Okumuş olduklarım...
92 stories
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,615,578
  • WpVote
    Votes 299,150
  • WpPart
    Parts 48
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
BOZRA +18 by zeynep_bayramm
zeynep_bayramm
  • WpView
    Reads 2,189,794
  • WpVote
    Votes 73,746
  • WpPart
    Parts 35
TUTSAK SERİSİ I 11 ay boyunca insanlarla iletişim kurmadan, dağda izbe bir kulübede kurt köpeğiyle yaşayan Bora'nın kulübesinin önünde turuncu saçlı bir kadın bayılır. Alina, psikopat nişanlısıyla evlenmemek için kaçarken hayatını kurtaran ve hiç konuşmayan o iri yarı adama aşık olur. Yanında kalabilmek için cazibesi ve cesaretiyle adamı kendine aşık etmeye çalışır. Sıradan ve kendi halinde sandığı Bora'nın geçmişi, tahmin ettiğinden daha karanlıktır. *18 yaş üstü okuyucuları için uygundur. Tetikleyici unsurlar barındırabilir. *Bu kitapta sağlıklı seven bir erkek karakter yok. *Karanlık ve can yakıcı bir dark romance.
HARESE by Beleetth
Beleetth
  • WpView
    Reads 2,880,567
  • WpVote
    Votes 86,283
  • WpPart
    Parts 46
"Kırılan dilden de, kalpten de sadece enkaz sesleri gelir."
ALACAKAN by yazalven
yazalven
  • WpView
    Reads 3,243,996
  • WpVote
    Votes 131,945
  • WpPart
    Parts 19
"Kalbini savaş meydanında bırakmış bir asker, o intikamı elbet bir gün alır." Kurter Alacakan... Lakabı Alakurt olan; adı askerî raporlarda kahraman, düşmanların hafızasına ise cehennem olarak kazınan genç ve acımasız bir komutandı. Ama kalbini savaş meydanında bıraktığı o gecenin şafağında, karşısına hayatının en büyük imkansızı olan General'in kızı çıktığında, oyunun bütün kuralları bozulacaktı. Laren Karalev... Asil bir ailenin gölgesinde büyümüş, geçmişi sırlarla dolu genç bir cerrah adayıydı. Ancak neşter tutan ellerini, silah tutan bir adamın yarasına bastırdığında, hayatındaki tüm doğrular kana bulandı. Karanlıkta parlayan bir kolye. Savaş meydanında bırakılmış bir künye. Ve kanla yazılmış bir kader. Alaca ve Alacakan. Biri öldürmek için yaşar, diğeri yaşatmak için savaşır. Fakat ikisi birlikte intikam için bir yola çıktığında, hiçbir şey aynı kalmayacaktır. "Neredeyim?" "Alacakan'dasın." ALACAKAN.
KURALSIZ by Esranrkurt
Esranrkurt
  • WpView
    Reads 33,546
  • WpVote
    Votes 2,139
  • WpPart
    Parts 45
Bir canavarın dikkatini çektim. Ama canavar dediğin şey her zaman diş göstermez. Bazen güzel konuşur, ceketini düzeltir, sandalyeni çeker. Büyükannem beni onun hakkında uyarmıştı. Dinlemedim. İşaretleri gördüm. Ama görmezden geldim. Görmek istemedim. Çünkü Dante Vitale korkutucu değildi. O, insanların bakmaktan kaçamadığı türden bir karanlıktı. Çekiciydi. İnsanları yakmadan ısıtan bir ateş gibi duruyordu. Ta ki içine girene kadar. Dante Vitale; soğukkanlı, hesapçı, incelikle cilalanmış bir vahşet. Beni kandırdı. Peri masalına inanmama izin verdi. Prensin o olduğuna kendimi ikna etmeme göz yumdu. Oysa prens, canavarın insanlara gösterdiği hâliydi. Canavar ise prensin kapılar kapandığında kalan kısmı. Fark ettiğimde çok geçti. Her iki yüzüyle de, çoktan avuçlarının içindeydim. Onu seçtiğimi sandım. Aslında seçilenin ben olduğunu fark etmeden. Şimdi kaçıyorum. Ama canavarlardan kaçamazsın Onlar kaçmanı bir reddediş olarak algılamaz. Bir davet olarak görür. Ve onlar için bu, oyunun nihayet ciddileştiği andır. Düşmanının zaafı senin de zaafın haline gelseydi yine de ona zarar verebilir miydin? . . . "Peki," dedi, kadehini alıp hafifçe kaldırarak. "O zaman sıradan bir akşam yemeğine... ve sıradan bir adamla paylaşılan sıradışı bir ana." Dante'nin dudaklarının köşesi kıvrıldı. "Kime sıradan dediğine dikkat et, Irina," dedi, şampanya kadehini onunkiyle çarpıştırırken. "Bazı sıradan adamlar, hayatını değiştirebilir."
