Yansız kızın kitaplığı
61 stories
Amiyâne by asetiryaki
asetiryaki
  • WpView
    Reads 3,398,221
  • WpVote
    Votes 144,233
  • WpPart
    Parts 60
"Nefes aldım, herkesin suçu için ben nefes aldım." dedim ve gözlerimi açıp onun katı yüzüne baktım. "Ben sadece o cehennem evden kurtulmak için evleniyorum, bana aynı hayatı yaşatacaksan eğer bırak!" "Ben bir kadına vurmam." dediği anda kapı açıldı. Gözlerimin dolu olduğunu hissedip hızlıca sildim gözlerimi. İçeriye giren abim ve Hakan Bey bana şaşkınca bakarken hiç anlamadığım bir anda Kerim Ali konuştu. "Biz karar verdik." dediğinde abim kaşlarını çattı. "Neye?" diye sorduğunda Kerim Ali'nin arkası bana dönüktü ama dikleşmesinden abime sinirle baktığını düşündüm. "Hafta sonu..." dedi ve bana dönüp bileğimden tutarak beni yanına çekti. "Düğünü yapacağız." dediğinde şaşkınca ona baktım. O ise söylediklerini garipsememişti. Ama ben garipsemiştim; bir erkeğin şiddete başvurmadan koruyuşunu, bileğimi kıracak gibi değil de zarifçe tutuşunu... ~ Kerim Ali & Kumru
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 1,686,785
  • WpVote
    Votes 86,218
  • WpPart
    Parts 56
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 40,475,637
  • WpVote
    Votes 1,713,363
  • WpPart
    Parts 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
KAZAZEDE by authsevvy
authsevvy
  • WpView
    Reads 12,269,947
  • WpVote
    Votes 542,762
  • WpPart
    Parts 52
❝Bende iki sevdanın ucu, bucağı yok, Kaza. Gönlümü almışım elime, ikiye bölmüşüm; sonu, sınırı olmayan iki sevgi sığdırmışım o iki parçaya.❞ ❝Neymiş onlar?❞ ❝Biri vatan, diğeri sen.❞ ★ KURGU, VATAN İÇİN CAN VEREN, MİLLETİNİ KORUYAN ASKERLERİN HATIRASINA YAZILMIŞTIR. GERÇEK ASKERİ OLAYLARDAN VE BİLGİLERDEN BAĞIMSIZDIR. DURUMLAR, OLAYLAR VE YERLER DEĞİŞTİRİLEREK YAZILMIŞTIR. KURGU GERÇEKLİĞİ TAMAMİYLE YANSITMAZ.
MAHİ (Mahalle Hikâyesi) by tugbaaticicosar
tugbaaticicosar
  • WpView
    Reads 4,464,887
  • WpVote
    Votes 161,383
  • WpPart
    Parts 66
Yetişkin okurlar için uygundur! Bir Mahalle Hikâyesi... Çok daha fazlası... ✨ "Bak bana," diye fısıldadı. Dudaklarının arasından çıkan sıcak nefesi benimkilere dokundu. "Bir kere bana eskisi gibi baksan..." yalvarır gibi çıkan sesinin tonuyla tüm iradem dağıldı. "Bırak lütfen," derken gözlerimi kapattım. Elinin birini kaldırıp parmaklarını usulca yanağımda gezdirdi ve çeneme doğru indi. "Adımı söylemiyorsun artık," dedi dişlerini sıkarak. "Fark etmem mi sanıyordun?" Soru soruyordu ama benim buna verecek bir cevabım yoktu. "Senin dudaklarından dökülmesini istediğim öyle çok kelime var ki..." Eğilip anlını anlıma yasladı. Bu kadar yakınken tek nefesi paylaşıyor gibiydik. Onun aldığı soluk, benim dudaklarımda kayboluyordu. Benim sıklaşan nefeslerim ise sanki onu canlandırıyor gibiydi.
