Best
44 stories
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,939,943
  • WpVote
    Votes 589,673
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
GÜZEŞTE by senagtms
senagtms
  • WpView
    Reads 251,268
  • WpVote
    Votes 13,452
  • WpPart
    Parts 39
"Yaklaş küçük Nilüfer," saçlarıma giden elleri, parmaklarının küçük dans darbeleriyle gözlerimi kapatmama sebep oldu. Ona yaklaştım. Nefesi hemen yüzüne çarptı. "Aynı kadehten içmeliyiz" dedi sarhoş bir ses tınısıyla. "Anason kokmalı öpülesi dudakların." 12.11.2018 yılında yayınlanmaya başlamıştır.
İçindeki Cevher ・ ALAIMISEMA by illegalbiryazan
illegalbiryazan
  • WpView
    Reads 81,233
  • WpVote
    Votes 6,613
  • WpPart
    Parts 21
"Toprak, yağmura..." "Ben, sana." ~ Vera, yalnız büyümüştü ancak yine de mutsuz değildi. Çünkü, o sevdiği sporu yapıyordu. Kendisine boş zaman bırakmayarak, mutluluğun peşinden koşuyordu. Evet, o koşuyordu. O bir atletizmciydi ve şöhreti tüm Türkiye'de duyulmuştu. El üstünde tutulurdu, herkes severdi ve hayran olurdu. Yaptığı işte çok iyiydi. Zirveye ulaşmıştı, belki de çok yaklaşmıştı. Ancak zirveye ulaşmanın bir kötü yanı vardı ki, düştüğünde canın daha çok yanardı. Öyle de olmuştu. Düşmüştü. Geçirdiği kazada bacağı sakat kalmıştı ve desteği olmadan yürüyemez olmuştu. Etrafındaki herkes bir anda yok oluvermişti... Sevdiği sporu yapamayan, hoplamak, zıplamak ve koşmaktan başka bir şey bilmeyen Vera topallamak zorunda kaldığında herkes tarafından dışlanmıştı. Aynı zamanda peşinde bir bela daha vardı ki, sevinse mi üzülse mi şaşıyordu. Kampüste kimden alay işitse ertesi gün o kişi bilinmeyen bir sebepten yaralanıyordu. Üstelik bunlar çok absürt biçimde gerçekleşiyordu. Ve kısa zaman sonra 'Lanetli Vera' diye anılmaya başlamıştı. Hatta kendisi de kendisini lanetli görür olmuştu. Herkes onu suçluyor ve dışlıyordu. Ta ki o güne kadar... Aslında o hiç sakat kalmamıştı. Mühürlenmişti. ➳ 010419
KIŞ ÖPÜCÜĞÜ |Düzenleniyor| by endless_Q
endless_Q
  • WpView
    Reads 3,440,572
  • WpVote
    Votes 7,156
  • WpPart
    Parts 2
[Kitabın Şarkısı : Lana Del Rey - Dark Paradise.] Kitap yetişkin içerikler bulundurmaktadır! Bazı kaderler yazılmaz; birbirlerine mühürlenir.
