Carpe diem
129 stories
ÖYLE BİR UĞRADIM (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 379,295
  • WpVote
    Votes 21,314
  • WpPart
    Parts 8
"Ondan hoşlanıyor musun?" Kıskanç çıkan sesine ne tepki vereceğimi bilemiyordum. "Ona sarıldın." Kaşları çatıldı. "Hoşlanmasaydın sarılmazdın. Hoşlanıyorsun ki sarıldın." Burnundan nefesini sertçe verdi. "Bana bile sarılmadın." Ters ters baktı. "Bana niye sarılmıyorsun?" Kıskandığı kişi en yakın arkadaşıydı. Ve onun arkadaşı benim babamdı. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Eflah kim olduğumu bilmeden beni seviyordu ama ben, onun kim olduğunu bile bile ona âşık olmuştum. Benim günahım daha büyüktü. Bir insanın başına en kötü ne gelebilirdi? Babam gözlerimin önünde öldürüldüğünde ve onu öldüren annem olduğunda en kötüsünü yaşadığıma çok emindim. Artık annem cezaevinde, babam ise mezardaydı. Bundan daha kötü ne olabilirdi ki? 25 yıl geçmişe gitmek? Bu kötünün de kötüsü olabilir miydi? Ölümcül bir kaza sonucu kendimi 1998 yılında bulduğumda o an için bunun bir felaket olduğunu düşündüm. Felaket bir durumdu çünkü bu zaman diliminde anne ve babamla aynı yaşlardaydım. Onların hayatına bir yabancı gibi girmek zorundaydım. Ama aslında felaket sandığım şey mucize de olabilirdi. Mucizevi bir durumdu çünkü bu zaman diliminde annem cezaevinde, babam da mezarda değildi. Onların evlenmesinin nedeni annemin bana hamile kalmasıydı. Ana rahmine düşmeme sadece üç ay kaldığını anladığımda ise kendi doğumumu engellemenin nasıl olacağını düşünmeye başladım. Annemi cezaevinden, babamı da ölümden kurtarmanın tek yolu bu olabilir miydi? Belki de olabilirdi. Planını uygulamak için babamın arkadaşı Eflah'ın evine bir dadı olarak işe girmekse hayatımda verdiğim en kötü karardı. Bunu ona anlatmanın bir yolu var mıydı? Buraya ait olmadığımı, öyle bir uğradığımı anlatmanın bir yolu olmalıydı. Doğru insanı yanlış zamanda bulmak birine verilen en büyük ceza olmalı.
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,348,067
  • WpVote
    Votes 727,597
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,527,111
  • WpVote
    Votes 698,647
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,857,513
  • WpVote
    Votes 193,805
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
SARKAÇ(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 16,672,308
  • WpVote
    Votes 623,239
  • WpPart
    Parts 31
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
SORMA KALBİM by mira_yelkenci
mira_yelkenci
  • WpView
    Reads 749,488
  • WpVote
    Votes 60,294
  • WpPart
    Parts 49
Yetişkin okurlar için uygundur! İntikam için ne kadar ileri gidebilirsiniz? Nefretin ateşinde kendi ruhunuzu bile yakıp masumları cehenneme atabilir misiniz? Alya Celepoğlu tüm bu sorulara, 'Evet!" demiş ve Sanver Ailesini yok etmeye yemin etmişti. Bir örümcek titizliğinde ağlarını örerken soğukkanlı ve çok hünerliydi. Ancak, hesapta olmayan bir şey, birisi vardı; Yiğit Sanver! Tüm planlarını üzerine kurduğu adam intikamı için bir piyonken aşk, sadece mat olmak demekti. Kazanmak için her şeyi kaybetmeyi göze almak gerekti ve Alya, bu oyuna yaşamını koymuştu. Sonunda şahı çeken ve galip gelen kendisi olacaktı. &&&
BEGONVİL ÇIKMAZI (Mahalle Hikâyesi) by mira_yelkenci
mira_yelkenci
  • WpView
    Reads 104,586
  • WpVote
    Votes 9,325
  • WpPart
    Parts 19
Yetişkinler için uygundur!+18 Bir üniversite aşkı ve mahâlle hikayesi🌺 &&& Her şey, kazananı olmayan bir iddiayla başladı. Peki, oyun gerçeğe dönerse ve ömür boyunca unutulmayacak bir aşk yaşanırsa... &&& Yavaşça başımı kaldırdım, arzudan puslanmış ela gözlerine bakarken, "Bakire misin?" diye sordum alçak bir sesle, alacağım cevaptan korkarcasına. Yüzümde ne okudu bilmiyorum, birkaç saniye cevap vermeden durdu; sonra, "Evet, fark eder mi?" dedi ve ekledi. "Lütfen aşkım." "Fark eder," diyerek doğrulup yanına yattım; gözlerimi kapatmış, nefesimi yatıştırmaya çalışırken bir elimin tersini alnıma koymuştum. &&& Yaman Yetgin! Bu adı, ömrümün sonuna kadar unutmayacaktım. İnsan, kendisini öldürenin, hayallerinin katilini unutabilir miydi? Mezara giderken bile o ismi hatırlayacaktım.
