Never click suspicious links
Reminder: Wattpad will never ask for passwords, payment information, or other sensitive account security details.
kacikyazar92 adlı kullanıcının Okuma Listesi
50 stories
ŞAHLAR VE VEZİRLER by BenMarsel
BenMarsel
  • WpView
    Reads 7,712
  • WpVote
    Votes 639
  • WpPart
    Parts 17
Kapı açıldığında kimse dönüp bakmadı. Onun geldiğini anlamak için bakmaya gerek yoktu. Adımları ölçülüydü. Aslan, masanın başındaki sandalyeye oturduğunda odadaki herkes bilinçsizce dikleşti. Ellerini masaya koymadı. Kollarını bağlamadı. Sadece geriye yaslanıp oturdu. "Anlat." Sesi yüksek değildi. Ama itiraz kaldırmazdı. Masadaki adamlardan biri boğazını temizledi. "Vezir... öldürüldü." Oda bir anlığına daha da sessizleşti. Avizenin hafif uğultusu duyulabiliyordu. Sergei'nin yüz ifadesi değişmedi. "Nasıl?" "Bir kadın." Bu kelime havada asılı kaldı. Sergei hafifçe başını eğdi. Bir yandan öfkelense de bir kadının koca bir veziri öldürmesi ilgisini çekmişti. "Kim?" Adam önündeki dosyayı itti. Parmakları titriyordu. "Adı Ada. Harvard mezunu. Psikoloji. Profil analizi uzmanı. Eski MİT ajanı." Sergei dosyayı açmadı. "Devam et." "Teşkilattan ayrılmış. Son iki yıldır çocuk istismarcıları ve katilleri sistematik şekilde öldürüyor. Temiz çalışıyor. İz bırakmıyor. Vezir'in yerel ağını üç ay boyunca yukarı doğru takip etmiş. Sokak satıcısından bölge sorumlusuna... en sonunda doğrudan Vezir'e ulaşmış." Masadaki bir diğer adam araya girdi. "Emre karşı geldi. Zinciri bozdu. Bu kabul edilemez." Sergei ilk kez gözlerini kaldırdı. O bakış kısa sürdü. Ama yeterliydi. Adam sustu. "Vezir," dedi Sergei yavaşça, "emirlerime rağmen çocuk ticaretine göz yumdu." Odadaki hava değişti. "Bu kadın," diye devam etti, "benim emrime karşı gelmedi. Benim sistemimdeki bir çürüğü temizledi." Bir anlık sessizlik. "Yine de bir Vezir öldü," dedi içlerinden biri temkinle. Sergei hafifçe arkasına yaslandı. "Evet." Bu "evet" onay değildi. "Öldürelim mi?" dedi içlerinden biri. Masadaki parmaklar gerildi. Sergei dosyayı nihayet eline aldı. Kapağını açıp baktı. Fotoğraftaki yüz sakindi ama kararlıydı. "Onu bana getirin"
ZARİNA  by gumusbirkirlangic
gumusbirkirlangic
  • WpView
    Reads 104,878
  • WpVote
    Votes 7,004
  • WpPart
    Parts 15
Yetişkin okurlar içindir!!! Karadeniz'de aşklar fırtına gibi kasıp kavurur. Doğu'da ise sessiz yaşanır. "Bana dokunmamak için bu mücadelen," dedim yavaşça. Sesim sandığımdan daha sakindi. Gözleri gözlerimi bulduğunda bastırdığı duygular oradaydı. "Hayır," dedi ve birkaç saniye duraksadı. "Evet." İkilemi karşısında kaşlarım havalandı. Demirhan tuttuğu nefesini sertçe verdi. 
"Sikeyim! Evet," diye yükseldi aniden. "Çünkü dokunursam durmam. Sahte karıma dokunursam duramam, sikerler böyle işi."
