pinkand_blue adlı kullanıcının Okuma Listesi
16 storie
OLYMPOS di izel224
izel224
  • WpView
    LETTURE 90,705
  • WpVote
    Voti 6,802
  • WpPart
    Parti 34
"Biliyor musun Helen ? Felaketim olacağını bildiğim halde yine seni severdim ." "Severdin ama ben senin için bir felaketten daha fazlası olacağım." FANTASTİK DEĞİLDİR OLYMPOS Yıllar önce dünya üzerinde kurulmuş olan karanlık düzene verilen isim. Dünyanın en güçlü mafya ailelerinin oluşturduğu karanlık bir örgüt. Bir orman içinde avlar ve avcıların bulunduğu. Saf kötülüğü barındıran bir teşkilat. Ve bu düzeni korumak için eğitilen varis Helen Ivanov Kanlı bir varis Ormanın kraliçesi , düzenin koruyucusu ve güzel bir ölüm meleği Herkesin gözünde av olan bir kadının avcıya dönüşmesi Karay Aslan ormanın kralıyken aynı zamanda avcıydı .Fakat bu gerçeği bilen tek bir kişi vardı. Helen ormanın kralını avlamaya gidiyordu . Bu hikaye bir av cının avlanmasını değil , av olmasını anlatıyor.
BARZA di GeceAynur00
GeceAynur00
  • WpView
    LETTURE 251,106
  • WpVote
    Voti 13,526
  • WpPart
    Parti 26
Havadan gelen nefes karaya vurmasaydı, Çiçek toprağa kavuşmazdı. Çiçek, oksijen bulması için toprağa karışması gerekirdi. Ve Hava Ve Kara Birleşirdi. Toprak ve Çiçek Buluşurdu. Bu ne demekti? Tam olarak şu demekti... Bir Makine, Bir İnsan. Tek Vücut Olduğunda Yeryüzü ve Gökyüzü Birleşir. Bir Savaşçı Doğar. •Bu hikayede geçen kurum ve kuruluş adları ile birlikte olmamakla tamamı ile hayal ürünüdür.
KAN DÜĞÜMÜ  di elenovas
elenovas
  • WpView
    LETTURE 579,676
  • WpVote
    Voti 21,349
  • WpPart
    Parti 34
KİTAP FİNALE YAKIN DÜZENLENECEKTİR! (İlk kitabım olduğu için acemice yazılmış ve mantık hataları barındırabilir, daha sonradan değiştireceğim düzenleyeceğim yerler olacaktır.) ☀️ İki kalbi sonsuza dek mühürleyecek olan kan düğümü atıldığında, bu kararın karşısında duracak herkesin dili lâl olacaktı. Kahve gözlü adam, elini güneşe uzatmaya cesaret ettiğinde, kalbinde yanmaya başlayacak kor ateşten kaçamayacaktı. "Öyleyse, kendi ellerinle bana ölüm fermanını mı veriyorsun, Axin kızı?" "O ferman çok uzun bir zamandır senin ellerinde zaten, Veznedar." Günahların bedeli iki cana mal oldu. Biri ela gözlü kadın oldu, diğeri ise kahve gözlü adam. Evin'in beklenmeyeni Azer oldu. Azer'in bir haber olduğu ise Evin... 🔥 Dikkat!🔨 Bu hikaye tamamen hayal ürünü olup, gerçek kişi, yer veya olaylarla herhangi bir ilişkisi yoktur. Ayrıca, hikaye içerisinde küfür ve şiddet gibi unsurlar yer alabilir. Uygun olmayan içeriklere karşı hassas olan okuyucuların dikkatine sunulur. (Konu ve olay örgüsü tamamen bana aittir!) 🌪️-KAN DÜĞÜMÜ adına sahip ilk kurgudur-🌪️
AZE di kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    LETTURE 950,505
  • WpVote
    Voti 54,575
  • WpPart
    Parti 45
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
TUFAN di Geranium26
Geranium26
  • WpView
    LETTURE 573,596
  • WpVote
    Voti 56,382
  • WpPart
    Parti 85