MUM OLMAK KOLAY DEĞİL (1) by Gizemlikimlik
Gizemlikimlik
  • WpView
    Reads 8,173,693
  • WpVote
    Votes 454,932
  • WpPart
    Parts 58
" Mum olmak kolay değil, ışık saçmak için önce yanmak gerek."
AŞKIN ESİRİ (Bitti) _(Yazar Kamalye H. Yeşilyurt) by kamalye
kamalye
  • WpView
    Reads 4,897,374
  • WpVote
    Votes 6,569
  • WpPart
    Parts 7
Küçük bir hata iki insanın hayatını sonsuza kadar değiştirebilir mi? Evet... Çünkü bazı hataların telafisi olmaz. Conner McLead diğer adı Şeytan! O kralın en sadık askeri, İngiltere'nin en güçlü şövalyesi, düşmanlarının en korkulan adamıydı. Acımasız, kaba, kibirli ve küstahtı. Girdiği savaşları kaybettiği duyulmamıştı. Merhametten yoksun kalbinde yer vermediği tek duyguydu aşk. Bir gün evlenmek için tek bir sebebi olabilirdi. Varis... Christina Atkins tek bir şey için yaşıyordu. Özgür olmak! Hastalıklı bedeni yüzünden herkes onun lanetlenmiş olduğunu düşünürken, umurunda bile değildi. Güzel olmak, evlenmek, çocuk doğurmak, anne olmak gibi bir derdi de yoktu. İstediği tek şey eziyet gördüğü ve bir hizmetçi gibi yaşamaya mahkum edildiği babasının evinden kaçmak. Sonsuza kadar özgür olmak! Kimse onun lordun kızı olduğunu bilmiyordu. Üvey annesi ve kız kardeşi dışında... Lord Conner krala söz verdiği, evlenmek için kaçırttığı genç kızı gördüğü anda hayatının şokunu yaşadı. Genç kızın hastalıklı bedeni ve yüzü kara ölümü hatırlatırken, onunla evlenmek için kabul ettiği aptal anlaşmaya lanet yağdırdı. Kimdi bu kız? Leydi Atkins mi? Onun hizmetçisi mi? Nikahtan sonra ölüm emri verdiği karısı ucube Christina, beş yıl sonra karşısına aklını başından alacak kadar güzel bir kadın olarak çıktığında hayatındaki ilk yenilgiyi yaşayacaktı Conner. Bu kadının kalbini kazanmak, ona kendini affettirmek hiç kolay olmayacaktı. Çünkü Leydi Atkins bu adam için tek bir duygu besliyordu. Nefret! Sırlar, yalanlar, tutku, aşk, gizem, intikam, şehvet... Biri Melek, diğer Şeytan... En çok okunan Tarihi Aşk Romanları arasında milyonu aşan okuma oranıyla Aşkın Esiri... *Bu tarzı sevenler için...
MORANA by isilsugultekinn
isilsugultekinn
  • WpView
    Reads 322,124
  • WpVote
    Votes 26,725
  • WpPart
    Parts 20
Morana. Morana 'ölüm' demekti. Arsen Morana gözlerinde ölümü taşıyordu, damarlarında kurbanlarının kanı akıyordu. Düşmanları toprak oluyor Morana tarih yazıyordu. Tara'nın yaşadığı şehir olan Savana'da herkes kimden uzak durması gerektiğini biliyordu. Bunlar ölümü düşleyen Tara'nın umurunda değildi. 19 yaşındaki keskin nişancı olan Tara Baver, ülkenin en tehlikeli örgüt lideriyle anlaşma yapmak üzeredir. Aşk yok. Bağlanmak yok. Sadece hayatta kal. *** Uzun boylu yabancı onu karanlığa çekti, kulağına fısıldadı. "Işığını kaybeden yıldız, şimdi kollarımdasın. Derin bir nefes al, ölümü düşlesen de sana hayatı tattıracağım," Ölümün kızı Tara, ölümü zırh gibi kuşanan adamın kollarına kendini bıraktı.