En Sevdiklerim
14 histoires
Ben Bunları Yer Miyim? par visnelikapkekk
visnelikapkekk
  • WpView
    LECTURES 725,565
  • WpVote
    Votes 81,646
  • WpPart
    Chapitres 39
Yerim.
Sarı Puantiyeli Şemsiye par visnelikapkekk
visnelikapkekk
  • WpView
    LECTURES 417,809
  • WpVote
    Votes 10,004
  • WpPart
    Chapitres 7
Genç, erkek. Küllü kumral rengi saçlarının kabardığı tespit edildi. Göz alıcı dişleri ve her an çok komik bir şey söyleyecekmiş gibi görünen bir ifadesi var. Boyu tahminen 1.83 Ayakkabı numarasının 44 olduğunu düşünüyorum. Geniş omuzları sayesinde tişörtü onu epey çekici göstermiş. Göz rengi ela olarak kaydedildi. Hedef 8 adımdan sonra kafeye girip bir kahve istiyor. Önüne bilgisayarını ve dosyalarını açarken tahminen telefonu titrediği için cebinden telefonunu çıkarıyor ve ekranda gördüğü şey onu güldürüyor. Bir saniye, o da ne? Bu beklenmedik bir durum merkez. Tetikçi tehlikede. Bize onun gülüşüyle insanları felç edebildiğini söylememiştiniz! Hedef başını sallayarak telefonu elinden bırakıyor ve kahvesini getiren garsona teşekkür ediyor. Bilgisayarı açılırken not defterini açıp kalemini eline alıyor. Dosyasını inceleyerek kalemi elinde çevirip dururken diğer tarafta tetikçi yavaşça hayata dönmek için çabalıyor ama görünen o ki hedefin hipnoz yeteneği de var. Kalem hedefin uzun parmaklarının arasında çevrildikçe tetikçinin zihni bulanıyor çünkü. Bu görevden çekilmek zorundayım merkez. Sanırım onunla evleneceğim.
Dönüşüm par ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    LECTURES 63,966
  • WpVote
    Votes 1,828
  • WpPart
    Chapitres 7
Gregor Samsa, bir sabah, huzursuz edici rüyalarından uyandığında, devasa bir böceğe dönüşmüş olarak kendini yatağında buldu. Bir zırh kadar sert sırtının üzerine uzanmış, öylece duruyordu. Kafasını biraz kaldırıp baktığında, kahverengi bir kubbeyi andıran, boğum boğum olmuş ve tıpkı sırtı gibi sertleşmiş karnını gördü. Üzerindeki battaniye ha düşmüş ha düşecek gibiydi. Devasa vücuduyla kıyaslandığında acınacak derecede ince olan çok sayıda bacak, gözlerinin önünde umutsuzca çırpınıyordu. Bakışlarını pencere yönüne çevirdi. Kasvetli hava(metal pencere pervazına çarpan yağmur damlalarının sesini duyabiliyordu) Gregor'u melankolik bir ruh hali içerisine sokmuştu. "Neden uyumaya devam edip tüm bu saçmalığa bir son vermiyorum," diye düşündü. Ama bu son derece mantıksız bir düşünceydi, zira o, hep sağ yanının üstünde uyurdu ve içerisinde bulunduğu durum göz önüne alınacak olursa, kendini döndürebilmesi pek mümkün gözükmüyordu. Sağa dönmeyi ne kadar denerse denesin kendini hep aynı sırtüstü pozisyonda buluyordu. Herhalde gözlerini kapayıp (böylece kımıl kımıl hareket eden bacaklarını görmek zorunda kalmayacaktı) yüz kere denemiş olmalıydı. Ve yan tarafında daha önce hiç hissetmediği hafif bir sızı hissettiğinde daha fazla denememeye karar verdi.
Sevgili Limon Çiçeği par visnelikapkekk
visnelikapkekk
  • WpView
    LECTURES 212,598
  • WpVote
    Votes 12,616
  • WpPart
    Chapitres 10
Kitaplar mutluluğa açılan kapılardır. Yaşayamadığınız dünyaları tecrübe edinmeniz için sunulan imkanlardır. Hiç bilmediğiniz hayatlara uzanan köprülerdir. Kitaplar güçtür, umuttur, ışıktır. Kitaplar ihtiyacınız olan her şeydir. Sevgili Limon Çiçeği'nin okurları için çok özel bir kitap olması dileğiyle... Ecrin'in hikayesine hoş geldiniz!
Dünyanın Merkezine Düşüş par visnelikapkekk
visnelikapkekk
  • WpView
    LECTURES 377,988
  • WpVote
    Votes 53,756
  • WpPart
    Chapitres 25
Herkesin dünyasının merkezini farklı şeyler oluşturur. Benim merkezimde kelimeler var. Kelimeler ve yeni başlangıçlar, yeni tecrübeler, yeni karakterler ve yeni kurgular. Dünyayı ya da sadece kendinizi keşfetmenin tek yolu denemekten geçiyor. Belki bu hikayede Gökçe'yle beraber siz de kendi dünyanızın merkezinin nerede olduğunu bulursunuz. Keyifli okumalar! 💜
Güzel Günler Bizi Bekler par zeynebinyeri
zeynebinyeri
  • WpView
    LECTURES 409,321
  • WpVote
    Votes 41,593
  • WpPart
    Chapitres 35
Çocukluğumdan beri doktor olmanın hayallerini kurdum. Bir de Çalıkuşu'ndaki Feride gibi uzak diyarlara gitmeyi. O öğretmen olarak gitti ben ise doktor oldum ve ninemin bana yadigar bıraktığı mavi bavul ile çıktım yollara. İnsan hayatı boyunca attığı her adımı yeni bir umut ile atardı. Daha iyisi, daha güzeli için uzun yolculuklara çıkardı. Her zaman güzelliklerle karşılaşamazdı elbet. Ama denemekten vazgeçmezdi, insanı insan yapan en önemli özelliği de buydu. Ben de çocukluğumdan beri taşıdığım umutlarla yeni bir yola çıktım. Evimi, ailemi, tanıdığım her şeyi arkamda bırakıp beni büyüteceğine inandığım bir hayata adım attım. Güzel günler bizi bekler diye umut ederek.
