lumera777
- Reads 2,539
- Votes 248
- Parts 15
"Seni koruyacağımı söyledim, bu sözümün arkasındayım," dedi, gözleri tamamen kararmış, sesindeki o buyurgan ton yerini vahşi bir arzuya bırakmıştı. "Ama karşılığında ne alacağımı ikimiz de biliyoruz. Ve sen şu an tam olman gereken yerdesin."
"Mecbur olduğum için," diye fısıldadım, içimdeki o dumanlı hissin arkasına sığınarak.
"Öyle mi?" dedi Arhan, fısıltısı doğrudan dudaklarımın içine sızdı. Çenemi tutan eli yavaşça enseyi buldu ve parmaklarını dalgalı saçlarımın arasına dolayarak beni kendine doğru çekti. "O zaman bu mecburiyetin hakkını verelim."
Daha fazla konuşmama, itiraz etmeme ya da kendimi kandırmama izin vermedi. Arhan, günlerdir aramızda ördüğümüz tüm o duvarları tek bir hamlede yıkmak ister gibi, dudaklarını büyük bir açlıkla
dudaklarıma bastırdı.
.....
"Ayçil..." diye fısıldadı boynuma doğru. Sesi o kadar boğuk, o kadar arzulu çıkmıştı ki tenim baştan aşağı ürperdi. "Mecburiyetin bu kadarsa, gönüllü olduğunda ne yapacaksın?"
__________________
Kitabın hakları bana aittir. İlk Ateşten kaçarken adlı kitap.
___________