kitaptutkunu
Ben çiçektim.
Köklerim benden sökülmüştü.
Hoyrat bir rüzgâr, beni oradan oraya savuruyordu.
Tutunacak bir yerim yoktu.
Ait olduğum bir toprak da.
Bir çiçek, kökleri olmadan yaşayabilir mi?
Yaşarım sanıyordum.
Ta ki onu görene kadar.
Onun adı Toprak'tı.
Onu ilk gördüğüm an anladım:
Beni savurduğunu sandığım o hoyrat rüzgâr,
aslında beni ona doğru sürüklüyordu.
Bu kader değil de neydi?
O bana toprak olacaktı.
Ben ona çiçek.
Ve belki de ilk kez,
ikimiz de birbirimize ev olacaktık.
Ama kimse bana şunu söylememişti:
Her toprak, çiçeği yaşatmaz.
Bazı topraklar...
çiçeği büyütmeden önce
köklerinden sökmeyi öğretir.
Ve bazı hikâyeler vardır-
başladığı anda bittiğini fısıldar.
Yine de yaşarsın.
Çünkü insan,
en çok canını acıtacak olana inanır.
Toprak gider,
çiçek kalır.
Ama her çiçek,
en çok toprağına aittir.
🍊