Kavuşamadığı prensinin ardından ağlak gözlerle bakan o deniz kızı hikâyelerini unutun. Çünkü gerçekle yakından uzaktan hiçbir ilgisi yok. Bu sadece onları zayıf, duygusal ve güçsüz birer mitolojik varlık olarak düşünmeniz için bilinçli olarak yaratılmış bir yanılsamadan ibaret. Gerçek şu ki; binlerce yıl içinde av ya da avcı oldular. Ancak hiçbir zaman o masallarda bize anlatıldığı gibi duygusal bir prenses, yardıma muhtaç bir kadın, ya da sulu gözlü mitolojik yaratıklar olmadılar. Suda ya da karada fark etmez, onlar için bir tehditseniz eğer avlanırsınız ve kesinlikle acımazlar. Tıpkı biz insanların da binlerce yıldır onlara yaptığı gibi. İnsan teknolojisi takip edilemeyecek bir hızla gelişirken, bir süre sonra onların pençelerine karşı, insanların kalın çelikten makinaları vardı. Denizkızları için daha da korkuncu olanıysa; insanların artık modern tıptaki gelişmeler yüzünden onlara sadece değerli pulları için değil, ölümsüz bedenleri için de ihtiyaçları oluşuydu. Ta ki büyük tufana kadar... İşte gelişmiş teknolojiye olan bağımlılığımız ve doğa ile oynamamızın sonucu buydu. İklimsel değişiklikler, küresel ısınma, buzullardaki erime, deniz seviyesindeki artış... Ve kimsenin bunu bir tarafına takmaması başlarda sadece onların işine gelmişti. Ancak sonra insanların bir şekilde hayatta kalabildiğini öğrendiler. Hatta öncekinden çok daha tehlikelilerdi. Üstelik tüm bu olan bitenlere çoktan Tanrılar ve Tanrıçalar da dâhil olmuştu. Deniz kızlarının lideri ve bir Tanrıça olan Semiramis'in kızı Alina, kendisini tüm bu olayların ortasında bulduğunda, aslında kim olduğuyla ilgili bile hiçbir fikri olmadığını anlar ve kendisini; ailesini, dostunu ve düşmanını tekrar sorgulamak zorunda kaldığı bir fırtınanın içinde bulur. Üstelik karşısındaki düşmanlar, Tanrıların bile müdahale etmekten kork
EMPUSA MÜHÜR | VUSLAT -18 di roselzem
roselzem
  • WpView
    LETTURE 461,833
  • WpVote
    Voti 18,279
  • WpPart
    Parti 61
Sessizliği dinliyordum. Seneler evvel sırdaşımken şimdi en azılı düşmanımdı. Belki huzur kollarında gizliydi fakat benim için değildi, delirdiğimi göremiyor muydu? Ben karanlığın soğuk kollarına aşık olan o kadındım. Sessizlik beni çıldırtırdı. Ben kan ve izdivaça tutsak olan o çaresiz kadındım. Sessizlik beni paklayabilir miydi? İplerini ellerimde tuttuğum bir geçmiş vardı fakat geçmemişti. Acı oradaydı, gözlerimle gördüğüm, sesini kulaklarımla işittiğim o adamdaydı. Uzandım. Dokunamayacağımı bildiğim hâlde parmaklarımı yüzüne uzattım ve "Karan," diye mırıldandım tenine bir milim kala. Dudaklarım dahi bedenimin her bir zerresi titrerken, "Beni hatırlıyor musun?" diye sordum fısıltıyla. Nefesimden nükseden acı, yüzünü yalayan hafif bir esintiydi onun için. Bakışlarımda gördüğü o karanlık, aslında onun ruhuydu fakat bilmiyordu. Bilemezdi, zira hayat en büyük kozunu bizim üzerimize oynamıştı. Yaklaştı. Her anını gözümü kırpmadan izlerken çenesini avucuma yaslayarak, "Kimsin sen?" diye sordu. Titreyen parmaklarımı yüzüne sardım, tenine sarıldım ve içim içimden çıkarken, bir damla gözyaşıyla kutladım bu acımasızlığını. Tanrı, onu özenle boyamıştı. Biliyordum, onda en değerli renkler saklıydı. Kimsenin adını dahi bilmediği, çıplak gözle göremediği tüm o renkler onda gizliydi. Göz kapaklarım titreyerek kapandı ve kirpiklerim birbirine karıştı. Zemherilerimi yeniden aralarken burnumdan sus çizgime uzanan bir sıcaklık hissettim fakat silmedim. Zira hissettiğim bu acı fiziksel anlamda beni bitirmeyecek olsaydı, ruhum diz kapaklarının üzerinde çürürdü. Başımın döndüğünü hissederken göğsüne yığıldım ve alnım sinesine hapsolmuşken, "Yalvarırım," diye mırıldandım acı içerisinde kahrolurken, "Al içimdeki bu acıyı benden, kurtar beni senden."
