Aevinz adlı kullanıcının Okuma Listesi
4 stories
Biraz BORDO Biraz Mavi by zeynoooylmz
zeynoooylmz
  • WpView
    Reads 210,859
  • WpVote
    Votes 14,515
  • WpPart
    Parts 1
Yeter sıkıldım lan bu muhabbetten,ne işim varmışmış burada tek başıma.Ne işim var biliyor musun?Senin burada ne işin varsa o işim var.Siz erkekler bu ülkeyi koruyan ve vatana hizmet edenlerin sadece siz olduğunuzu düşünüyorsunuz.Çünkü askere sadece siz gidiyorsunuz,siz şehit düşüyorsunuz değil mi?Ama hiç düşündünüz mü o evladının ölüm haberini alan annenin halini.Siz bir kere ölüyorsunuz ama o anneler nefes aldıkları her gün tekrar şehit düşüyorlar ama yinede o cenazeye gelip vatan sağolsun diyorlar sadece vatan sağolsun.Savaşlarda hep sizleri kahraman olarak adlandırıyorlar ama arkada her ölenin acısını yaşayan,hepsinin acısını yüreğinde taşıyan o yüce yürekli kadınları ağladıklarından dolayı zayıf olmakla suçluyorsunuz.Benim burada ne işim mi var.Hani hep şehitler öldüğünde cenazelerinde bağırıyoruz ya 'Şehitler ölmez Vatan bölünmez' diye peki söylesene asker vatan nedir ?vatan uğruna herşeyini kaybetmeyi göze alacağın yerdir Anneni babanı evladını gerekirse kendini.Peki söylesene burası vatan değil mi.' #bordobereli #musaybin #öğretmen #aşk
Karantina Serisi by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 113,808,168
  • WpVote
    Votes 4,586,558
  • WpPart
    Parts 181
''Birlikte belanın içine batabileceğimiz kadar battık. Ve şimdi, seni bırakmayacağım... Benimle misin?'' --- Zeynep, kendini yeni okuluna başladığı ilk gün bir felaketin ortasında buldu. Okulu, salgın bir hastalık nedeniyle karantina altına alındı. Karantinanın akşamında ise kendini okulun karanlık koridorlarında bir kız öğrencinin cesedinin başında buldu. Üstelik yalnız değil, onlar da yanında... Mahşerin üç atlısı. Bu, sadece bedenleri değil ruhları da karantinaya alınan dört kişinin hikayesi. Bu onların özgürlüklerine ulaşmak için yaşadıkları esaretin hikayesi. Bu, birbirlerinin her şeyi haline gelen, birbirlerine gökyüzündeki son yıldız yanıp kül oluncaya kadar birlikte olacaklarına söz veren dört arkadaşın hikayesi. Bu mahşerin dört atlısının hikayesi. Şimdi, bizimle misiniz? "Bizim bedenlerimizi karantinaya almadılar. Ruhlarımızı karantinaya aldılar. Bizim ruhlarımız tanıştığımızdan beri karantina altında. Ne çıkabiliyoruz bu karantinadan, ne de birbirimizden ayrılabiliyoruz. Ruhlarımızı birlikte bir karantina altına aldılar, ve bizim bundan sonraki tek savaşımız bu karantinadan kurtulmak. Kurtulduğumuzda bile birlikte olacağız, ama özgür olacağız. Savaş bitti, ve biz sağ kaldık. Savaş bitti, ve biz hala ayaktayız."
Albay Kızı  by ssara_nurr
ssara_nurr
  • WpView
    Reads 2,833,158
  • WpVote
    Votes 139,823
  • WpPart
    Parts 68
"Ey kahraman Türk kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil,omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın." -Gazi Mustafa Kemal Atatürk
MAHAR (Kitap Oldu) by murateksii
murateksii
  • WpView
    Reads 395,640
  • WpVote
    Votes 30,947
  • WpPart
    Parts 32
⭐ WATTYS 2017 BÜYÜK BULUŞLAR KAZANANI ⭐ "Dünyanın en hızlı adam olan çocuklarıyız biz yetimhane çocukları, en hızlı ADAM olanı." Acıyı keşfeden küçük çocukların hikayesi... Mahar, 1980 li yıllarda sert kuralları olan, çocukları şiddet ile terbiye etmeyi güden bir geri kafalı müdürün yönetimindeki yetimhanede büyüyen üç çocuğun hüzün ve bir o kadar da macera dolu hikayesini anlatıyor. Mahar, yetimhane beraber büyüdüğü Ali ve Merve ile 8 yaşındayken kaçmaya karar verip her şeyin çok iyi olacağını düşünürler. Peki her şey iyi mi olacaktı? Her sokakta ayrı bir yüze bürünen İstanbul sokakları yetimhaneden daha mı güvenli? Değildi, özellikle sekiz yaşında isen hiç de güvenli değildi. KİTAPTAN KESİT.. "Sekiz yaşından beri söylediğim bir söz vardı; dünyanın en hızlı ADAM olan çocuklarıyız diye. Ama gelin bi' sorun bana. Bir sorun bana; hızlıca adam mı olmak istiyordum yoksa çocukluğumu yaşaya yaşaya mı adam olmak istiyordum.... Gelin bir sorun bana..." ... Yirmi beş yaşına gelmiş, balkonumda çayımı yudumlarken dışarıda gülüp koşturan, oyun oynayan çocukları gördüm. Yirmi beş yaşında filan dinlemedim, attım kendimi sokağa. "Ben de sizinle oynayabilir miyim?" dedim çocuklara gülerek. Önce birbirlerine bir süre baktılar ve sonra: "Tamam abi oyna." dediler. "Ama son geldiğin için ortaya geçersin." Ortaya geçmiş öylece duruyordum. Çocuk elindeki topu bana atıp bacağımdan vurunca güldü. Kaçmamış, hatta topu tutmaya çalışmıştım. "Hahaha! Ya abi kaçsana toptan. Neden kaçmıyorsun?" diye güldüler. Oynadığımız oyunun adı 'ortada sıçan' dı. Ve ben Mahar; yirmi beş yaşında ortada sıçan nasıl oynanır, onu öğreniyordum... ~Telif hakkı saklıdır.