HIRPANİ  by contextlove
contextlove
  • WpView
    Reads 248,286
  • WpVote
    Votes 9,303
  • WpPart
    Parts 22
Zoya sevdiği adamla evlenmek ister fakat adamın ailesi tarafından istenmez. Daha sonra ilişkisinde bir tuhaflık olduğunu anlar ve sevdiği adam aniden başka biriyle nişanlanır. Üstelik nişanlandığı kadın Adana'ya nam salmış Rezan Dağlı'nın sevgilisidir. Nişan günlerinde uzak bir noktadan acıyla onları izlerken aniden yanında biri belirir. "Çifte ihanet." "Çifte öç." Nefrete kuşanmış bakışları kadının güzel yüzünden ayrılmazken konuşuyordu. "Benimle evlen," der lakin Zoya kabul etmek istemez boşuna bir çabayla. Çünkü Rezan Dağlı elinden geleni yapmış, onlara ihanet edenlerden önce nikâhına almıştı onu.
İHTİLAL by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 24,753,707
  • WpVote
    Votes 1,109,542
  • WpPart
    Parts 53
O gece yağan yağmur, yer ve göğün yerini değiştirmişti. O geceden sonra bir daha şafak sökmemeli, güneş doğmamalı, sabah olmamalıydı. O gece şafak söktü, güneş doğdu, sabah oldu. Olmamalıydı.
ACIYA ÇEYREK KALA by cinemaceviri
cinemaceviri
  • WpView
    Reads 381,156
  • WpVote
    Votes 27,256
  • WpPart
    Parts 41
"Beni kırdın, paramparça ettin. Ben o parçaları ellerim kanaya kanaya topladım, birleştir diye sana verdim ama sen onları da parçaladın, tekrar, tekrar. Benim artık gücüm kalmadı Turan." Ayakta durmaya bile dermanım yoktu. Neden beni bırakmamıştı, neden peşimden gelmişti? Umutlanacağımı bilmiyor muydu? Tekrardan kalbimin kırılacağını bilmiyor muydum? "Ben artık yapamıyorum." "Neyi yapamıyorsun Elif?" Gözlerim dolmuştu. Yüzü önümde bulanıklaşmıştı. Yine de bu güne kadar içimde biriktirdiklerimi söylemekten geri durmadım. "Kalbine giremiyorum." Dedim, gerçek canımı yaktığı kadar dile getirmek de yakmıştı. "Ne kadar denersem deneyim, olmuyor. Önüme hep aynı engel çıkıyor. Zeynep. Ona olan aşkını yenemiyorum." Sustu. Sessizliğinin beni kör kuyularda bırakacağını bile bile cellat oldu. Zeynep'e olan sevdasını inkar etmedi ve ben orada bir kez daha öldüm. "Sevdamdan vazgeçiyorum artık. Senden vazgeçiyorum. Asla bir ihtimal bile olmayan bizden vazgeçiyorum... Yarın avukata gideceğim. Bir an önce boşanalım." + 18 İçerik Mevcut! FZA'nın Farklı Bir Evreninden 28.08.25
Kaderin Zoruyla by rosariaa
rosariaa
  • WpView
    Reads 90,793
  • WpVote
    Votes 5,113
  • WpPart
    Parts 14
Mardin'in taş sokaklarında, yıllardır süren iki düşmanlık gölgesini korumaktadır: Koçerler ve Sînorlar. Bu iki aile için sevgi bir seçenek değildir; kurallar, kan ve suskunluk vardır. Şilan Koçer, kendi hayatının bile kararını veremeden büyümüş bir kızdır. Onun için gelecek; çizilmiş, yazılmış ve çoktan başkaları tarafından seçilmiştir. Bir gün, hiç istemediği bir gerçeğin içine sürüklenir: berdel. Karşısına çıkan isim ise düşman tarafın gölgesidir. Mirzan Sînor. Soğuk, sert, korkulan ve adı söylendiğinde bile sessizlik yaratan bir adam... Ama asıl tehlike, onun düşman olması değil; Şilan'ın hayatına dokunmaya başlamasıdır. Bir ev, iki düşman, zorla bağlanmış iki kader... Ne sevgiyle başlayan bir hikâyedir bu, ne de kolay bir nefretle biten. Sadece mecbur bırakılmış iki hayatın, birbirine çarpmasıdır. Ve bazen kader... en çok zorlandığında başlar. Bu Hikaye Nefreten Doğan Bir Aşk Hikayesi...
