Bayıldım ♣️
14 stories
CANAVARIN DA KALBİ VARMIŞ by thekabal
thekabal
  • WpView
    Reads 2,991,720
  • WpVote
    Votes 252,117
  • WpPart
    Parts 31
"Hoşuma gidiyorsun ama seni öldürürüm."
Kırmızı Haziran by iremmipelin
iremmipelin
  • WpView
    Reads 1,546,348
  • WpVote
    Votes 118,001
  • WpPart
    Parts 78
Pars, Atlas'ın önce ilk aşkı, sonra oyun arkadaşı oldu. Oynadıkları oyunun ipleri ayaklarına dolandı. Biri kaldı diğeri kaçtı. Çok zaman sonra kapı yeniden çaldı, postacı kapıya bir kaset bıraktı. Kasette Atlas'ın abisinin, Aras'ın katilinin sesi vardı. Atlas duyduğu sesin, Pars'ın peşine düştü. 🩸 "Pars..." dedim. "Seni öldüreceğim." "Lütfen..." dedi, gözlerini gözlerimden çekmeden. "Atlas, lütfen öldür beni."
İLKYAZ by iremmipelin
iremmipelin
  • WpView
    Reads 1,290,295
  • WpVote
    Votes 71,460
  • WpPart
    Parts 73
Geri döndüm. Tek tek söküp attığım ne varsa, üstüme bir bir diktim de döndüm. Kalbime geri döndüm.
ANAHTAR by S-Mare
S-Mare
  • WpView
    Reads 2,270,549
  • WpVote
    Votes 112,224
  • WpPart
    Parts 43
'Mara' ismi annesinin ona tek hediyesiydi. İsminin anlamı acı olsa da, annesi ona bambaşka bir amaçla vermişti bu ismi. Her seferinde bir şeytan olduğunu vurgulamak için... Babası ise ona Angelina derdi çünkü o babasının meleğiydi. Ama Mara ne annesinin söylediği gibi bir şeytan, ne de babasının söylediği gibi bir melekti. O Anahtardı. Cehennemin Anahtarı... Anahtar serisi 1. Kitap: Anahtar 2. Kitap: Mühür 3. Kitap: Araf 4. Kitap: Mahşer
AKTÖR by Lauraynne
Lauraynne
  • WpView
    Reads 115,135
  • WpVote
    Votes 3,010
  • WpPart
    Parts 9
Yalanlarım bilendikçe kanatır dudaklarımı. Tenimden bir yama gibi sökülür dokunuşun. Söyle, bu yazgının hangi sahnesi ait gerçeğe? Bu kanlı tuzağı doğuran o mizansen sona erdiğinde, Dibi kör bir kadehten ölümü yudumladığım o gece, Uğuruna savaş başlattığım bir yemin verdim. Parmaklarımdaki alevler, kuklalarımın ipini takip ettiğinde, Ellerimde, düşmanlarımdan katre katre akıttığım kan izleriyle, Dudaklarımda çaldığım armonikanın yeğin melodisiyle, Sadece senin için yaşamaya devam edeceğim.
Ruhlar Çarkı by deniztyler
deniztyler
  • WpView
    Reads 50,011
  • WpVote
    Votes 4,398
  • WpPart
    Parts 13
"Uyan, dalgın ulusum! Gör önündeki laneti. Senin için geliyorlar dalga kıranım, Senin için geliyorlar nazlı denizim... Ve seni bulduklarında bizi de bulacaklar. O zaman seni terk edeceğiz."
Elisya by TugbaaPeker
TugbaaPeker
  • WpView
    Reads 648,723
  • WpVote
    Votes 44,975
  • WpPart
    Parts 50
Gözlerimi sımsıkı kapatarak derin bir nefes aldım. Yapmak üzere olduğum şey benim için bile deliceydi. Sadece birkaç dakika sonra yüzyıllar öncesine gidebilecektim. Ve bu çok tehlikeliydi. Ama buna mecburdum. Başarmam gereken bir görevim vardı. Yanımdaki adam son kontrollerini yaparken aklımdan geçenleri okumuş gibi, "Buna mecbur değilsin." dedi. Gözlerimi açtım ama tamamen ileriye sabitlenmişti bakışlarım. Hayatımı değiştirecek olan yere... Cevap vermedim. "Neler olacağını bilmiyoruz." diye devam etti. "Hafızan tamamen silinebilir." Kararlı olduğumdan emin olmak için bildiğim şeyleri son kez hatırlatıyordu bana. "Bu durumda uyandığında tamamen farklı biri bile olabilirsin." "Bir daha hiç geri dönemeyebilirsin." Bu son sözüyle çözülmüş gibi bakışlarımı ona çevirdim. Ama bu da bilmediğim bir şey değildi. Gümüş desenli siyah sırt çantamı omzuma asarken dudağımın bir kenarı yukarı kıvrıldı. "Bir suikastçi öleceğini bilse bile görevinden vazgeçmez." dedim kararlılıkla.
