melikeshnn29
Dışarıdan bakıldığında herkesin imrendiği bir evlilik...
Mutlu bir çift, düzenli bir hayat ve sorunsuz görünen bir birliktelik.
Ama kapalı kapıların ardında saklanan bir ihanet vardır.
Kadın, evliliğinin aslında bir yalandan ibaret olduğunu, kocasının onu aldattığını ve aldattığı kadının hamile kaldığını öğrendiğinde dünyası başına yıkılır. Üstelik bu kadın, töre ve baskılar yüzünden kuma olarak eve getirilmek istenmektedir.
Ancak o, boyun eğen bir kadın değildir.
İmam nikâhını kabul etmeyerek yasal hakkını kullanır, bu düzene sessiz kalmaz. Onurunu, gururunu ve kendi hayatını seçer. Bu evlilikte kalamayacağını anlayarak boşanma kararı alır.
Boşanma süreci, toplum baskısı, yalnızlık ve hayata yeniden tutunma mücadelesiyle geçerken, hayatına beklenmedik biri girer:
Bir asker
Kimseye fark ettirmeden, sessizce ve gizliden ona yardım eder.
Bazen bir kelimeyle, bazen bir omuzla, bazen de sadece varlığıyla...
Bu hikâye;
ihanetin,
kadın olmanın,
susmak zorunda bırakılmanın
ve yeniden ayağa kalkmanın hikâyesidir.
Ve bazen en karanlık zamanlarda,
insanın hayatına bir asker girer...
Savaş meydanında değil, kalbin en savunmasız yerinde.