YARALASAR(Kitap Oldu) di Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    LETTURE 17,717,850
  • WpVote
    Voti 704,383
  • WpPart
    Parti 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
SOĞUK di Behazay
Behazay
  • WpView
    LETTURE 2,277,001
  • WpVote
    Voti 57,517
  • WpPart
    Parti 41
Ateş suyu elinden tutup etrafında döndürürken nazikçe gülümsedi ve suyun bir eli ateşin beline kaydığında birbirlerine olan bakışları insanoğlunun tüm temaslarını sıradan hale getirdi... Ateşi hiç hissettiniz mi? Peki ya suyu? Ateş hiç içinizi yaktı mı? Peki ya su sizi serinletti mi? İkisinin aynı anda bulunmasına hiç olanak verdiniz mi? İkisinin tehlikeli dansını dışarıdan izlerken bir anda kendinizi o dansın içinde bulduğunuz oldu mu? Size temas eden şey bir fiziksel güç değil de duygular ise eğer ne yapardınız? Tamamen duygularla yönetilen bir dansın içindeyim ve duyguların ne demek olduğunu bilmeyen bir kız olarak partnerime ayak uydurmak oldukça zor çünkü o bu dansın beden bulmuş hali olarak karşımda duruyor. Ateş yakardı,su serinletirdi. Benim bildiğim tek gerçek buydu. Ama kendimi bu tehlikeli cazibesi olan dansın içinde bulduğum anda tüm bildiklerim koca bir yalana dönüştü. Yalanlarla dolu bu dünyada hep duyduklarıma göre hareket ettim. Şimdi ise yaşayarak öğrenme vakti.. Peki ya siz,dans gösterisi izlemek ister misiniz?
TOPRAK ve YAĞMUR #Wattys2016 di gamzekirak
gamzekirak
  • WpView
    LETTURE 14,256,483
  • WpVote
    Voti 575,872
  • WpPart
    Parti 67
Aşk...1 kelime 3 harf. 'Ee bunu zaten biliyoruz'diyenleri duyar gibiyim. Evet kesinlikle haklısınız.Aşk'ın bir kelimeden ve üç harften oluştuğunu biliyorsunuz.Ama kesinlikle bilmediğiniz birşey var; SİZ AŞK'I BİLMİYORSUNUZ..! Bildiğinizi sanıyorsunuz.Bunu Toprak'ın Yağmur'a olan aşkını okudukça anlayacak,anladıkça da bildiklerinizi unutacaksınız... Yağmur'un inatla,tüm saflığı ve temizliği ile yağdığı,Toprak'ın ise Yağmur'a beden olmaktan asla kaçınmadığı,onu sarmaladıkça içine hapsettiği ve Yağmur'un içinde kaybolurken etrafa armağan ettiği o aşkın kokusunu duymak ister misiniz bu sayfalarda? Öyleyse Bildiğiniz Tüm Besmelesiz Aşk'ları unutup,güzel bir Besmele çekerek başlayın Aşk'ı okumaya,yaşamaya,duymaya ve hissetmeye. Aşkı birde Toprak ve Yağmur'dan dinleyelim mi? Öyleyse Aşk kokan bu sayfalara; HAYDİ BİSMİLLAH.. 7 KASIM 2015-Yayın Tarihi
ATEŞİN OĞLU (I) di sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    LETTURE 7,821,464
  • WpVote
    Voti 83,691
  • WpPart
    Parti 8
#Gençkurgu da 1. - 07.03.2017 Ölüm; dört harf, iki hece, içinde sayısız anlam ve acı besleyen, ne zaman, nerede, nasıl geleceği belli olmayan bir olay. Küçük yaşta gözlerinin önünde ailesi katledilen ve bu nedenle hayata siyah bakan Aras Karahanlı ile, çocukken annesini kaybeden ve babası tarafından terk edilen Eylül Avcı'nın yolları bir gece tesadüfen kesiştiğinde, ikisi de başlarına geleceklerden bihaberdi. Aşk, bazen hiç ummadık bir zamanda, olmayacak kişiyle doğar ve bütünleşir. Peki, ölümle bu kadar erken yaşta tanışmış iki genç insanın nasır tutmuş kalpleri, birbirine bağlanabilir mi?