ZAHİR | MAHALLE by lullabyendless
lullabyendless
  • WpView
    Reads 416,426
  • WpVote
    Votes 13,037
  • WpPart
    Parts 30
Sevdiğinde gözü önünü göremeyenlerdendim. Bundandır ki aldatıldığımı isteme merasimimde öğrenmiştim. Daha doğrusu kabul edebilmiştim. Sevdiğim adam beni en yakın arkadaşımla aldatmıştı. Yıkıntılarımı onardığım bir buçuk yılın ardından tekrar karşı karşıya geldiğimizde umulmaz bir işe kalkıştım. Bir yalan söyledim. Yalanıma ise en olmayacak kişiyi ortak ettim. Devrim Karasu'yu. ... "Beni ne sanıyorsun sen?" Sesinde hafif alaylı bir tını vardı.Kaşları çatık değildi, yüzünde herhangi bir şaşkınlık yoktu. Öfkeli olup olmadığını kestiremiyordum. Ağzımı açmama izin vermeden konuşmasına devam etti. "Oradan bakınca nasıl görünüyorum? Dur ben söyleyeyim." Merakla ağzından dökülecek sözleri bekliyordum. "Eski sevgilini kıskandırmak için kullanabileceği bir oyuncak." söyledikleriyle afalladım. Geri çekildim bir parça. Sözlerini aklımda irdelemeye başladım. Onu kullandığımı düşünüyordu, hem de Yavuz için. Ama benim o yalanı söylerken öyle bir amacım yoktu. Ağzımı açtığım an konuşmaya başladı. "Bıkmadın mı o itin peşinden koşmaktan?"
GEÇMİŞTEN BİRi by Firstmoonumsu
Firstmoonumsu
  • WpView
    Reads 40,746
  • WpVote
    Votes 807
  • WpPart
    Parts 26
Mevsim Atay,İstanbul'a yeni atanmış bir cumhuriyet savcısıydı ve geçmişiyle ilgili gereksiz olarak gördüğü ne varsa gömüp yeni bir sayfa açmıştı ya da o öyle zannediyordu.Geçmişinden bir parça olan Utkan Saraçoğlu'yla tekrardan karşılaşana dek. Kimsenin öğrenmemesi gereken 3 gerçek vardı. Bu üç gerçeğin peşine düşen kişilerden birisi aydınlık birisi de sonu olmayan o korkunç karanlıktı. O 3 gerçek kimin elinde parlayacaktı? "...Mevsim dikkatli bir insandı. O kadar incelemeye rağmen o fotoğrafta göremediği bazı detaylar vardı. Birincisi Serap'ın parmağındaki mavi kamelya çiçeği yüzüğü. İkinci detay ise fotoğraftaki Serkan'ın gözlerinin birinin kahverengi birinin mavi olmasıydı. Bir diğeri de Serkan'ın boynundaki gümüş pusula kolyesiydi. Bunların üçünü Mevsim daha önce görmüştü. Göremediği tek şey albümdeki ultrason fotoğraflarında iki minik hücrenin olmasıydı. Yaşama tutunmaya çalışan iki minik mucize..."
