1diilarakaya adlı kullanıcının Okuma Listesi
2 stories
PEŞİMDEKİ İNTİKAM by bilinmmeyenbiri
bilinmmeyenbiri
  • WpView
    Reads 1,304,021
  • WpVote
    Votes 32,898
  • WpPart
    Parts 59
PEŞİMDEKİ İNTİKAM Bir çığlık daha özgürlüğüne kavuşmuştu o gece. Duvarlara çarpıp yankılanan haykırışlar, karanlığın içinde ikisini de esir almıştı. Bugün geri dönüş yoktu. Acı iliklerine kadar işlerken, pişmanlık gün yüzüne çıkacaktı. Acı, ikisini de yok etmek için emir almış gibiydi. Toprak ise gökyüzünden iki can daha istiyordu... ... "Ben istersem nefes alır, ben istersem yaşayabilirsin güzelim. Sen diye bir şey yok, İlya. Sen ve sana ait olan her şey bana ait, küçüğüm." Acı oydu. Acı, adamın duygusuzluğuydu. Acı, daha o doğmadan ellerine emanet edilmişti. "En acı ölüm, ruhunun öldürülmesidir." Onun da ruhu ölmüştü. Ardından bedeni esir düşmüş, gücünü yavaş yavaş kaybetmişti. İLYA SOYKIR Ateşin küçük kurbanı... Üç ay içerisinde tüm ailesini kaybetmişti. Bu koca dünyada, onu acılar içinde ölüme sürükleyen duygusuz bir adamın ellerinde esir kalmıştı. Ölümü tatabilmek için çırpınıyordu İlya. Her gece gözlerini yakan damlalar akmak için emir alırken, ölüm çoktan kara kalemle kalın bir kitaba not edilmişti. Şimdi ise yalnızca gerçekleşeceği günü bekliyordu. ATEŞ KARAHANLI Acının, duygusuzluğun ve ölümün beden bulmuş hâliydi. O, acıdan yaratılmıştı. İntikam ateşiyle büyümüş, içindeki acımasızlığa tutunarak bu yaşına kadar gelebilmişti. İçindeki intikam ateşini bu küçük bedenden çıkarmaya çalışırcasına üzerine acımasızca yüklenirken, güçsüz çığlıklar duvarlara çarpıp yankılanıyor, isyan edercesine kaçacak bir yer arıyordu. Fakat küçük bedeni artık daha fazla direnememişti. Kaderle iş birliği yapan ölüm emri, küçük kızı bu hayattan silmek için adamın emirlerine itaat ediyor, onun gölgesine boyun eğiyordu. Tam anlamıyla... ⚠ +18 bölümler bulunmaktadır. Lütfen bunu göz önünde bulundurarak okuyunuz.
NEFRETİN ESARETİ by satirlarinesiri
satirlarinesiri
  • WpView
    Reads 1,252,442
  • WpVote
    Votes 44,895
  • WpPart
    Parts 35
Zümra, babasının geçmişinin kurbanı olduğunun farkında olmadan okulunu bitirmeye çalışıyorken bir gün hastaneden aldığı haberle yerlebir olur. Babası bir kadını bıçaklamıştır. Zümra babasının savunulamaz hatasıyla hayat savaşına bir yenisi eklemiştir ancak hayattaki tek varlığı annesi olan Dağhan Koçdemir'in gazabıyla karşılaşacağının farkında değildir. Geçmişin yükü, iki insanın düğümü olacaktır. ~ "Baba?" diye fısıldadım o olmasını ister gibi. "Gitme." Tereddütle nefes alıp verdi. Gidiple gitmemek arasında kalmıştı şimdi. Bacaklarımı iyice kendime çektim. Suratımı buruşturup yanaklarıma dağılan yaşları silmek için hareketlendiğim an, sırtımda ve bacaklarımda beliren kolların bedenimi sarmaladığını ve beni yattığım yerden kaldırdığını fark ettim. Bedenimi çepeçevre saran kolların arasına alındığımda sessiz sessiz hıçkırmaya devam ettim. Saçlarım sakallarının arasına gömülmüştü, başım çenesine değiyordu. "Baba beni burada yalnız bırakma. Çok üşüyorum." Kollarım boynuna dolanırken aynı tanıdık koku doldu burnuma. Burun deliklerim sızlarken bedenim uçsuz bucaksız bir okyanusun ortasında yapayalnızdı. Öyle yorgundum ki, beni kucağına alan adamın düşmanım olduğunu bile bile onu babam yerine koyuyor, kendimi aldatıyordum. Neden onu babam yerine koyduğumu bile bile hayal kurmama izin veriyordu? "Yanındayım." diye fısıldadı güçsüzce serbest bıraktığım başımı dik tutmaya çalışırken. "Yalnız değilsin, korkma." Sıkı sıkıya kavradığı bedenim kollarında küçücük kalmıştı. Başımı olumsuz anlamda sallarken usul usul ağlıyordum. "Hayır," dedim acıyla. "Yalnızım." Hem de öyle yalnızdım ki ben... Kelimeleri arkadaş saymıştım kendime. ~ İlk yayımlanma tarihi: 05.09.2015'tir.