_xponcikx_ adlı kullanıcının Okuma Listesi
4 stories
Sınıf Tam Mı? by HazalMerveAt
HazalMerveAt
  • WpView
    Reads 2,510,729
  • WpVote
    Votes 154,185
  • WpPart
    Parts 72
Mizah#1 04/03/18 "Tamız hocam." Buğra arka sıradan anırdığında kafamı hızla hırkamdan kaldırdım. "Aaaaa ilk okul günü hatta ilk saati uyunmaz ama." Bartu geçen seneki gibi arkamda oturmuştu. "Sus sıçarım." "Hocam ödev vardı." Gamzenin sesiyle herkesin ona dönmesi bir oldu. "Yaktın beni Gamze." Ata ağlak bir ses tonda konuştu. "Haklısın kızım. Evet açın ödevlerinizi." &&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&& Bir sınıf düşünün ruhen yok. Her sabah okula giden bedenleri ama sıcacık yataklarında kalan akılları. Daha üçüncü aydaydık ama ben bu pis okulun pis tuvaletlerinde ağlıyordum. "Dayanamıyorum artık bu entrikalara, suçlamalara, yalanlara. Gücüm kalmadı." Kızlar tuvaletinin kapısından gelen sesle o tarafa döndük. "Kim benim minik kobramı ağlattı bakiyim. Onun ağzını yırtıp içine sıçarım." Serdar gay gibi içeri koştuğunda içimde tuttuğum şeyle gülmek isterken daha çok ağlamaya başlamıştım. "Ay ben gelince bu daha çok ağlamaya başladı. Kız ne oldu rimelim mi akmış." Beni güldürmek için söylediği şeylere istesemde gülemiyordum. "Yani anlamadım fermuarım da açık kalmamış korkmuş olamaz." Kızların hepsi yüzünü buruştururken benim yüzümdeki gülümsemeyle o da yüzünü buruşturdu. "Yani o kadar şey yaptım eğer bu seni güldürüyorsa +9 fesatsın." Kafasını yazık anlamında sallayarak tuvaletten çıkarken içeri giren kişiye ne ben ne de kızlar tepki veremeyecek kadar şaşkın bakmıştık. "Bunca olan şeyden sonra burda gelip ağlayabiliyorsan ya ben yanlış anlıyorum ya da sen çok iyi rol yapıyorsun." Arkadan gelen sesle hepimiz o tarafa döndük. "Ya da sen hemen burdan siktirip gidiyorsun." Kapak tasarımı için @LizardDesign 'ye çok teşekkürler.
Veliaht  by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 69,361,511
  • WpVote
    Votes 768,525
  • WpPart
    Parts 34
Aslında ben hayatımda en çok sevilmek değil sevmek istemiştim. Çok sevmek istemiştim. Böyle dolu dolu kocaman. Her sabah işkence gibi gelen okul sabahlarımın bir gün çekilebilir hatta halatla çekilir hale gelebileceği uçsuz bucaksız hayalimin uçurumundan bile geçmezdi. Allah'ın sevdiği kuluymuşum ki hem çok sevmiştim hemde çok ama çok sevilmişti. Söylediğinden değildi bu dediklerim. Hissettiğimdendi. O adam bana beni kocaman sevdiğini hissettirmişti. Bütün hayallerini , umutlarını , kırıklıklarını yıldız yapıp gözlerime koymuştu benim. Deniz gibi bakan kahve rengi gözlerine bende umutlarımı , hayallerimi ve kırıklıklarımı bırakmıştım. Nerede buluşuyordu adam ve kadın o zaman diye sordu bana. Ufuk'da bileşecektik biz. Yıldızlarım onun denizine düşeceklerdi. Ben onda boğulacaktım o bana karışacaktı. 'Denizi yıldızlarına talip güzelim. Düşecekler mi denize?' ------ ''Kadın kitap gibi sevmişti ama adam kitap okumayı sevmezdi'' dedim Meriç'e bakarak. Yine lanet olası gözlerim dolmuştu. Kafasını salladı acıyla gözlerime bakarken. İkimizden canı acıyordu. ''Adam okumayı değil yaşamayı seçerdi çünkü. Kadını okumak değil yaşamak isterdi...'' ------
KÜÇÜK YALANCI (DOKUZ YAYINLARI İLE RAFLARDA) by msmarvi
msmarvi
  • WpView
    Reads 15,186,940
  • WpVote
    Votes 172,031
  • WpPart
    Parts 39
Koca sema, diz çöktü gözlerine. Ay bembeyaz parlak tenin yanında soluk kaldı, yıldızlar gökyüzü kadar karanlık olan saçlara meydan okudu. Bulutlar ağladı, yağmur selam verdi kanlı ellere. Kalplere sis çöktü, güller boyun büktü üzerinden çıkmayan kan kokusuna. Ve dinledi toprak sözlerini. "Saçların kadar uzun ve güzel olsun ömrün Küçük Yalancı." Dedi adam, ama kesti kadının saçlarını kendi elleriyle, kıydı sevdiğinin ömrüne. "Hiçbir yere gitmeyeceğim sevgilim..." Dedi kadın, ama tutmadı sözünü, kıydı sevdiğinin aşkına. Sevdiği kadınları bir bir kaybeden acımasız katil, Akın Korel. Sevgiden yoksun kurak bir kalp ve o kalpte açan beyaz bir papatya. Kendi döktüğü göz yaşlarıyla büyüdü, getirdi baharı. Kimse fark etmedi onu. Güllere ulaşılmak isteyenlerce ezildi, yine döktü göz yaşlarını. Adam fark etti solan papatyayı, aldı ellerine. Ama öldü beyaz papatya. Muhteşem bir koku sardı etrafı. Ölü bir çiçek hiç böyle güzel kokar mıydı? Yaşadığını sandı, sevindi adam. Ama bilmiyordu papatyaların ölünce koktuğunu. Öğrendiğinde ise artık çok geçti...
ATEŞ by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 8,997,620
  • WpVote
    Votes 647
  • WpPart
    Parts 4
Ailesini şüpheli bir yangında kaybeden Arya, kimliği gizlenerek yetimhanede büyümek zorunda kalır. Vasisi olan aile avukatının izniyle küçüklüğünden bu yana yalnızca telefonda konuşsalar da aralarında bir bağ oluşan gizemli bir kadının vesilesiyle on sekizine basmasına yakın bir zamanda yetimhanede çıkar ve kendi evine yerleşir. Kader ağlarının örer, geçmişin silik raflarından bir tanıdığı, bir yabancı olarak karşısına çıkarır, çarpıştırır, bir kaldırımda kader ağlarını birbirine dolaştırır. Bu tanıdık yabancıyla yolları kesişip dururken bazı olaylar silsilesi sonucunda onunla özel bir bağ kurar, zaman zaman da geçmişin perdesini aralar. Acı bir sır gün yüzüne çıkmak için gün sayar. Aşktan kaçmak ve aşkın öznesini korumak arasında kalan Ulaş, yok sayamadığı bir fizik kuralıyla baş etmeye çalışırken Arya çoktan hayatının merkezinde yerini alır. Sırlarınsa zamansız anlarda ortaya çıkmak gibi kötü huyları vardır. Ben bir kelebeğim. Yarına ihtiyacım var. Biraz da sana... Biraz dediğime bakma. Kelebekler için biraz ne kadar önemlidir bilemezsin...