EV ARKADAŞIM  by Hadadelamor90
Hadadelamor90
  • WpView
    Reads 10,668,025
  • WpVote
    Votes 284,604
  • WpPart
    Parts 43
Daha önce hiç tanışmayan bir kız ve bir erkek aynı evde kalabilirler mi? Arkadaş olabilirler mi? Peki bu arkadaşlık ya aşka dönüşürse? Kaybetme korkusu ve gurur bu aşkın önüne geçebilir mi? Hangisi daha zor olur? Aşkıyla yanmak mı yoksa yanarken ona dokunamamak mı? Gelin hep birlikte şahit olalım. Tertemiz seven genç bir adamla sevmekten korkan genç bir kızın hikayesi... ~~~ ''Eski erkek arkadaşı. Onunla yaşadıkları ağır şeyler. Bu saatten sonra kolay kolay bir erkeğe güvenip sevemez, zaten bunu kendi de söyledi. İlk kez birini sevmiştim ve artık aşka kalbimi kapattım dedi. Siz söyleyin nasıl söylerim ona? Onu sevdiğimi söylersem onu kaybetmem mi? Ben Asya'sız yapamam, onsuz nefes alamam anlıyor musunuz? Sevgimi içe gömer, susarım yine de ona tek bir kelime edemem'' ''Böyle gözünün önündeyken susmak daha çok acı vermez mi?'' ''O yanımda olsun da ben acı çekmeye razıyım'' ~~~ Not: Yetişkin okurlar için uygundur. Yetişkin içerikli sahneler içerir. Bu kurguda geçen kişiler, olaylar ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür. İlk yayımlanma tarihi: 18.01.2019 Kapak tasarımı @bsudeee aittir. Güzel kapak için teşekkür ederimm.
Aykırı Çiçek by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 3,068,071
  • WpVote
    Votes 183
  • WpPart
    Parts 1
*Klasikten uzak aşk/gerçek aile kurgusu. *Yetişkin içerik barındırır. *İlk birkaç bölüm texting --- Ben İzgi. Feris İzgi... Aylarca uzaktan izleyip, hayaliyle yanıp tutuştuğum aşkıma tam kavuşmuşken; aslında kavuşmam gereken bir de ailem olduğunu biraz geç fark etmiştim. Hem de yaklaşık 20 yıl kadar geç... --- ilk yayım: '120122
Düşten Farksız by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 1,962,048
  • WpVote
    Votes 119,953
  • WpPart
    Parts 59
*Aile/aşk kurgusu *Yetişkin içerik barındırır --- "Bir ay boyunca burada olduğumu bile fark etmeyeceksin. Tek derdim o mektupta yazanı gerçekleştirip, altında kalabileceğim tüm vicdan yükünden kurtulmak." Boş bakışlar atabilen tek kişinin o olmadığını kanıtlamak istercesine gözlerimde hiçbir his belirtisi olmamasına dikkat ettim. "O mektupta bir ay boyunca evimde bir hayalet gibi yaşaman gerektiği mi yazıyordu?" Sırıttım. Gözlerimde yaratmaya çalıştığım hissizliğim sırıtışımda da yer bulduğundan emindim. "Hayır," dedim sakince. "Babamı bulmam, onunla en az bir ay vakit geçirmem ve kendisini tanıma fırsatı bulmam gerektiği yazıyordu." Bir şey söyleyecek gibi olduğunda elimi kaldırarak beklettim. "Ama bir babaya ihtiyacım yok, biz bu bir ay boyunca birbirinden kaçan iki ev arkadaşı olalım." Yalan söyleyebilme konusunda başarılı biri sayılır mıydım, bilmiyordum. Fakat beni o kadar tanımıyordu ki cümlelerimde neyin yalan neyin doğru olduğunu bulabilecek gücü yoktu. Karşımda babam vardı. Adını altı ay önce öğrendiğim, adımı biraz önce öğrenen babam... ••• "Güzel olan sensin." "Güzel miyim?" "Sana güzel olduğunu söyleme nedenim çok basit aslında." derken başını küçük bir hareketle hafifçe eğdi. "Sessiz kalınamayacak kadar güzelsin, Afrodit." --- '040823
Gözyaşı Kadehleri by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 2,023,490