+22 more
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 40,005,426
  • WpVote
    Votes 1,703,509
  • WpPart
    Parts 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
Şişedeki Fırtına  by -ninoa
-ninoa
  • WpView
    Reads 820,329
  • WpVote
    Votes 39,363
  • WpPart
    Parts 47
Bekar bir anne! Bekar bir baba! Farklı kültürlere sahip, farklı coğrafyalarda doğup büyümüş iki karakter! Anlaşmalı ilişkiye başlarlarsa nasıl olur? - "Odan güzelmiş," dedim Mirşad'a dönerek. Bakışlarını üzerimdeki tişörtte olduğunu görünce mahcubiyetle gülümsemeye çalıştım. "Ozan Ali üzerime kustu, yanımda giyeceğim bir şey yoktu. İzinsiz dolabından giyinmek zorunda kaldım." Gözleri gözlerime tırmanınca utanç içinde kaldım. "Kızdın mı?" Cevap vermedi. "Kızdın tabii!" Biri izinsiz eşyalarımı karıştırsa ben de sinir olurdum. "Çok özür dilerim gerçekten. Giymemem gerek..." "Eflin," dedi sözümü keserek. "Kızmadım, neden kızayım böyle bir şeye. Şaşırdım ama kızmadım." Gözlerinin içine baktım, iyi hissetmem için mi böyle söylüyor sorusunun cevabını aradım. "Gerçekten mi?" "Gerçekten," dedi içten şekilde gülümseyerek. "Ayrıca çok da yakışmış," derken üzerime baktı tekrardan. "Hep benim dolabımdan mı giyinsen acaba?" "Kocaman duruyor, neresi yakışmış?" "Yanılıyorsun, çok yakışmış." Muzır bakışlarına karşın yapay bir kızgınlıkla dizimdeki eline vurdum. "Dalga geçme benimle. İyi hissedeyim diye yalan söylemene gerek de yok. İdareten giydim, yakıştığı falan yok." "İnan dalga geçmiyorum," dedi anlam veremediğim bakışlarla beni izlerken. Neden bu kadar derin bakıyordu ki gözlerime? "Bana ait olan ne varsa en çok sana yakışır, bir sana yakışır."
HUYSUZ YÜZBAŞI by cinemaceviri
cinemaceviri
  • WpView
    Reads 478,830
  • WpVote
    Votes 22,851
  • WpPart
    Parts 27
1874 yılının Britanyası o bahar geri dönülemez bir felakete yol açmıştı. İngilizlerin Fransızlarla girdiği savaşın ardından bambaşka iki kalbi bir araya getirmişti. Eleanor Haworth kız kardeşleri, babası ve babaannesi ile birlikte yaşayan arkadaşlarının da deyimi ile hayat dolu bir genç kadındı. Sevdiği adamla nişanlanmış ve evlenmek için savaştan dönmesini bekliyordu. Yüzbaşı Declan Stanford... Adı gibi asaletli bir adamdı. Onun tüm hayatı savaşmaktan ibaretti. Savaşmadığı zamanlarda ise şatafatlı İngiliz sosyetesinden ve gösterişli balolarından uzakta huzurlu bir hayat sürmekteydi. Savaş bu iki yüreğin hayatını kökünden değiştirecekti. +18 İçerik Mevcut! Dönem Kurgusudur!
90'lar Yeniden by tgceymn
tgceymn
  • WpView
    Reads 1,214,708
  • WpVote
    Votes 115,324
  • WpPart
    Parts 35
Ömrünü adadığı erkek ona ihanet ettiğinde bir insan ne yapmalıdır? Pelin'in hayatı boka sarıyordu. Hayal ettiği işi yapamadığı gibi çocuk istediği eşinin başka bir kadından çocuğu olduğunu öğrenmişti. Hayatından ne istediyse hiçbir zaman elde edememişti. Aslında hayatının hangi nokta da ters gitmeye başladığını biliyordu. Lise yılları.... Ama geri dönüş yoktu öyle değil mi? Bir gece annesinin evinde kalırken ev telefonunun çaldığını duydu. 90'lardan kalma telefonun hala çalıştığını bile bilmiyordu. Aldığı uyku ilaçlarının etkisi bedenini ele geçirirken telefonu kaldırdı ve kulağına götürdü. Sonrası ise karanlık. Kendine geldiğinde annesinin evindeki yatağında uyandı. Ne olduğunu çok geçmeden anlamıştı. 1998 yılındaydı. 17 yaşındaki haline geri dönmüştü. Geriye hayatını değiştirmek kalıyordu. Üstelik eğer başarılı olursa okulun popüler çocuğunun da hayatını kurtarabilirdi. Tabi bunu yaparken ona aşık olmazsa. Bunu başarabilir miydi?
Gündüz Güzeli  by cokguluyombenya
cokguluyombenya
  • WpView
    Reads 1,910,266
  • WpVote
    Votes 102,073
  • WpPart
    Parts 30
İmkansız aşk var mıydı? Gönül Erbatur kesinlikle var olduğunu düşünüyordu. Çünkü yıllardır sevdiği adam Ozan Özsoy artık yakışıklılığı ile ünlenmiş, yıldızı parlayan bir oyuncuydu. Onun gibi birinin Gönül'ü görmesi imkansızdı. Genç adamın ailesi onu aileye gelin olarak seçene kadar umutsuzlukla boğulmuş biriydi. O günden sonra ikisinin hayatı da bambaşka olacaktı. (Tamamlandı) ©Tüm Hakları Saklıdır.