Halısaha Dansı par bilgeliyazar
bilgeliyazar
  • WpView
    LECTURES 126,095
  • WpVote
    Votes 8,522
  • WpPart
    Chapitres 15
Tüm kitaplarda kız ve erkek ya üniversite koridorunda hızlı giderken çarpışarak, ya erkeğin arkadaş grubu ile iddalaşması sonucu, ya rast gele numara sallayıp mesajlaşarak, ya yeni bir yere taşınarak, ya öyle, ya böyle, ya şöyle tanışıyor. Bizim tanışmamız böyle sıradan olsun olur mu? Sen sahilde böyle otururken ben senin yanına geldim. Aşk hikeyemiz böyle başladı. Ne ben kötü çocuğum ne sen saf kızsın. Ne ben egoluyum, ne de sen çılgınsın. Geldim. Girdim hayatına. Başladı sıradan aşkımız. Ne sen bana diklendin ne de ben seni zorladım. Böyle sıradan başladı..." Anlattıklarına güldüm. "Yani sen şimdi egolu olmadın mı böyle?" diye sordum. Oturduğu bankta geri yaslandı. "Hiçte bile. Tamamen sıradan bir erkek vatandaşım. Ne zenginim ne kötü çocuk ne egolu ne de yalancı. Baya baya sıradan biriyim." "Peki anlaştık. Ama bir şartla." dedim. İlgiyle bana döndü. "Nedir şartın?" "Beni sen inandır."
Bir Leyla Hikayesi par zeynebinyeri
zeynebinyeri
  • WpView
    LECTURES 403,556
  • WpVote
    Votes 33,312
  • WpPart
    Chapitres 40
Her hikayenin başladığı yerden başladık bizde. Ama her hikaye gibi farklı yollarda ilerledik, bambaşka olduk. Yer geldi karnımız ağrıyana kadar güldük, yeri geldi ''Arkadaş bu neydi şimdi?" dedik. Anlatacağım hepsini sırayla. He bu arada ben Ertuğrul. Leylasını bulup feleğini şaşıran adam.
Sevgili Gelecekteki Kocam; *MÜPTELA YAYINLARI* par zeynebinyeri
zeynebinyeri
  • WpView
    LECTURES 2,305,317
  • WpVote
    Votes 134,059
  • WpPart
    Chapitres 66
"Öyle böyle ilerleyen bir hayatım var. Yani... Vardı aslında... İş aramaya devam ederken aynı zamanda annemin uygun bulduğu eş adayları ile görüştürülmeye çalışılıyordum. Ta ki onu görene dek!" Nesil hanım kızımız; gayet neşeli, biraz geveze, aklındaki dilinde, (yok canım elbet boşboğaz değil) yemeyi, gülmeyi seven, iş yapmaktan hoşlanmasa da epey hamarat bir hatun kişi. Uyumak, Furkan dayı ile didişmek, arkadaşlarıyla pencereden pencereye konuşmak ve jelibon en sevdiği şeyler. Bedir'in mavi gözleriyle karşılaşıncaya kadar öyleydi yani... "Hep derlerdi; o kişiyi gördüğün zaman doğru kişi olduğunu anlayacaksın, kalbin sana söyleyecek diye. Evet ben anladım. Gayet iyi anladım ancak bir sorun var. O nasıl anlayacak?" Müptela Yayınları farkıyla tüm kitapçılarda. ❤
AFİHİFA par bilgeliyazar
bilgeliyazar
  • WpView
    LECTURES 814,128
  • WpVote
    Votes 67,949
  • WpPart
    Chapitres 61
ASKIDA / Hani her insan kendi hayatının baş rolüdür diye bir söz var ya. Her insan kendi yalanlarının baş rolüdür. Hayat doğru yazılır. Yanlış yaşanır... \/\/\/\/\/\/ "İsmini neden sevmediğini anladım Hifa." dedi önümde diz çökerek. "Neden?" diye sordum. Bu kadar yakınımda olması tuhaftı. Hep mesafe olurdu bizim aramızda. "Doğduğunda ismini kulağına fısıldamamışlar sana. Benimsememişsin. Kabul etmemişsin bu güzel ismi. Ezan okumamışlar sana fısıltıyla. " Saçlarımı geri attı ve kulağımı ortaya çıkarttı. Hayır.. hayır. Bu kadar yakın olmamalıydı. Bana göre sorun değildi ama o, sorun olurdu onun için. Dudaklarını kulaklarıma yaklaştırdı. Yumruklarımı sıktım. "Allahu Ekber, Allahu Ekber." diye fısıldadı. Gözlerimi yumdum ve yutkundum. "Selim?" diye fısıldadım. Dinlemedi devam etti. En sonunda, "Hifa." diye fısıldadı. "Hifa." "Hifa." "Senin ismin Hifa, güzel kız."