  • WpVote
    Votes 128,351
  • WpPart
    Parts 50
*Yetişkin içerik barındırır. *Nefretten aşka/anlaşmalı evlilik kurgusu --- "Kimi öptüğünün farkında bile değilsin," dedim üzerime tüm ağırlığıyla kapanan bedenini omuzlarından hafifçe iterek. Yüzlerimiz arasında bir nefeslik mesafeden fazlası yoktu. Aldığı her nefes benden doğuyor, aldığım her nefes ondan kopuyordu. Az önce dudaklarıma dokunan dudaklarını diliyle ıslattı ve ardından göğsü şişerek göğsüme yaslandı. Altında ezilmeye, o isteyerek üstümden kalkmadıkça son veremeyeceğimi biliyordum. Yatakla arasında kalan bedenimi kıvrandırıp yormak yerine onu ikna etmek için dudaklarımı araladım. "Sarhoşsun, farkında bile olmadan beni öptüğün için pişman olduğunu haykırdığın bir sabaha uyanmak istemiyorum." "Kim olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" diye sorarken sarhoşluğunun izlerini taşıyan sıcak nefesi yüzümü okşadı. "Karımı öptüğümün farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" İrkilerek gözlerimi kırptım birkaç kez. Etrafta birilerinin olup olmadığını görmek için delice odaya bakındım. Kimse yoktu. Cevahir Avcıoğlu'nun beni 'karısı' olarak benliğine katmasına sebep olacağı oyunumuzun seyircilerinden hiçbiri burada değildi. Dudaklarını biraz önceki hafif baskıdan çok daha yoğun bir biçimde yeniden dudaklarıma bastırdığında zihnim binlerce soruya aynı anda yanıt aramaya başladı. Bizim dünyamızda her şey sahteydi. Her şey oyundu. Seyirciler gittiğinde perde kapanır, oyuncular birbirlerinin yanından hızla kaybolurdu. Ama şimdi ilk kez, hatta belki de son kez seyircisiz oynuyordu oyununu. Avcıoğlu'nun kurallarına kendisinden başka kimse karşı çıkamazdı. Bizim için yıkımı getirecek olan da, işte bu nedenle, bizzat kendisi olacaktı. --- '260224
GÜLPEMBE by scaroftheocean
scaroftheocean
  • WpView
    Reads 634,401
  • WpVote
    Votes 44,911
  • WpPart
    Parts 30
Ağabeyi onu masallardaki bir prensese benzettiği için lakabını bir isim gibi üzerinde taşıyan Güzel, abisi ile birlikte küçük bir lojman dairesinde yaşayan, üniversite son sınıf öğrencisidir. Ağabeyi Harun, işi yüzünden sık sık göreve gider ve son gidişinin ardından, geri dönemez. Ölümü Güzel'in hayatına ve ruhuna bir yıldırım gibi düşer. Harun son nefesini vermeden onu en yakın arkadaşına, Cesur Yakut'a emanet eder. Ağabeyinin emaneti, lojmanda bir sivil olarak tek başına kalamayacak olması ve hayatı ile ilgili aldığı tehdit mektupları, Güzel'in kendini aniden abisinin en yakın arkadaşı ile anlaşmalı bir evliliğin içinde bulmasına sebep olur. Güzel, ismi ile değil, duygusuzluğu ve hislerinin yoksunluğu ile lanetlendiği için Çirkin olan bir adamın, camdan çiçek bahçesinin içine hapsolur. Sonra o cam kubbenin içine, adamın lanetinin üzerine, hislerini bir gül fideleri gibi ekmeye başlar. Fidelerin çiçek açacağından umutludur. Ancak ne derler bilirsiniz, Çiçek açsa da her gül, solmaya mahkûmdur. "Bileklerime kadar dikenlerle yaratmış beni Tanrı," dedi, sesinin iğne deliği kadar küçük bir boşluğundan bile bir his alamıyor, göremiyordum. "Güller için elimi tutsan bile, yara içinde kalacaksın Güzel." Dudaklarını ıslattı. "İşte bu yüzden, işte bunun için." ❧ Kurgunun temeli 2015 yılına dayanmaktadır.