🪷
106 stories
Kayıp İhtiras +18 by Jessy_izs
Jessy_izs
  • WpView
    Reads 199,771
  • WpVote
    Votes 6,190
  • WpPart
    Parts 54
İntikam... Dünyanın en güçlü ve aynı zamanda en kırılgan duygusu. İçimdeki ateşi yok etmekle onun ışığında kör olmayı dengelemeye çalışacağım. Ama bu görev, daha önce karşılaştıklarım gibi değildi. Bu sefer ki görevim diğerlerinden farklıydı. İçlerine kolayca sızdığım küçük çetelerden çok daha tehlikeli bir görev için seçilmiştim. Katliam Örgüt Lideri Asır Yankı Kansu'nun hayatını bitirmek adına seçilen bir kurbandım. Ya da hayatını yok edeceğim o adam benim seçilmiş kurbanımdı. Hayatımı tehlikeye atacak görevi normal de kabul etmezdim. Ama o sadece görev için bana verilen kurban değildi... O, benim bu dünya da ki en büyük düşmanımdı. Çocukluğumu, kardeşimi elimden alan acımasız bir katildi. Hayır cevabını kabul edebilecek türden bir adam değildi. Şeytanla yarışacak bir adamsa hiç değildi... O şeytanın ta kendisiydi. Onun gözlerinde taşıdığı ateşi söndürmek için hayatımı tehlikeye atmaya kararlıyım. Gözlerimde çaresizlik maskesi takarak sızdığım o dünyada hayatta kalmak zorundaydım; ta ki bana sunduğu teklife dek... İntikam soğuk yenen bir yemekti ve yılların acısını intikamımla birleştirme zamanım gelmişti. Çaresiz bir kızın rolü ne kadar zor olabilirdi ki? Değil mi? Ama yanılmışım... Gözlerimi açtığımda oynayacağım çaresiz rol bir anda gerçeğe dönüşmüştü. Artık hayatta kalıp beni dünyasına tutsak eden adamı yok etmeye kendimi adamıştım. Kurt ve kuzu postunun altına gizlenen gri tilkinin oyunu şimdi başlamak üzereydi. Bu mücadelede yalnızca bir kazanan olacaktı. Peki, zafer kimin olacak? Kurt mu yoksa kuzu postunun altına sinen gri tilki mi?
Akşam Güneşim by azraketen
azraketen
  • WpView
    Reads 1,394,241
  • WpVote
    Votes 67,817
  • WpPart
    Parts 94
'Ben en çok akşam güneşini severim Mem. Sarının en masum, turuncunun en tutkulu, kırmızının en şefkatli hali demek çünkü. Ben akşam güneşinin alacasına meftunum. Sen bu aciz yüreğimin akşam güneşisin Mem.' ☀️☀️☀️ Hızlandım. Bir insan kaçtığı bir yere ne kadar hızlı gidebilirse o kadar hızlı gidiyordum. Koştum. Ardımdaki sesler yaklaştı. Geçmişime yaklaştım. Gidebileceğim ilk yere ulaştım. Demir kapılı konağın önünde durduğumda elimdeki bıçağın kabzasını vurdum. Nefes nefeseydim. Soğuk yakıyordu. Boğazımı yakıyordu. Tenimi yakıyordu. O soğuk yakıyordu ama ben donuyordum. Titriyordum baştan aşağı. Elimdeki kanlı bıçakla vurdum kapıya tekrar tekrar. Ayak sesleri bana yaklaşıyordu. "Mem!" diye bağırdım yıllar sonra. Adı dilimden dökülünce içim dalgalandı. Sesim titredi. "Mem, aç kapıyı!" Gözlerim buğulandı. Adım sesleri kulağımda yankılanıyordu şimdi. Kalbim, göğüs kafesimden taşıyordu. Kirpiklerim bile titredi. O zelzelede birkaç damla döküldü soğuğun kuruttuğu yanaklarıma. "Aç kapıyı, Mem! Aç ne olursun, aç!" Adım sesleri durdu arkamda. Bulmuşlardı beni. Yakalanmıştım işte. Memet kapıyı açmamıştı. Kapıyı ilk ben kapatmıştım bize. Ama bu gece her şeye rağmen bana açamaz mısın Mem? Göz kapaklarım kapandı. Kucağımdaki valizin içinde oğlum ağlıyordu. Elimdeki bıçağın bulandığı kan şimdi kuruyacaktı. Son kez kaldırıp vurdum kapıya. İçimle titredi sesim. Ağladım. "Mem... Duymuyor musun? Sesimi duymuyor musun? Aç kapıyı! Aç kapıyı Mem." ☀️☀️☀️ 'Senden sonra en çok akşam güneşinden nefret ettim Zühre. Sarının en güçsüz, turuncunun en yalancı, kırmızının en zalim hali demekti artık. Ben bir akşam güneşinin alacasında zincire vurdum sevdamı. Sen yüreğime kazınm