Gül ve Hançer  by leilaxgrim
leilaxgrim
  • WpView
    Reads 322,061
  • WpVote
    Votes 19,902
  • WpPart
    Parts 69
❗️Yetişkin ögeler içermektedir.❗️ Adım Elizabeth. Bir prenses olarak doğduğum Westminster Sarayı'nda ruhumun en ufak kırıntısını soğuk taşların arasına saklamıştım. Yalnızlığımı o ufak kırıntılarla saklambaç oynayarak geçirmiştim. Tenime satır sartır işlediğim o ürkütücü rüzgarları bir palto gibi üzerime almış onu Osmanlı Sarayı'na taşımıştım. Bir görevim vardı. Topkapı Sarayı'na dünyanın en güçlü hükümdarını öldürmek için gönderilmiştim. Onu ayartacak, yatağıma alacak, onu vücuduma sürdüğüm ahuzar kokulu zehirle soğuk mezara taşıyacaktım. O sinsiydi. Her şeyin yolunda gideceğine inanan kalbim onu görünce teklemiş küflenmiş kapılarını yalnız ona açmıştı. Ben çaresiz bir kızdım. -Olaylar tamamen hayal ürünüdür. Tarih ve kişilerle alakası yoktur.-
PANDORA +18 |Yeniden Yazılıyor by littlecosmoss
littlecosmoss
  • WpView
    Reads 3,682,416
  • WpVote
    Votes 113,910
  • WpPart
    Parts 48
Küfür, yetişkin içerik ve rahatsız edici sahneler içerir. ''Sevgilinin evinde, sevgilinin koltuğunda...'' der demez, titremelerim olsa da onun boğuk sesini pür dikkat, en tahrik edici melodileri dinler gibi dinlemeye devam ettim. ''Benim için bana geldin.'' dudaklarını kasıklarıma yasladığı gibi beni kana kana içmeye başladığında bu görüntü karşısında karnımı içime çekerek koltuğun başına tutundum. Kelimeleri beni bir bıçak gibi yaralarken, dili içimdeki yakıcı darbelere son verdi. Dişlerini tenimden çekerek gözlerimin içine baka baka dudaklarını yaladı. ''Sana dokunduğunu söylediğin her saniyeyi dakikaya çevirdim, yediyle çarptım.'' diyerek kalçama sert bir darbe daha yediğimde inleyerek gözlerimi kapattım ve başımı arkaya attım. ''Sana dokunduğunu söylediğin yerde seni ağzıma akıttım.'' -- Başlangıç Tarihi: 22 Temmuz 2020 YETİŞKİN İÇERİK VE KÜFÜR İÇERMEKTEDİR Kapak Tasarımı: @theguldesign
OYUNBAZ 7 TUTSAK 1 ÖLÜ by Limaei
Limaei
  • WpView
    Reads 6,087,630
  • WpVote
    Votes 450,303
  • WpPart
    Parts 96
KİTAP OLDU. 1. Kitap: Oyunbaz | 2. Kitap: Düzenbaz | 3. Kitap: Cambaz 4. Kitap: Oyunbozan 1 KIZ, 6 ERKEK, ÖLÜMCÜL BİR EV. Afra'nın diğer tutsaklardan dört farkı vardı: Birincisi, bir kız olmasıydı. İkincisi, tutsak alınan son kişi olmasıydı. Üçüncüsü, Ölüm'ün gözdesi ve favori oyuncağı olmasıydı. Dördüncüsü ise... Ölüm'ün telefon ve görevler verdiği tek kişi olmasıydı. Kameralar yerine, onları her an öldürebilecek silahların asıldığı bir ev. İçinde neden orada olduğunu bilmeyen altı erkek ve bir kız. Kendine 'Ölüm' diyen ve tutsaklarıyla haylaz bir çocuk gibi oynayan bir 'oyunbaz'. Gelecek ve şimdiki zaman arasında dokunmuş, sınırları zorlayan, sizi Ölüm'ün oyununu çözmeye davet eden bir ev burası. Ah, uyarmam gerekiyor. Oyunbaz'a yetişmek ve 'Bir Ölü' olmak istemiyorsanız... Sizin de tıpkı Ölüm gibi oyunbaz olmanız gerekli. Ölüm sizi bulmacayı andıran gizemli bir oyuna davet ediyor! Hazır mısın? ● յՅ ɴᴜᴍᴀʀᴀʟı ᴇᴠᴇ ᴋᴀᴛıʟᴍᴀʏı ᴋᴀʙᴜʟ ᴇᴅɪʏᴏʀᴜᴍ. ● ⚠️🔞 Bu kitap ağır, travma tetikleyici olaylar içeriyor olup psikolojisi hassas olanlara uygun değildir. Kurgu Oluşturulma Tarihi: 14.07.2019 İlk Yazılma Tarihi: 15.05.2020 Birinci Kitap Bitiş Tarihi: 20.08.2021 Tüm Hakları Saklıdır. ÇALINTI, ESİNLENME GİBİ DURUMLARDA UYARI OLMAKSIZIN YASAL İŞLEMLERE BAŞVURULACAKTIR.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,974,132
  • WpVote
    Votes 196,653
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.