Morfin ile Vitamin (Kitap Oldu) by denizyolcusu
denizyolcusu
  • WpView
    Reads 1,382,276
  • WpVote
    Votes 123,126
  • WpPart
    Parts 60
Eczane gibi çalışan yayınevleri. Tefeciye bir ton borç. Tuhaf bir yazı atölyesi. Kitaplar aracılığıyla yayılmaya çalışan tehlikeli bir virüs. Teksas'ta belalı bir kumarhane. Ve bir de biz, ben ve o. Başkalarının deyişiyle: Morfin ve Vitamin.
Sinestezi by selen_sezer
selen_sezer
  • WpView
    Reads 425,317
  • WpVote
    Votes 23,139
  • WpPart
    Parts 34
Sesil, yirmi yaşına henüz basmış bir psikoloji bölümü öğrencisidir ve okuduğu bölümü seçmesinin en önemli nedeni, sekiz yaşındayken öğrendiği, modern tıbbın hala gizemini tam olarak aydınlatamadığı bir algı komplikasyonuyla dünyaya gelmesidir: Sinestezi. Bunun üzerine sekiz yaşındaki pek çok kişinin alamayacağı kadar radikal bir karar alır ve unutmak istemediği rengarenk anılarını düzenli olarak tuttuğu defterlerine kaydeder. Bu ona, her zaman yanında taşıdığı bir defter ve hayatı boyunca eşlik eden bir alışkanlık olarak geri dönmüştür. Tek bir kuralı vardır; o da tüm anılarını yazıya dökerken bir daha eşini benzerini yaşayamayacağını düşündüklerine yıldız atmaktır! Rakamların rengi ve renklerinse kendilerine ait tatları olduğu bir hayata uyum sağlamakta herhangi bir sıkıntı çekmemiş olan Sesil, bir Cumartesi akşamı yatıya gittiği ev partisinden sonraki günün akşamında odasında uyanmıştır; fakat ufak bir sorun vardır: Parti gecesini ve evine nasıl geldiğini hatırlayamamaktadır. Öncesinde aklında kalan birkaç imgeyle bu hafıza kaybını aydınlatmaya çalışan Sesil, bu durumu anı defterinde ayırdığı, boş, dört adet yıldızlı sayfayla çok geçmeden takıntı haline getirecektir. Daha sonrasında su yüzüne çıkan gerçeklerle kendisini, hiçbir algısıyla bütünleştiremediği bir adamın peşinde bulacaktır.
Rüya Bekçisi by ruhperver
ruhperver
  • WpView
    Reads 1,072,968
  • WpVote
    Votes 62,946
  • WpPart
    Parts 19
"Dahası sen bir rüyasın," dedi çocuk, "neden kendine yardım etmeyi denemiyorsun?" Emily herkes kadar sıradan biri olduğunu düşünüyordu. Herkes kadar sıkıcı ve alışılagelmiş bir adı, sürekli rastlayabileceğiniz türden bir görünüşü ve bisiklet sürmek gibi yavan hobileri vardı. Ne var ki bu genç kız bir gece yarısı yatağından zıplayarak uyandığında hiçbir şeyin bir daha asla aynı olmayacağından habersizdi. O artık kendini uykuların çok ötesinde ve hayallerin ulaşamayacağı kadar muhteşem bir dünyada bulmuştu. Fakat Emily'nin bu rüyadan uyanıp hiçbir şeyin göründüğü kadar harika olmadığını fark etmesi uzun sürmeyecekti. "Hayatlarımızı bir rüyayla karşılaştıranlar haklıymış. Uyanık uyuyor, ve uykuda uyanıyormuşuz." -Montaigne