avieneaa adlı kullanıcının Okuma Listesi
51 stories
ALTINLA ONARILMIŞ KALPLER by everythingsinmymind
everythingsinmymind
  • WpView
    Reads 19,803
  • WpVote
    Votes 1,785
  • WpPart
    Parts 18
Anne ve babasının ayrılığının ardından, başka bir ülkede kurduğu tüm düzenini geride bırakarak İstanbul'a taşınan Beliz, burada kendine bambaşka bir hayat kurmaya çalışır. Yeni okulunda geçirdiği ilk günlerde çantasına bırakılan bir not defterinin sahibini ararken bu kişinin ihtimal dahi vermediği birine ait olduğunu keşfeder. Aile sorunları, takıntılar ve yeni hisler arasında denge kurmaya çalışırken, Beliz İstanbul'da sadece yeni bir hayat değil, kendini de yeniden inşa ederken bulur. (Pardon elim çarptı adlı kurgumun yan karakterleri olan Altan ve Beliz'in kurgusudur.) 🌟
SON KAPI | KUĞU KIYIM by cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Reads 1,312,394
  • WpVote
    Votes 71,780
  • WpPart
    Parts 28
Yapay zekâ... Ucu bucağı olmayan, her saniye gelişmeye devam eden mükemmel bir sistemdi ta ki insanlarla tanışıncaya kadar... Peki ya bu sistem bir gün başkaldırırsa ve onu oluşturanlar bile ona mâni olamazsa...
ŞAFAK VURGUNU by authsevvy
authsevvy
  • WpView
    Reads 1,284,451
  • WpVote
    Votes 74,172
  • WpPart
    Parts 26
❝Işığa ulaşmak için önce karanlıktan korkmamayı öğrenmen gerek. Çünkü şafak karanlığın içinde. Karanlıktan uyan, gözlerini aç, geceyi terk et, şafaktan kaç.❞ ☼ Çeyrek Vurgun Serisi'nin birinci kitabıdır.
His Yankısı by silentsey
silentsey
  • WpView
    Reads 17,820
  • WpVote
    Votes 2,190
  • WpPart
    Parts 7
Sevdanın gönle düşüşü her zaman bir kez gerçekleşmez. Gönül, her düşene de sevda demez. İlk tohum toprağın altına gizlice atıldı. Aylarca sessiz bekleyecek. Fırtına ufukta belirdiği an yeşerecek... Sarmaşık dalları iki kişinin bileğine sıkıca sarılacak, anahtar yuvası kilitlenecekti. Anahtar kimde? Bir kurşun askerin cebinde. Ela, hayatının yeni yolunda adımlarken yanı başında elini tutan bir oğlu vardır. Aştığı yolda geride kaldığı düşünülen engeller, her seferinde tekrar karşısına çıktığından oğluyla yeni bir eve taşınır. Yeniliğin her zaman bir başlangıç yarattığına inanılsa da kaderin oyununun önüne geçebilmek hiçbir zaman mümkün olmayacaktı. Ela'yı yeni evinde bekleyen başka yol ve çok başka engeller bulunurken kader onun karşısına bir oyun arkadaşı çıkarttı. Yan komşusuyla kendini atışmalı bir hikayenin ortasında bulan Ela, gün geçtikçe hayatına açılan yeni yollara oğluyla birlikte uyum sağlamaya çalışırken bilmediği bir şey vardır. O da kapısının önünde bulduğu kutuyla dengelerin yavaşça değişeceğidir...
İÇİMİZDE BÜYÜTTÜĞÜMÜZ ŞEYTANLAR by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 83,236
  • WpVote
    Votes 7,549
  • WpPart
    Parts 11
Hipnozla, acı hissini manipüle etmeyi başardığı araştırmasıyla Nobel Ödülü kazanan Adli Psikiyatrist Esin Taşkıran, araştırmasını daha ileri taşıyarak ayna nöronlardaki aktiviteyi telkinle arttırma suretiyle suça meyilli insanlarda empatiyi arttırarak insanları içlerindeki kötülükten arındırarak suç oranlarını düşürmeyi hedefler. Fakat ödül kazandığı gece kazandığı tek şey bir ödül değil, kötülüğün yok olamayacağını savunan Maenon isimli bir ısrarlı takipçidir. Adli Psikiyatrist Esin Taşkıran'ın mâhkûmlar üzerinde yürüttüğü araştırmada intiharlar baş gösterdiğinde medya bu intiharlardan Adli Psikiyatristi sorumlu tutar. Tüm kariyeri ve idealleri tehlikeye giren Esin, intiharların sebebini ve Maenon'la nasıl ilişkisi olduğunu bulmaya çalışırken kliniğe 'deli' raporu almak isteyen aklı oldukça başında bir adam gelir. Felsefi bir bilimkurgu olan bu kitapta, iyi-kötü, doğru-yanlış, etik-ahlak ikilimler eline alınarak insanlığın sınırları ve insan olmanın ne demek olduğu sorgulanırken, insanın yarattığı kimliklerin gerçek benliği üzerindeki etkilerine ve nihayetinde yalnızca bir insan olmanın yarattığı acizlik ve ilahilik üzerine alegoriler yapılır.
