Okuyacaklarım-1
2 قصص
ÜZÜM BUĞUSU بقلم bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    مقروء 3,926,776
  • WpVote
    صوت 222,413
  • WpPart
    فصول 41
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
Aşk ve Şarap🍷 بقلم Nurseda777
Nurseda777
  • WpView
    مقروء 694,644
  • WpVote
    صوت 23,293
  • WpPart
    فصول 78
Bacaklarını iki yana açmış rahat bir pozisyonda otururken, sert ve baştan çıkarıcı bakışlarını yanımızdaki insanları umursamadan üzerimde gezdirdi. Bakışları beni heycanlandırırken aynı zamanda içimde kelebekler uçuşmasına neden oluyordu. Aşık olduğum bey; 'Odama geç beni bekle yavrum.' Telefonumun ekranına düşen onun mesajıyla gözlerimi usulca yüzüne çevirdim. Dirseğini oturduğu koltuğun başına yaslayarak baş parmağını dudaklarının üzerinde gezdirmeye başladı... Beni çalışma masasının üzerine oturtup elerini bacaklarımın iki yanına koyarak iki ayırdı. Arasına yerleşerek yüzünü yüzüme yaklaştırdı, parmakları çıplak omuzumda gezinirken inlememek için kendimle direniyordum. "İsminin anlamı kadar varsın Bade." Kalbim olmadığı kadar hızlı atıyordu. Eleri yavaşça kalçam ve belimin arasına indi. Nefesimi kontrol altında tutmak epey bir zordu. "Aşk ve şarap...önce usul usul kalbimde yer edindin, sonrasında şarap kadar sarhoş etmesede bende o etkiyi bıraktın." Dudakları boynuma temas etmesiyle ağzımı hafifçe araladım, kafamı arkaya doğru yatırarak inlememek için alt dudağımı dişlerimin arasına alıp ısırdım. "Söyle bakalım ufaklık napamamı istersin sana?" Kısılan gözlerimi aralayıp bana bakan elalarına çevirdim bakışlarımı, dudaklarına yanaşarak tahrik olan sesimle konuştum. "Öp beni." Dudakları yana kıvrıldı. Kalçamdaki elini yanağıma çıkarıp benim yaptığım gibi dudaklarıma yanaştı, ikimizinde gözleri bir birimizin dudaklarındaydı. "Nerden geliyor bu cesaret?" Ah düşüp bayıla bilirdim şuan. Beni etkisi altına almayı çok iyi beceriyordu. "Seni sevmekten." Kendimden emin çıkan sesimle dudaklarını çenemin altında gezdirdi... Ağbeyimin en yakın arkadaşı, çocukluk arkadaşımın ağbeyisi benim ise ilk aşkım. "(Kurgu; yetişkin içerik bulundurur.) #Mahalle kurgusu