Okuma Listem
177 stories
DİVANE ✔️ by selmakeskin_
selmakeskin_
  • WpView
    Reads 6,747,344
  • WpVote
    Votes 292,353
  • WpPart
    Parts 60
"Küçük bir kız çocuğu gibisin." Soğuğun içime ilmek ilmek işlemesi gecenin ayazından değildi, onun buz gibi sözlerinden ürpermiştim. Gök yüzünde bizi seyreden yıldızlardan ziyade kendi ışığının aydınlattığı, o zehir karası delici gözlerine yerleşen alaylı parıltı ve söylediği son şeyle çileden çıkmıştım artık. İçimde lavlarını köpürterek sabrımın son demlerinde dolanan volkan patlamaya hazırdı, bu işin başka çaresi yoktu ve inceldiği yerden kopacaktı. Ben onun sayesinde çoktan büyümüştüm fakat o her seferinde inadına yapar gibi çocuk olduğumu savunuyordu. Beni bakışları, tavırları, hareketleri ve kelimeleriyle resmen eziyordu. Kalbimi eziyordu. "Çocuk falan değilim ben!" Diye bağırdım sonunda içimdeki ateşten okyanus çaresizce çırpınan benliğimi cayır cayır yakmaya başlarken. Aynı anda hem üşüyor hemde alev alev yanıyordum. Kendi içimde birçok imkansızı barındırıyordum. Sertçe yutkundum... Sesimi iyice yükselttiğimde tek bir mimiğimi bile kaçırmak istemiyormuş gibi dikkatle beni izlemeye başladı, artık gerçekten dayanamıyordum. "Çocuk değilim anladın mı? Değilim! Sana abi demek zoruma gitmeye başladığında büyüdüm ben!" Diye adeta haykırdım. "Duygularımı gizlemeyi öğrendiğimde büyüdüm! Susmayı öğrendiğimde, sessizce ağlamayı öğrendiğimde büyüdüm! Gözümün önünde başkasına dokunduğunda büyüdüm!" Ona ilk kez utanıp çekinmeden kurduğum bu uzun ve acımı haykıran cümleler tüm nefesimi tüketmişti fakat söyleyecek son bir sözüm daha kalbimin en ücra köşesinden saniyeler sonra çıkagelmişti. "Seni sevdiğim gün büyüdüm ben." Diye fısıldadı güçlükle soğuktan zangır zangır titreyen dudaklarım.
MÂHPARE by msaslann
msaslann
  • WpView
    Reads 3,327,492
  • WpVote
    Votes 143,535
  • WpPart
    Parts 37
"Çok mu seviyorsun?" diye sordu Arslan dayanamayarak. Ahsen ise usulca salladı kafasını. "Tamam, gel o zaman." Elini bırakıp Ahsenin korkuyla yere bıraktığı bisiklete yöneldi. Bisikleti kaldırdığında aklından geçenden emin olamadı. Bu bisiklet ikisini de kaldırır mıydı bilemiyordu. Fakat denemeden bilemezdi. "Arslan abi?" diye sordu küçük kız şaşkınlıkla. Arslan yakışıklı yüzüyle Ahsene baktıktan sonra önündeki kısma vurdu iki kere. "Bisiklet bisiklet demiyor muydun? Atla hadi!" Arslan Ahsenin kıpırdamadan durduğu yerde kendisine bakarken ki yüz ifadesine gülmeden edemedi. Ardından hemen konuştu. "Hadi mâhpare..." tehdit edercesine devam etti. "Beklemem bak!" Yeşil gözleri hemen açıldıktan sonra vakit kaybetmeden daha doğrusu Arslan abisi fikrini değiştirmeden hareketlendi küçük kız. Arslanın da yardımı ile oturdu önüne. "Mahpare mi?" dedi tam olarak telaffuz bile edemezken. "Hoşuna gitmedi mi?" diye sordu Arslan henüz hareket etmeden. Buna karşılık kafasını salladı hızla Ahsen. "Ne demek ki?" "Ay parçası..." dedi gözleri küçük kızın yeşillerine birkaç saniye takılırken. Ardından hemen toparladı kendisini. "Şimdi?" dedi sorunun cevabını yeniden almak ister gibi. "Şimdi hoşuna gitti mi?" Kocaman gülümsedi Ahsen. Saçlarından yayılan kokunun farkında olmadan bir kez daha salladı kafasını. "Hı hı.." ardından o da yeşillerini kahveleriyle buluşturdu. "Çok güzel." © Tüm Hakları Saklıdır kopyalanamaz, alıntı yapılamaz, başka yerlerde kullanılamaz. Mâhpare adıyla yazılmış wattpad üzerindeki ilk hikayedir.