KABUK BAĞLAMAMIŞ KALPLER by Fesatrice
Fesatrice
  • WpView
    Reads 270,712
  • WpVote
    Votes 23,076
  • WpPart
    Parts 28
Kabuk bağlamamış kalpler, yaralarını nefretle iyileştirmeye çalışır. Hüma'nın hayatındaki her şey mükemmel ilerliyordu. Başarılı, genç bir kızdı ve âşık olduğu adamla evlenmek üzereydi. Birbirlerine duydukları sevgi gözlerini öyle kör etmişti ki hiçbir şeyin bu mutluluklarını bozamayacaklarını düşünüyorlardı. Yaşadıkları felakete kadar. O felaket, Hüma ve Cihangir'in dönüm noktasıydı. O felaket, kalplerine aldıkları en ağır yaraydı. Ve o felaket, Hüma ile Cihangir'i ayırmakla kalmamış, onları birbirine düşman etmişti.
THALRON: ADANMIŞLAR by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 628,725
  • WpVote
    Votes 50,331
  • WpPart
    Parts 22
Seneler... Seneler sonra, dünya, nefes almanın bile zarar verdiği geri dönülemez bir felaketle sarsıldı. Ve hiçbir şey aynı kalmadı. Milyonlarca insan öldü, geriye kalanlar ise hayatta kalmak için dünyalarını yeniden kurmak zorunda kaldı. Burada doğmak ve ölmek yasaktı! Kuzeyin en uç noktası, gecenin aylarca hüküm sürdüğü o yer kuruldu. THALRON! Ve insanlar dört sınıfa ayrıldı... Din İnsanları, Asiller, Tüccarlar ve Köksüzler... Fakat yarattıkları dünya onları daha da büyük bir felakete sürükleyecekti. Çünkü duygular yok edilemezdi: Güç, Savaş, Tutku, Aşk, İhanet, İntikam, Fedakarlık ve Kader... Kaderle savaşmak mümkündü ama kazanmak asla. Çünkü kader çoktan kararını vermişti.
Yaşarken Ölmek Gerekir by kayipbirsahis
kayipbirsahis
  • WpView
    Reads 269,583
  • WpVote
    Votes 15,748
  • WpPart
    Parts 58
"Beni kendi inşa ettiğim o korkunç okullardan alıyor, uyuz Sokrates gibi sorular sorup konuşturuyor, sistemimdeki tüm karanlığı kendi kendime anlamamı sağlıyorsun." Gülümseyerek yanağını hafifçe okşarken gözlerim yanıyordu. "O itaatkâr karanlığın yanında senin ışıklarının kâfirlik olduğunu söylediğimde bana enfes resimler gösteriyor, aklımı alıyor; bir sahneye çıkartıyor ve kalbimi veriyorsun." Normalde kabul etmeyeceğim kadar yoğun duygular çenemin hafifçe titremesine sebep olurken onun dudakları hafifçe aralanmış, gözleri tamamen bana teslim olmuş bir vaziyette yüzümü izliyordu. "Omuzlarımda olduğunu bile unuttuğum o korkunç yükü çekip alıyorsun..." İç çekerek saçlarını bir kez daha okşadım. "Ama sistemim o karanlığa o kadar alışık ki yalnızca ışık değil, savaşma arzusu da getiriyorsun. Karşıtlıklar... Ortaya çıkarıyorsun. İçimde cadıları yakıyorlar, fikirleri suçluyorlar, çiçekleri izinsiz açtılar diye susuz bırakıyorlar... Yine de başımı döndürüyorsun, beni aydınlatıyorsun, elimden tutuyorsun ve aslında benim bahara ihtiyacım olmadığını, tek başıma baharı getirebileceğimi söylüyorsun. Sen geldiğinde gülümsemek istiyorum." Kısa bir an göz göze kaldık, yutkundum. "Anlıyorsun değil mi?" derken bir sarhoştan ziyade çaresiz bir divane gibiydim. Cevap olarak hafifçe yutkundu, elleri belime yerleşti. Sanki bu bir fitilmiş gibi ona doğru daha da yaklaştım, burnum yanağında bir çizgi çizerek sürtünürken derin bir iç çektim. Nefesi durdu. Sonra ellerimi yüzünden çekerek birini omzuna, öbürünü göğsüne yerleştirdim ve gözlerim yüzündeki en sevdiğim noktaya indi. Ne olduğunu bile anlayamadı, dudaklarım sus çizgisine yaslandı. "Benim rönesansım." Mart 2020 GENÇ YETİŞKİN
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 4,819,269
  • WpVote
    Votes 265,495
  • WpPart
    Parts 45
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
Yıkım Güncesi  by aysluna
aysluna
  • WpView
    Reads 205,003
  • WpVote
    Votes 12,073
  • WpPart
    Parts 49
(+18) Bade, ince bir iplikle ördüğü hayatının ve geçmişinin yükü arasında dengede kalmaya çalışırken, her şeyin yeterli olduğuna inanıyor. Ta ki Kayra ile karşılaşana dek. Kayra'nın sessiz varlığı, Bade'nin sınırlarını parçalarken tehlikeli bir oyun başlıyor. Hayatına açtığı yarıklardan hem bugününe hem de geçmişine uzanan karanlık sırlar sızıyor. Gerçekler açığa çıktıkça aralarındaki bağ, karanlık bir bağımlılığa dönüyor. Birini anlamak, onunla beraber delirmeyi göze almak demektir. Bazı sırlar ne dile getirilir, ne de unutulur. Bazı sırlar yalnızca kanla mühürlenir. Ve bir bütün olmak için, birlikte parçalanmak gerekir.