UMUT YILDIZI by ilahipetekya
ilahipetekya
  • WpView
    Reads 1,015,503
  • WpVote
    Votes 55,010
  • WpPart
    Parts 41
"Ama buna dilek balonu demiyorum ben." Ayaz anlam veremeyerek kaşlarını çattı yine ve yine. "Nasıl yani? Ne diyorsun?" Omuz silktim gülümsemeye devam ederken. "Umut yıldızı diyorum." O sormadan açıkladım. "Çünkü dilekler gelip geçici. Ama umut öyle mi? O hep var." Balonu açtığımda o da ateşini yaktı, bir yandan meraklı gözlerle beni dinliyordu. "Balon da demek istemiyorum çünkü bir zaman sonra kaybolup gidecek. Belki de bir ağaç dalına takılacak. Bunu düşünmek istemiyorum." Gökyüzüne baktım. "Yıldızlar da tıpkı umutlar gibi kalıcı." Dudaklarım büküldü. "Evet çok uzakta, dokunamıyorsun belki ama orada olduğunu biliyorsun. Görüyorsun." Ona baktım bu sefer. "Ve bu buna yetiyor çünkü gündüz görünmese de orada olduğundan eminim. Gece geleceğinden eminim." Sırıttım ve onu gösterdim başımla. "Senin gibi."
DAĞILAN MÜREKKEPLER by berraaland
berraaland
  • WpView
    Reads 339,122
  • WpVote
    Votes 14,589
  • WpPart
    Parts 44
Afel büyük bir intikam arzusuyla hayatının en kritik kararını vermiş, çocukluğunu paylaştığı ve derinden gelen bir bağla tutunduğu kızı geride bırakırken zorlanmıştı. Kızın on sekizinci yaş gününde tekrar karşısına çıktığında paylaştıkları anılar boyunca zamanla değişen duygularına bir cevap bulmuştu. Afel , Eflin'i öptükten sonra tekrar kaybolduğunda Eflin için hayat bir öncekinden daha da zor olmuştu. Kendisini bırakıp giden arkadaşı için içinde hissettiği boşluk daha da büyümüştü. Çünkü giden arkadaşı değildi artık. Kader onları tehlikeli bir bölgede tekrar karşılaştırdı. Bir muhabir ve bir askerin hikâyesi. Tehlikeli, tutkulu ama imkânsızlarla dolu. - "Dağılan mürekkepler gibiydik biz, aynı satırda başlayıp farklı cümlede biten."
FENRİR by inkbyaley
inkbyaley
  • WpView
    Reads 17,074
  • WpVote
    Votes 1,129
  • WpPart
    Parts 35
Bana bütün zalimliğiyle göz kırptığında "Bundan sonra yalnızca Çakır Aykan sınırlarında yaşayacaksın Nalan." diyerek bedenime acımasızca bir şok dalgası indirdi. Daha ben sözlerini idrak edemeden yerinden doğruldu ve beni kucağına alarak yatağıma götürüp uzanmamı sağladı. Gözlerimi bile kırpmadan onu izlerken o yorganı üzerime örtüp baş ucuma eğildi. Sesindeki karanlık çekilmiş silah gibi soğuk ve tetikteydi. "Uslu durmanı öneririm çünkü bu yeni dünyada sadece benim koyduğum kurallar geçerli olacak." ⛈️ İstihbarat ajanı olan Alparslan Sancaktar gizli bir görev için yıllar önce Çakır Aykan adıyla yeraltı dünyasına sızıp Fenrir lakabıyla zirveye yükselmiş bir liderdir. Alparslan uğradığı saldırı sonucu ıssız bir yolda ölüme terk edilirken, Nalan Ahsa Katre tarafından şans eseri bir şekilde kurtarılır. Alparslan'ın başına aldığı darbe sonrası hafızasını kaybetmesi Nalan'ı girdiği büyük bir çıkmazdan kurtarmıştır. Nalan tanımadığı bu yabancıya yıllardır sevgili olduklarını ve karnında ki bebeğin babasınında Alparsan olduğunu söyleyerek kendini büyük bir yalan denizine atar. Bakalım Nalan Ahsa Katre, Alparslan Sancaktar ile girdiği bu hafıza savaşından galip çıkabilecek mi? ♤Kitapta yetişkin içerikli sahneler vardır. Bunu bilerek kitaba başlayabilirsiniz. *Bu kitapta geçen olaylar, kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür.
