2 stories
Rüya Günlükleri by YsmnUnal
YsmnUnal
  • WpView
    Reads 278,062
  • WpVote
    Votes 11,266
  • WpPart
    Parts 51
"Ruhunun rengârenk olduğunu rüyalarında anlayacaksın." İlkim Aksoy... 26 yaşında. Başarısız bir evliliğin sancılarıyla kıvranırken yıllar önce karşılaştığı bir adamın apansız telefonu üzerine izini kaybettirmek için yola çıkıyor. Yıllardır tuttuğu günlüklerinde çok büyük bir gizem saklı... Samuel Paul Reynolds... 22 yaşında. Londra'nın en gözde bekarı, konservatuvardan mezun olmasına aylar kala şöhretin basamaklarını tırmanıyor. Altında ter döktüğü parlak sahne ışıklarının aksine gözlerini kapattığında kâbuslarındaki koyu karanlığa teslim ediyor ruhunu. Giovanni Del Nico... 33 yaşında. Babasının antika dükkânında bulduğu bir kitabın satırları değiştiriyor tüm hayatını. Bir yabancının, ona içki ısmarladığı gece mahvediyor tüm düzeni. Serkan Demir... 47 yaşında. Marmara Depreminde ailesiyle beraber tüm umutlarını da göçük altında kaybeden bir psikiyatr... Azrail kanatlarında onu ailesine taşımadan önce çok önemli bir görevi var. Matthias Wegner... 30 yaşında. Babasının, şirketteki koltuğunu öz oğlundan daha çok sevmesinin bedellerini ödüyor, veliaht olduğu için sıkı bir disiplinle öğretildiği onca görgü kuralına uymaya kapatıldığı akıl hastanesinde dikkat ediyor artık. Aurora Bakker... 24 yaşında. Ailesini kaybetmenin sebep olduğu acıyı hazmedemen ihanet yakıyor canını bir de. Umut vaat eden bir teklifi masumca kabul ettiğinde başlıyor her şey... Jonathan Cooper... 59 yaşında. Renk körlüğünün intikamını almak istiyor. Aleksei Olegovich... Kimse yaşını bilmiyor. O sadece "Maestro". Hepsinin ortak bir sırrı var.
Denizin Mavisi by gizembarlik
gizembarlik
  • WpView
    Reads 294,771
  • WpVote
    Votes 26,299
  • WpPart
    Parts 53
"Deniz ile gökyüzünü ayıran o ince çizgiye astım hayallerimi. Bazen bir rüzgar esti, savurdu düşlerimi. Bazen de yağmur yağdı, damlalar değdi tenime. Umut en güçlü silahımdı. Ben hep bekledim, o hiç gelmeyen gemiyi. Geleceği günün hayaliyle, ne dünler feda ettim. Bugünüm yarında, umudum onda kaldı." Sözlerimi bitirdikten sonra başımı eğdim ve bakışlarımı oynadığım parmaklarıma indirdim. Önce bir sessizlik oldu, sonra iç çektiğini duydum. "O gemi bir gün gelecek. Biliyorsun, değil mi?" dediğinde dudaklarım yorgun bir gülümsemeye ev sahipliği yaptı. "O gemi karaya oturdu be Deniz." "Otursun. Biz Fatih'in torunlarıyız, karadan da yürütürüz." Hiç beklemediğim bir şekilde kurduğu bu cümlesi, ona hayranlıkla bakmama neden olmuştu. Nerede ne söyleyeceğini her daim biliyordu. Görmekten umudunu kesmiş birine gökkuşağı vadeden biriydi o, benim gözümde. Daha önce tüm güzelliklere kördüm, şimdi gözümü açmıştı. Onun böyle umut dolu oluşu, bana da umut veriyordu. Ne kadar karamsarlığa düşersem düşeyim; söylediği her cümleyle en olmaz şey olacakmış gibi geliyordu sanki. Bakışları, inancımı körüklüyordu. İlk yayınlanma tarihi: 12 Nisan 2015 İkinci yayınlanma tarihi: 29 Mayıs 2016