beyazvelacivert20095
Bir Savcı ~ Bir Yüzbaşı
Bir çocuk, doğduğu gün ailesinin sevgisini değil, reddedilişini öğrendi.
Ahu Deva...
Çocukluğu taş duvarların gölgesinde, sevgisizliğin ve yalnızlığın içinde geçti. Yıllar sonra hukuk okuyarak hâkim yardımcısı olduğunda ise geçmişinin acısını bir güce dönüştürdü: Adalet.
Fakat Ahu'nun hayatındaki en büyük değişim, bir mahkeme salonunda değil, yetimhanenin küçük revirinde başladı.
Üç aylık bir bebeğin küçücük eli parmağına sarıldığında, Ahu ilk kez gerçekten bir yere ait olduğunu hissetti.
Artık yalnız değildi.
Bir oğlu vardı.
Bir ailesi vardı.
Ancak geçmiş, insanın peşini kolay kolay bırakmaz.
Aynı şehirde, bambaşka bir ailede büyüyen Demirhan ise sevgiyle yetişmiş, çocukluk hayalini gerçekleştirerek asker olmuş ve sevdiği kadın Neva ile bir gelecek kurduğuna inanmıştı.
Oysa Zeynep'in sakladığı sırlar vardı.
Ve bu sırların içinde başka bir adamın, Hakan'ın adı geçiyordu.
Henüz Ahu ile Demirhan birbirlerinin varlığından bile habersizken, geçmişin görünmez ipleri onları aynı hikayeye doğru çekmeye başlamıştı.
Oysa Zeynep sakladığı sırlar vardı.
Ve bu sırların içinde başka bir adamın, Hakan'ın adı geçiyordu.
Henüz Ahu ile Demirhan birbirlerinin varlığından bile habersizken, geçmişin görünmez ipleri onları aynı hikâyeye doğru çekmeye başlamıştı.
Bir tarafta taş duvarların arasında büyüyen bir kız çocuğunun adalet arayışı...
Diğer tarafta sevgiyle büyüyen bir adamın bilmediği gerçekler...
Ve bütün bunların ortasında, bir bebeğin kaderini değiştiren küçücük bir el...
Bazı aileler kan bağıyla kurulmaz.
Bazı yaralar yıllar sonra adalete dönüşür.
Ve bazı sırlar, en mutlu görünen hayatların kapısını çalar.
Ahu'nun hikâyesi daha yeni başlıyor.
Çünkü taş duvarlardan adalete uzanan bu yolun sonunda, yalnızca geçmişin değil, aşkın,