temeltasi
"Çok duygusuz bir kızsın" dedim ona bakarak. O ise uzaklara bakarak cevap verdi. "Ruhsuzum sadece." Kendini biliyordu, nasıl olduğunu biliyordu. Buna rağmen böyle davranıyordu. Neydi bu kızın amacı? Çok anlaşılmaz biriydi ama haklıydı ona yakışan isim tam olarak buydu. Bu yüzden " Evet,ruhsuzsun" dedim. Bu sefer bana baktı dudaklarının kenarları hafif kıvrılarak "senin benden bir farkın olduğunu mu sanıyorsun?" Dedi. Ben duygusuz biri değildim bana göre, sadece duygularımın üzerinde durmayan biriydim. Ama bizim aynı olduğumuzu söylemesi hoşuma gitmişti sanki bende buna ayak uydurarak cevap verdim. "Peki ruhsuzsak nasıl yaşıyoruz?" Dedim. Biraz saf biraz masum biri gibi davranarak.Tabiki bu şekilde davranmam bir işe yaramıyordu. Bana yaklaşarak ne kadar zorlarsam zorlıyım aklımdan çıkmayacakmış gibi hissettiğim o cümleyi kurdu. "Bizler ruhsuz bedenleriz yaşarız ama hissetmeyiz." Bu cümle belki aklımdan çıkmayacaktı ama bu cümledeki iki kelime aklıma kazınmıştı sanki "Ruhsuz Bedenler"