YAŞAYAN İZLER by Dramkralicesix
Dramkralicesix
  • WpView
    Reads 342,953
  • WpVote
    Votes 26,167
  • WpPart
    Parts 29
"Korhan git artık." Dudaklarından dökülen sözler ruhuna ağır geliyordu. "Kıyamıyor musun ona." Adamın sözleri birer zehir gibiydi. Korhan iğrenerek dudaklarını ayırdı. "Kıyamadığın için mi yok sayıyorsun sana yaşattıklarını!" Korhan artık ne söyleyeceğini şaşırtmıştı. Bedeni bir enkazdan farksızdı. Hâlâ nasıl birşey yok diyebiliyordu. Hicran adamın sözleriyle istemsizce gülümsedi. "Sen ne biliyorsun be!" Dudaklarının arasından çıkan ses oldukça sert ve toktu. "Sen benim neler yaşadığımı nerden biliyorsun!" "O cehennemden kurtulmak istemedim mi sanıyorsun?" Gözünden akan bir damla yaş çenesine doğru süzüldü. "Kaç kere polise şikayet ettim. Yalvardım! Beni canımdan edecek dedim anlamadılar!" Yüzünü kapatan uzun sarı saçları kadını daha kötü gösteriyordu. "Evime bir kere bile polis gelmedi. Ama öldürülseydim işte o zaman evimden çıkmayacaktı polis!" Boğazına takılan öyle büyük bir acı vardı ki, dudaklarını araladığı anda dökülmeye başlayacaktı sanki. "Yalnızca iki gün, o bana yaşattıklarını yalnızca iki gün nezarethanede kalarak ödedi." Korhan kadının gözlerindeki geçmişin acı yansımasıyla yutkundu. Boğazında öyle büyük bir acı takılmıştı ki, canının yandığını hissetti. "Sonra ne oldu biliyor musun?" Hicran'ın dudaklarını acı dolu bir gülümseme kapladı. "Dağıttığı suratıma yeni yaralar ekledi. Beni öldüresiye döverken neredeydi mazlumun yanında olacak devlet!" Hicran acıyan canını daha fazla gizleyemedi. "İnsanların o yere göğe sığdıramadıkları adalet neredeydi!" "Ben bu cehennemden kurtulmak istedim, ama kurtulmama izin vermediler."
GÖK KUZGUN - TAMAMLANDI by Piyamor
Piyamor
  • WpView
    Reads 89,017
  • WpVote
    Votes 7,062
  • WpPart
    Parts 54
Nazlı, bir gece yarısı kendi babası tarafından infaz edilmek üzereyken karanlığın içinden uzanan bir el onu hayata geri çeker. O el, en yakın arkadaşının abisi Yalvaç Zorlu'ya aittir. Nazlı'nın geçmişi sırlarla, kanlı bir hesaplaşmayla ve hâlâ nefes alan bir düşmanla çevriliyken yaşaması için tek seçenek vardır. Öldü gösterilmek. Gerçek kimliği devlet tarafından silinirken Ulusal Güvenlik ve İstihbarat Teşkilatı'na yerleştirilir. Orası hayatta kalabileceği tek korunaklı bölgedir. Yıllar sonra Nazlı artık teşkilatın siber güvenlik biriminde çalışmaya hazırlanan, kimsesizlerden ayrılmak üzere olan genç bir kızdır. Geçmişi arkada bırakabildiğini sanıyordur. Ta ki teşkilat ona yeni bir koruma atayana kadar. Karşısında duran isim, yıllar önce onu karanlıktan çıkaran adamdır. Yalvaç Zorlu, soğukkanlı, disiplinli, asker gibi hareket eden, kurallara bağlı bir uzman istihbaratçıdır. Nazlı'nın hayatını yeniden güvence altına almaya niyetlidir. Ancak sunduğu teklif, teşkilatın tüm dengelerini sarsacak cinstendir: "Evlenelim." Bu, kâğıt üzerinde, sadece kimliğini korumak, onu görünmez kılmak için tasarlanmış bir istihbarat stratejisi olsa da bazı kararlar sadece korumak için verilmez.