+11 more
Aleda by cokguluyombenya
cokguluyombenya
  • WpView
    Reads 2,320,837
  • WpVote
    Votes 96,062
  • WpPart
    Parts 28
Hasret Şahan. O Doğan Seyhanlı'nın ilk aşkıydı, gençliğiydi. Ta ki onun kalbini paramparça edene kadar. Kader onları tekrar karşılaştırdığında hiçbir şey eskisi gibi değildi. Artık Doğan aptal bir aşık değildi. Ya da o öyle olduğunu sanıyordu. *aleda: nazlı, kaprisli (Tamamlandı) ©Tüm Hakları Saklıdır.
ÇÜRÜK VİŞNE. by matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    Reads 407,305
  • WpVote
    Votes 28,376
  • WpPart
    Parts 106
"Gülüşüne yüreğini mi koymuştu bilmem ama kalbime kendisini koymuştu." ÇÜRÜK VİŞNE'nin bölümleri tekrardan, burada yayımlanmaktadır. Her akşam bir yeni bölüm geliyor, göz atmayı unutmayın. ♥️
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 1,693,918
  • WpVote
    Votes 86,367
  • WpPart
    Parts 56
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
Leyla ile Karabağırlı by alraganinsahibesi
alraganinsahibesi
  • WpView
    Reads 1,492,016
  • WpVote
    Votes 87,356
  • WpPart
    Parts 53
Seha Bey bir ayağını öne atıp ona dengesini vererek şöyle bir durdu. Leyla'yı kısacık üstün körü süzdü. Rahatsız eden bir bakış değildi ama olmasa da olurdu yani. Leyla neler oluyor diye düşünüyordu. "Küçüksün." dedi adam, burnunu çekti. "Gözüm de tutmadı pek seni. Biraz büyü. Bakalım hale yola gelecek misin..." Leyla'nın gülümsemesi soldukça soluyordu. Gözü tutmamıştı madem gelin odasına ne diye sokmuştu bu herif onu? Hale yola gelmek ne demekti? Ah bir eski Leyla olabilseydi ona hali de yolu da gösterirdi ama kaç gündür yaşadıkları onu bitap düşürdüğünden karşılık vermek için laf gelmiyordu aklına. "Eğer aynı yastığa baş koyasım gelirse, haberin olur. Sana söylerim." dedi adam. Leyla'nın gülüşü tamamen düştü bu sefer. Ne ince düşünceli adam! Ya habersiz gelse ne olurdu?! "Ama ben bunu yapmazsam eğer, sen aşkımdan ölsen bile bana gelmeyeceksin." ••• -Yaş farkı içerir- ~hikâyemiz 1989 yılında başlamaktadır~
Kaçış by MaysaBerran
MaysaBerran
  • WpView
    Reads 395,356
  • WpVote
    Votes 26,609
  • WpPart
    Parts 52
Av oyunlarını bilir misiniz? Hani bir ormana hayvanları salarlar, en hızlı avcıyı bulabilmek için. Avcılar için bir zevk ve güç gösterisi olan bu oyun, hayvanlar için özgür olabilmek için bir umuttu. Şansları varsa avlanmazlardı, zaten şansızlarsa çoktan avlanmışlardır. İşte o ormanı Dünya, avları da biz evlenmemiş bakire kızlar olarak düşünün. Peki ya avcılar neydi? Onlar erkekler değildi, seri katiller hiç değildi. Onlar bu dünyadan değillerdi. Asırlar önce atalarımız gökyüzünün tüm sırlarını açığa çıkarmak için savaşırlarken ve yeni bir dünya arayışına girerlerken bu dünyamızın sonu oldu. Keşfedilen her gezegende yeni bir hayat aradılar ve hep şu soruyu sordular; Başka canlılar var mı? Evet, vardı. Fakat biz onları bulmadık onlar bizi buldu.
