ÇEVRİMİÇİ
Öncelikle şu konuda bir anlaşalım. Normal değilim, o da öyle.
Onun gri kaldırımda oturup sigara içmesini bekleyen küçük kızdım ben. Bakışları bana döndüğünde 'Acaba ne için kızacak?' diye kendini korkutan Ufaklıktım ben. Gülümsediğinde ona hayran olan, onun güzelliğinden canı yanan biriydim ben. Bana sarıldığında bulutların üzerinde uçan onun Küçüğüydüm ben. Ben Su Yıldırım...
Hazal, babasının ölümünden sonra annesi ve abisiyle birlikte İzmir'e taşınır. Orada gideceği kolejin sahibinin oğlunun gazabına uğrayacak yeni kişidir. Batu ve Hazal'ın birbirlerine olan nefreti ne zaman aşka yol açacak? Aşk ilk hangisini yakalayacak?
O kazayı yapmak zorunda mıydım? Herşeyin başlangıcıydı. Ben acı içinde kıvranırken O yanımdaydı. İşte orada elimi tuttuğunda "ben yanındayım" dediğinde sanki bütün acım bir an da geçivermişti. O benim badigardımdı. Bana her konu da yardım ediyordu. Taki ben bir salaklık yapana kadar. Artık uzaktık. Hiç konuşmuyorduk...