Alnını alnıma yasladı.
"Benim ateşimi ölçme Gaye. Ben yanarsam, yandığım kadar yakarım. Ben seni yakarsam, senin yandığın ateşte yine kendim kavrulurum. Ne beni yak, ne kendini." deyip çekildi aniden.
Benden uzaklaştığı zaman hızla atan kalbimin sesiyle kendime gelmeye çalıştım.
Oysa bilmiyordu ki,
Yanarak var olmayı kabullenmekle, sönerek yok olmak arasında yapılacak seçimden ibaretti bütün hikaye...
Benim yıllar önce gördüğüm o belli belirsiz çizgiyi dahi bir ihtimal olarak kabul etmediğini gösterircesine bıçağın keskin ucunu gözlerimin içine bakarak kendi avcuna bastırdı ve aşağıya doğru çekti. Oluk oluk akan kan beyaz gömleğine süzülmüş, yüzünde acıyı gösteren tek bir mimik bile oynamamıştı.
''Ne bu kan akmayı durdurdu...'' dedi Ferman'ı tutan elimi bir hışımla çekerek. Avcum ellerinin arasındayken sıcak kanı buz gibi tenimde süzüldü. Ben yıllar önce bitti diye haykırırken o bizim sonumuzun daha gelmediğini belirtircesine o kanlı bıçağı avcumun içine bıraktı. Bu beni öldür demekten başka bir şey değildi. ''Ne de bu can bu bedenden çıktı.'' Dedi düşüncemi doğrulamak ister gibi.
Parmaklarımdan süzülen, tenime bulaşmış kanıyla birlikte avcumun içine baktım. Bizim sonumuz yine benim ellerimin arasındaydı fakat bu sefer ima ettiği son çok daha başkaydı.
-Hikaye içerisinde yetişkin içerikler bulunmaktadır.
Aşiyan 3 Serilik bir kitaptır ve tüm seri tamamlanmıştır.
...
"Sen benim evimsin Gülfem, şu tenin.." derken elini boynumda dolandırdı. "Sadece benim. Başkasının el sürmesine izin vermem. Sen buraya girdiğinden beri.." dedi elimi kalbinin üzerine koyarak. Avuçlarımın altında güçlü şekilde atan kalbini oldukça net hissettim.
Sıcacık elini buz gibi elimin üstüne biraz daha bastırdı. "Başkasına böyle attıysa namerdim." Dedi erkeksi gür sesiyle. "Buralar hep senin." Dedi tekrar kalbinin üzerine bastırarak elimi. "Sen benim!"
.....
Siddet, Küfür ve yetişkin içerikli sahneler bulunmaktadır. Rahatsız olanların başlamaması önemle rica olunur :)
Her şey bir kurşunun değil de, bir çift kara gözün kurbanı olmakla başladı. Bedenimde ki değil, ruhumdaki ölü tohumların yeşermesiyle attı nabzım. Ve o günden sonra üzerimdeki çiğ toprağı atıp yaşamaya başladım.
"Çünkü burası Veda Caddesi," dedi kara gözlerini, gözlerimin içine mıhlayarak. "Çünkü burada her veda bir merhabayla başlar."
"Işıklar sana evinin yolunu gösterecek..." 3391 Kilometre ile başlayan seri Sıfır Kilometre ile devam ediyor! Kilometrelerce öteden birbirini tanımak, sevmek hatta aşık olmak kolaydı... Peki tüm bunlar yan yanayken de kolay olacak mıydı?
Dünyadaki en tehlikeli yer zihin,
en ölümcül zehir ise düşünceydi.
Her an düşüncelere esir olanlardı onlar.
Onlar bakanlar değil, görenlerdi.
Düşüncelerine yenilenler,
zihinlerindeki altın kafeslere mahkum olanlardı.
Onlar Düşünce Mahkumuydular.
Farklıydılar ve bunu biliyorlardı.
*Bölümler finalden sonra düzenlenecektir.