EJDERHA ATEŞİ by MaysaBerran
MaysaBerran
  • WpView
    Reads 546,201
  • WpVote
    Votes 38,050
  • WpPart
    Parts 42
Simsiyah dağılmış saçları, vahşi duran yüzü ve Onikse benzeyen gözleriyle Şifa'ya bakıyordu. Sanki onun insana dönüşmüş haliydi. Şifa'yı inceleyen gözleri yavaş yavaş öfkeyle dolmaya başladı. ''Sen onu benden çaldın. Şimdi bedelini ödeyeceksin.'' Şifa duyduklarıyla kaşlarını çattı ve etrafına baktı. Ona mı demişti? Durduğu tarafta Oniks ve kendisinden başka kimse yoktu. Acaba Oniks'e mi demişti? İyide ne çalmış olabilirdi ki? Buraya geldiklerinden beri Oniks'i gözünden ayırmamıştı. Bir ara uyumuştu o zaman çalmış olabilir miydi? Ne kadar obur olduğunu biliyordu. Kesin koyun, at ya da herhangi bir hayvanı midesine göndermiştir. Gözlerini kısıp Oniks'e baktı. Aynı anda Oniks de ateş saçan gözlerini karşısındaki adamdan ona çevirdi. Uzun dikenli kuyruğunu havaya dikmiş, her an karşısındaki gruba saldıracakmış gibi duruyordu. Oniks'in gri dumanlı gözlerine baktığında, Sıcak nefesini sinirle havaya bırakıp kuyruğunu salladı. Pekala huysuzluğu üstündeydi ama onun çalmadığını anlamıştı. Eğer o yapmış olsaydı çoktan suçlu çocuklar gibi gözlerini kaçırırdı. ''Sen neyden bahsediyorsun. Biz bir şey çalmadık.'' Şifa karşısındaki insanları süzdü hepsi de ona nefretle bakıyordu. Ama neden? Az önce konuşan adam ona doğru bir adım attığında Oniks'de dikenli kuyruğunu Şifa'nın beline sarıp onu kanatlarının altına aldı. Artık Oniks daha öfkeli nefesler alıyordu. Şifa, Oniks'in beline sarılı kuyruğunu yavaşça okşarken, ''Sakin ol Oniks'' dedi. Karşısındaki adam tekrar öfkeyle konuştuğunda ne duymayı bekliyordu bilmiyordu ama kesinlikle duymayı beklediği kelimeler bunlar değildi. ''Onu. Ejderhayı. Benim ejderhamı çaldın.''
Sen Ölme Diye || Berna Aslıhan by bernaaslihan
bernaaslihan
  • WpView
    Reads 333,042
  • WpVote
    Votes 17,745
  • WpPart
    Parts 26
İçerisi karanlıktı. Sadece belli belirsiz bedenleri görebiliyordu. Arkası kendisine dönük biri sandalyede oturuyordu. Sandalyeye yaklaştı, yaklaştı, yaklaştı... Ellerini sandalye kollarına yaslayıp öne doğru eğildiğinde aklını başından alan koku genzine doldu. Eli ateşe değmiş gibi geri çekildi. Hızla etrafına bakındı. "Işıkları açın!" "Abi mahzendeyiz." "Siktirme lan mahzenini! Işık bul şuraya!" Yaklaşık on tane adamın sağa sola koşturma sesleri kulağına dolarken yumruk yaptığı elini alnına vuruyordu. Sonunda içeri giren adamlar ellerindeki sanayi tipi feneri içeri soktular. Oda birden bire aydınlandı. Fırat derin bir nefes alıp sandalyenin önüne dolaştı. Sandalyede oturan kızı gördüğü an kalbi atmayı bıraktı. Baygındı, karamel rengi saçları sandalyeden aşağı sarkıyordu. Öfkeden delirdiğini hissetti. Hele ki, dudağının kenarında kurumuş olan kanı fark edince kan beynine sıçradı. "Ezgi!" diye hırladı dişlerinin arasından. Gözlerini kızın üzerinden ayırmadan dişlerini sinirden sıkmaya devam ederek sordu. "Kim getirdi onu?" Çetin, göğsü kabararak öne çıktı. "Ben getirdim abi." Fırat bu kez kızın yüzünü işaret etti. "Bunu da sen mi yaptın?" "Rahat durmadı abi, ne yapayım? Yani bayıltmak için-" Ancak cümlesi yüzüne inen yumrukla birlikte yarıda kaldı. "Dokunma demedim mi lan!" İçindeki tüm nefreti, öfkeyi ve binlerce tarifsiz duyguyu atmak için defalarca yumrukladı adamı. "Dokunma dedim! Dokunma! Dokunma!" Her dokunma deyişinde bir yumruk atıyordu. Adam bayılınca bile durmadı. İlk yayım tarihi- 05/09/2018
ÜSAME 🐾 by Tiyatrosahnesi
Tiyatrosahnesi
  • WpView
    Reads 15,299,781
  • WpVote
    Votes 651,606
  • WpPart
    Parts 164
Ben kilometrelerin yok sayıldığı aşklara inanmazdım. Kimse canlı kanlı görmediği bir insana 'Seni seviyorum' diyemezdi. Ve tükürdüğünü yalamayı seven ben, yine yanılmıştım. Yazılma tarihi 22 Nisan 2019 - 26 Eylül 2019 25.05&13.08&10.10.2019&24.11.20 Mizah #1 10.06.2019&01.05.2020 Texting #1 08.08&04.10.2019&25.11.2020 Romantizm #1 © Hikayenin tüm hakları saklıdır. ©