Akşam Güneşim by azraketen
azraketen
  • WpView
    Reads 1,348,976
  • WpVote
    Votes 66,143
  • WpPart
    Parts 94
'Ben en çok akşam güneşini severim Mem. Sarının en masum, turuncunun en tutkulu, kırmızının en şefkatli hali demek çünkü. Ben akşam güneşinin alacasına meftunum. Sen bu aciz yüreğimin akşam güneşisin Mem.' ☀️☀️☀️ Hızlandım. Bir insan kaçtığı bir yere ne kadar hızlı gidebilirse o kadar hızlı gidiyordum. Koştum. Ardımdaki sesler yaklaştı. Geçmişime yaklaştım. Gidebileceğim ilk yere ulaştım. Demir kapılı konağın önünde durduğumda elimdeki bıçağın kabzasını vurdum. Nefes nefeseydim. Soğuk yakıyordu. Boğazımı yakıyordu. Tenimi yakıyordu. O soğuk yakıyordu ama ben donuyordum. Titriyordum baştan aşağı. Elimdeki kanlı bıçakla vurdum kapıya tekrar tekrar. Ayak sesleri bana yaklaşıyordu. "Mem!" diye bağırdım yıllar sonra. Adı dilimden dökülünce içim dalgalandı. Sesim titredi. "Mem, aç kapıyı!" Gözlerim buğulandı. Adım sesleri kulağımda yankılanıyordu şimdi. Kalbim, göğüs kafesimden taşıyordu. Kirpiklerim bile titredi. O zelzelede birkaç damla döküldü soğuğun kuruttuğu yanaklarıma. "Aç kapıyı, Mem! Aç ne olursun, aç!" Adım sesleri durdu arkamda. Bulmuşlardı beni. Yakalanmıştım işte. Memet kapıyı açmamıştı. Kapıyı ilk ben kapatmıştım bize. Ama bu gece her şeye rağmen bana açamaz mısın Mem? Göz kapaklarım kapandı. Kucağımdaki valizin içinde oğlum ağlıyordu. Elimdeki bıçağın bulandığı kan şimdi kuruyacaktı. Son kez kaldırıp vurdum kapıya. İçimle titredi sesim. Ağladım. "Mem... Duymuyor musun? Sesimi duymuyor musun? Aç kapıyı! Aç kapıyı Mem." ☀️☀️☀️ 'Senden sonra en çok akşam güneşinden nefret ettim Zühre. Sarının en güçsüz, turuncunun en yalancı, kırmızının en zalim hali demekti artık. Ben bir akşam güneşinin alacasında zincire vurdum sevdamı. Sen yüreğime kazınm
Kurt Bey  by yasemin_bella
yasemin_bella
  • WpView
    Reads 5,249,528
  • WpVote
    Votes 303,168
  • WpPart
    Parts 60
Bu kitap +18 yetişkin içeriğe sahiptir. Kuma ve kadına şiddet aşağılama yoktur "Daha evlenmedik üç gün sonra dönünce nişan takacağız bir aya kalmadan evleniriz, ama ben can eşimi buldum." Kurt bey Neyrana bakınca yeşil kahve gözleri parladı. Uzakta onu acıyla izleyen bal rengi gözlerden bir haberdi. O gözlerin önünde canı alınmıştı Neyranın. En büyük acıyı vermişti ona, içini söküp almıştı. Ömer Mirza acıyla yutkundu, zamansız bir el ayırmıştı onları. Ömer Mirzanın gücü yetmemişti hiç bir şeye. Kurt bey eğilip Neyranın boynuna bir öpücük bıraktı. Oysa Ömer Mirza Neyranın teninin kokusunu bile bilmezdi. Onu en çok yaralayan şeyse Neyranın Kurt beye bakan gözleriydi. O gözlerde güven vardı, yeni yeni filizlenen bir aşk vardı. Yanan bir kadın Neyran Cevheri İntikam için herşeyi göze alıp yakan bir adam Ömer Mirza Altuner Sevmek için kalbi olmadığına emin olup bir çift göze tutulan Kurt Agâh Viranlı Yetişkin içerik şiddet cinsellik argo ve küfür barındırır (kitap yetişkin içerik barındırıyor. şiddet küfür argo ve cinsellik var ona göre okuyun bebekler )