*
4 stories
Kağıt Evler by limonkokuluyagmur
limonkokuluyagmur
  • WpView
    Reads 438,400
  • WpVote
    Votes 30,363
  • WpPart
    Parts 60
Giz çapkın bir gülüşle göz ucuyla Dilara'ya bakarken arabayı durdurarak tüm varlığıyla kadından tarafa döndü. Öyle güzeldi ki... Giz kapılıp gitmemek, kendi mecrasında akabilmek için gösterdiği çabayla, ruhunun eteklerinden eprimeye başlandığını hissediyordu. Adam, etini çok kez keskin bıçakların ucunda denemişti ama ruhu, ruhu bunu ilk kez tecrübe ediyordu. Üstelik bunun için, bu sefer kimse bıçak kullanmaya da tenezzül etmiyordu. İşte Dilara, şimdi elini uzatıp göğsüne koysa, adamın ruhunu zahmetsizce ikiye ayırabilirdi. Ama yapmıyordu. Düşüncelerinin girdabından kurtulma için başını iki yana saklarken Dilara'ya bakarak takılmak istercesine "Celoso?" diyerek gülümsedi. İhtimali bile mümkün değildi. En azından Giz öyle düşünmüştü. Dilara'nın alaylı gülümseyerek ona cevap vermesini beklediği saniyeler uzarken kaşlarını çatarak kadına baktı. Gerçekten, onu kıskanmış olması mümkün müydü? Sorgulamak isteniyordu. Dudağının ucunda beliren gülüşle ellerini öne uzatmak kadının boynuna yerleştirdi ve aradaki mesafeyi hızla kapattı. Dilara'nın dudaklarının sıcaklığını hissederken, birazdan kadın tarafından itilecek olmanın bilinciyle acele etmekten kendini alamıyordu. Ama bu da olmadı. Dilara şaşkınca açılan gözlerini adamın üzerindeki etkisine teslim olarak kapatırken soğuk parmaklarını da ensesindeki saçların arasına kaydırdı. Sonunda nefessiz kalan ciğerlerinde hissettiği ağrıya teslim olarak geri çekildiğinde, bir mucizeye tanıklık etmiş gibi gülümserken Dilara'nın hızlı hızlı titreyen kapalı gözlerine, güzel yüzüne baktı. Uzanıp önce şakağına, ardından alnına, saçlarının başladığı yere derin birer öpücük kondurdu. Sesinin çıkacağından emin olamadığı için fısıldamayı tercih ederken nefesini Dilara'nın saçlarının arasına bırakarak konuştu. "Buenas noches." *** 17.10.2015
làgrimas| by kinveyaskayra
kinveyaskayra
  • WpView
    Reads 1,127
  • WpVote
    Votes 107
  • WpPart
    Parts 23
las lágrimas de laurel, 17. sesim duyulsun diye.
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,771,265
  • WpVote
    Votes 2,082,691
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
MORANA by isilsugultekinn
isilsugultekinn
  • WpView
    Reads 329,385
  • WpVote
    Votes 2,251
  • WpPart
    Parts 1
Morana. Morana 'ölüm' demekti. Arsen Morana gözlerinde ölümü taşıyordu, damarlarında kurbanlarının kanı akıyordu. Düşmanları toprak oluyor Morana tarih yazıyordu. Tara'nın yaşadığı şehir olan Savana'da herkes kimden uzak durması gerektiğini biliyordu. Bunlar ölümü düşleyen Tara'nın umurunda değildi. 19 yaşındaki keskin nişancı olan Tara Baver, ülkenin en tehlikeli örgüt lideriyle anlaşma yapmak üzeredir. Aşk yok. Bağlanmak yok. Sadece hayatta kal. *** Uzun boylu yabancı onu karanlığa çekti, kulağına fısıldadı. "Işığını kaybeden yıldız, şimdi kollarımdasın. Derin bir nefes al, ölümü düşlesen de sana hayatı tattıracağım," Ölümün kızı Tara, ölümü zırh gibi kuşanan adamın kollarına kendini bıraktı.