?
6 stories
3391 Kilometre by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 27,582,110
  • WpVote
    Votes 1,485,753
  • WpPart
    Parts 47
''O gün, bana 'Sinemaya gidelim mi?' diye sordu. 3391 kilometre öteden, şehirlerce, denizlerce uzağımdan... Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile 'Sinemaya gidelim mi?' dedi...'' Aylarca sesini duymadığınız, yüzünü görmediğiniz, dokunmadığınız, kokusunu bilmediğiniz, aynı sokaktan geçme ihtimalinizin dahi olmadığı, asla aynı fotoğrafın içinde bile bulunamayacağınız, sizden kilometrelerce denizlerce adalarca şehirlerce uzakta olan bir insana aşık olur muydunuz? Bunu, kendinize yapar mıydınız? Bu bir mesafe hikayesi! İki insanın, birbirlerini görmeden duymadan aylarca gece gündüz konuştukları ; birbirlerinin en yakını oldukları, ama birbirlerinden en uzakta oldukları, aralarındaki kilometrelere rağmen birbirlerine aşık oldukları bir mesafe hikayesi! Burası bizim gezegenimiz ve burada her şey anını bekler. Burası, bizim 3391 kilometrelik gezegenimiz... - ''Seni görmem için yanımda olmana gerek yok. Ben seni gözlerim kapalıyken de görebiliyorum. Zaten ben seni sadece gözlerim kapalıyken görebiliyorum...''
Karantina Serisi by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 113,826,432
  • WpVote
    Votes 4,586,747
  • WpPart
    Parts 181
''Birlikte belanın içine batabileceğimiz kadar battık. Ve şimdi, seni bırakmayacağım... Benimle misin?'' --- Zeynep, kendini yeni okuluna başladığı ilk gün bir felaketin ortasında buldu. Okulu, salgın bir hastalık nedeniyle karantina altına alındı. Karantinanın akşamında ise kendini okulun karanlık koridorlarında bir kız öğrencinin cesedinin başında buldu. Üstelik yalnız değil, onlar da yanında... Mahşerin üç atlısı. Bu, sadece bedenleri değil ruhları da karantinaya alınan dört kişinin hikayesi. Bu onların özgürlüklerine ulaşmak için yaşadıkları esaretin hikayesi. Bu, birbirlerinin her şeyi haline gelen, birbirlerine gökyüzündeki son yıldız yanıp kül oluncaya kadar birlikte olacaklarına söz veren dört arkadaşın hikayesi. Bu mahşerin dört atlısının hikayesi. Şimdi, bizimle misiniz? "Bizim bedenlerimizi karantinaya almadılar. Ruhlarımızı karantinaya aldılar. Bizim ruhlarımız tanıştığımızdan beri karantina altında. Ne çıkabiliyoruz bu karantinadan, ne de birbirimizden ayrılabiliyoruz. Ruhlarımızı birlikte bir karantina altına aldılar, ve bizim bundan sonraki tek savaşımız bu karantinadan kurtulmak. Kurtulduğumuzda bile birlikte olacağız, ama özgür olacağız. Savaş bitti, ve biz sağ kaldık. Savaş bitti, ve biz hala ayaktayız."
KOLYE by denizyolcusu
denizyolcusu
  • WpView
    Reads 1,756,749
  • WpVote
    Votes 130,876
  • WpPart
    Parts 51
"Güneş'in ölmeye başladığı zamanlarda, Dünya'yı başka bir galaksiye taşıyacak güce sahip iki kolye icat edilir. Ne var ki kolyeyi taşıyacak iki kişinin, insanlığı korumak adına ödemesi gereken ağır bir bedel vardır. " Yeni devirde, dengeler değişmiş; teknoloji ilerlemiş fakat insanların teknolojiden yararlanmaları kısıtlanmıştır. İletişim, telefonlar yerine kafa derilerine yerleşen çiplerle; ulaşım, gökyüzünde süzülen arabalarla sağlanmaktadır. Otoriteler, insanların kıyamet korkusundan faydalanarak yönetim gücünü elde etmişlerdir. Yönetime baş kaldırabilen tek grup, gelecekten geldiğini iddia eden ve galaksiler arası kaçışın bir felakete neden olacağını duyuran 'Kuledekiler' adlı örgüttür. Hira, doğduğu günden beri bedeninde taşıdığı kolyenin, yaşadığı gezegeni yaklaşan kıyametten kurtaracak büyük bir planın kilidi olduğunu öğrendiğinde on altı yaşındadır. İnsanlığı kurtarmak için kendi hayatından, hayallerinden ve herkesten gizli tuttuğu aşkından vazgeçmeye zorlanır. Kolye, kimsesi olmayan bir kızın, sonunu bildiği bir savaştaki mağlubiyetini anlatır.
Telekinezi by nilsuilgin
nilsuilgin
  • WpView
    Reads 3,822,849
  • WpVote
    Votes 197,127
  • WpPart
    Parts 68
UYARI: Hikayeyi okurken sakın henüz okumadığınız bölümlere bakmayın. Gizem/Gerilim olduğu için spoiler yiyebilirsiniz! Yetenekli olmak. Her defasında imrenilen bir olgu. Başınıza bela açacağını asla düşünmezsiniz; Öyledir ki yetenekli insan belaya rastlamaz. Aksine bunun bir deli saçması olduğunu düşünürsünüz. Ama bir kez daha düşünün. Zira genç bir kız olan Maya'ya göre hiç de öyle değil. Hele ki kızımız doğuştan telekinezi yapabiliyorsa, kendisini belanın, bildiğimiz belanın içinde bulması kaçınılmaz olacaktır. Düşmanı yakaladığını zannettiğin anda çember daha da genişler. *Her bölümde gizemin dozu artarken, entrikalar doruklara ulaşacak.*