaklığı sebebiyle üzerinde yalnızca ince bir tabaka gibi duran kombinezonunu ağır hareketlerle çıkarıp bir kayanın üzerine bıraktı. Ardından sütyeninin kancalarını çözüp omuzlarından kaydırdı ve onu da aynı yere bıraktı. O an suyun yansımalarıyla parlayan bembeyaz, dolgun göğüsleri gözlerinin önünde bütün çıplaklığıyla belirmişti. Bakışları istemsizce o dik ve kusursuz yuvarlaklığa kaymış, ardından ucundaki canlı pembe tomurcukları seçmişti. Bu görüntünün şimdiye dek gördüğü en baştan çıkarıcı şey olduğunu düşündü bir an.❞ ▪︎Rayiha : Hoş koku ▪︎Yaş farkı vardır. ▪︎Cinsellik ve küfür barındırmaktadır. Rahatsız olacaklar, duyar kasacaklar uğramasa çok iyi olur. Tamamen eğlenmek amaçlıdır. Kadına şiddet ve tecavüz yoktur.
SEVDAYA YENİK BİÇARE by cinemaceviri
cinemaceviri
  • WpView
    Reads 161,333
  • WpVote
    Votes 10,211
  • WpPart
    Parts 19
Derler ki diyarın birinde bir sevda yatarmış gizlice. Bir kelebeğin kanadında gecenin ayazında. Usul usul yayılırmış sokaklara, kervan geçmez yollara. Destan olurmuş dillere, küçük çocuklara masal olurmuş. Olurmuş da yüreğin birine konamazmış. İçeri girmek için çırpınır can çekişirmiş, çünkü biliyormuş. O yüreğe giremezse yok olur gidermiş. "Tamam, diyelim ki dediğini yaptım. Gelip seni istedim, evlendik... Sonuçta evlenme hayalleri kurduğun adam ben değilim, yine de mutlu olabilecek misin?" "Sen mutlu olursan ben de olurum." "Peki..." dedi Doğan. Bakışlarını başka bir yere çevirdi. Ardından sormaya korktuğu o soruyu sordu. "Bir gün beni de sevebilir misin?" 17.05.2025
YAN KARAKTER by Sareinn
Sareinn
  • WpView
    Reads 1,105,530
  • WpVote
    Votes 80,935
  • WpPart
    Parts 32
En sevdiğim kitabın içine yan karakter olarak düştüğümde tek bir görevim vardı : mutlu sonun gerçekleşmesini sağlamak. Her şey tam da olması gerektiği gibi gidiyordu─ta ki ben kötü karakterin dikkatini çekene kadar.
Güneşin Öptüğü Kız "KIZIL KARDELEN" by seyma_demir
seyma_demir
  • WpView
    Reads 996,546
  • WpVote
    Votes 48,493
  • WpPart
    Parts 45
DÜZENLENDİ. Güneşin öptüğü Kardelen, kusurlu bulduğu kusursuz güzelliğinin farkında olmayan, özgürlüğüne düşkün bir bey kızıydı. Kızıl saçları ve çilli yüzüyle ovasında ki tüm kadınlardan farklı, açık mavi gözleriyle ise bu zamana kadar görülmemiş, büyülü bir güzelliğe sahipti. Ancak onun bu görülmemiş güzelliğini kötüye yoran, onun lanetli olduğunu düşünen zihniyetler kızına düşkün babanın bir önlem almasına sebep oldu. Kızının güzelliğinden haberdar olan baba, genç kız büyüyüp serpilmeye başladığı an, saçlarını sarıklarla, yüzünü ise peçelerle saklamaya başlamıştı. Bu önlem genç kızın hayatını tamamen değiştirecek, onu efsanevi bir varlığa dönüşmüş Kara'nın pençelerine atacaktı. Hiç kimseye boyun eğmeyen, güneşin öptüğü bir Çerkes kızı... Ve onu pençelerine alan, adı gibi karanlık; ömrü boyunca annesinden başka kadınla konuşmamış, ürkütücü denecek kadar iri bir Osmanlı askeri. Onları bekleyen uzun bir yol... Kardelen, Kara'nın karanlığından heyecan duyarken, Kara kendine karşı gelebilecek kadar cesaretli bu tuhaf kızın gizeminde kaybolacak, onun çirkin yüzünü saklamak için taktığını düşündüğü peçeyi düşürecekti. Ama bilmediği bir şey vardı. O peçe düştüğü an kendisi de genç kızın ufak ama güçlü pençesine düşecekti.