Nazlı Sevda'm  by Maviig
Maviig
  • WpView
    Reads 44,457
  • WpVote
    Votes 514
  • WpPart
    Parts 2
Yaş farkı. Bekar anne. Aleda ve onun dört yaşında ki, oğlu şehirin gürültüsünden uzaklaşmak için köy hayatına atılır.
SİR. MARİS  by Simasst
Simasst
  • WpView
    Reads 6,594
  • WpVote
    Votes 494
  • WpPart
    Parts 18
İzin ver bir kez gözyaşlarından öpeyim, iyileşirsin Elena...ama iyileşmezsen söz, senin kadar ben de ağlayacağım." O gece ikisi de yıllar boyu hasret kaldıkları şeylere koşmuştu. Aylin bir ses'e, Maris bir çift kahve göze...
KARANFİL KANI {+18} by Purplevoiid
Purplevoiid
  • WpView
    Reads 1,569
  • WpVote
    Votes 124
  • WpPart
    Parts 24
"Beni buraya analiz yapmaya mı çağırdın, yoksa sadece gücünü üzerimde denemeye mi?" dedi Diantha, sesindeki o meydan okuyan tınıyı gizlemeden. Kuzey ayağa kalktı. Adımları ağır, sessiz ve bir avcınınki kadar hesaplıydı. Diantha'nın tam önünde durduğunda, aralarındaki mesafe sadece bir nefes kadardı. Kuzey, elini kadının ince boynuna yerleştirip başparmağıyla çenesini yukarı kaldırdı. "Senin o çok bilmiş psikolojik tahlillerin, tenin tenime değdiğinde ne kadar işe yarıyor, Diantha?" diye fısıldadı. Sesi, kadının teninde ürpertici bir iz bırakıyordu. "Kalp atışların, o çok güvendiğin teorilerini yalanlıyor." Diantha, Kuzey'in sert göğsüne elini koydu; parmakları gömleğinin altındaki o çelik gibi kasları hissedebiliyordu. Geri çekilmedi. Aksine, bir adım daha yaklaştı. "Zihnin kadar bedenin de aç, Kuzey. Ama sen, sana teslim olanı değil, seni kanatanı istiyorsun." Kuzey, ani bir hareketle kadını masanın kenarına yasladı ve üzerine eğildi. Dizlerini Diantha'nın bacaklarının arasına yerleştirirken, kadının soluğu kesildi. Kuzey'in dudakları, Diantha'nın kulağına değecek kadar yakındı. "O zaman beni biraz daha kanat, Neva..." dedi boğuk bir sesle. "Çünkü ben durduğumda, geriye senin o tertemiz psikolojinden hiçbir şey kalmayacak." Bir yanda otoritenin sarsılmaz koru, diğer yanda zekanın kışkırtıcı cazibesi. Kuzey, onu diz çöktürmek isterken kendi arzularının esiri olacağını hesaba katmamıştı. Diantha ise analiz ettiği her karanlık düşüncenin içinde, Kuzey'in sert ellerinin altında erimeyi bekleyen bir yangın buldu. Bu bir aşk hikayesi değil; iki yırtıcının birbirini paramparça etme, ruhlarını ve bedenlerini en vahşi şekilde mülkiyet altına alma savaşı. !!+18 , ŞİDDET, ARGO KELİMELER İÇERİR!! © Kurgu tamamen hayal ürünüdür. şahsıma aittir.