Listesi
2 stories
Yeraltı Güneşi by hunterwinchester
hunterwinchester
  • WpView
    Reads 277,690
  • WpVote
    Votes 11,529
  • WpPart
    Parts 18
Bundan asırlar önce, bir maden kazası sonucunda yeraltındaki işçiler nefes almakla kendi kanında boğulmak arasındaki ince çizgide yürüyorken keşfettikleri uçsuz bucaksız arazi onlar için bir umut ışığı oldu. Bu şansı en iyi şekilde değerlendirerek orayı kimsenin adını dahi duymadığı, yerin metrelerce altındaki bir şehir haline getirdiler. Groundiam adını verdikleri şehirde herkes mutluydu. İnsanlar yeryüzündeki gibi bencil değildi ve iyi yetiştirilmişlerdi. Ancak, bu sevgi dolu insanların kalbine bir şey serpiştirmeyi ulaşmak için çabalayan sadece tek bir kişi vardı; Melanie. Melanie ta ki gizemli adamla tanışana kadar kendisini diğer herkesten farklı sanıyordu. Oysa vatan haini olan başkalarının da olduğunu öğrendiğinde her şey değişecekti. Ve Melanie ''yukarıdaki'' dünyadan bahsetmenin bile yasak olduğu şehirde, gökyüzünü bir kez olsun görebilmek için her şeyi göze almaya hazırdı.
DÜŞÜŞ by rengin
rengin
  • WpView
    Reads 455,240
  • WpVote
    Votes 27,200
  • WpPart
    Parts 29
"Ben öbürleri gibi değilim," dedi Joce ona doğru tehditkar adamlarla yaklaşırken, Jane titriyordu ama bu soğuktan değildi, çocuk ürkütücü görünüyordu sadece. "Sorgusuz sualsiz hiç tanımadığım birine yardım etmem." "O zaman etme," dedi Jane ifadesiz bir sesle. Çocuk, kızın sesini ikinci defa duyduğunda tepkisiz kalmıştı. Joce, birden kızın havlusunu çektiğinde Jane engel olamadı ve ıslak elbisesiyle kaldı. Elbisesi vücuduna yapışmıştı, ince beyaz kumaşından dolayı teni bile görünüyor olabilirdi. "Kimse burada böyle bir elbise giymez. Çok pahalı olduğu her halinden belli," sonra gözlerini kıstı, "sen nereden geldin?" "Cennetten," dedi Jane çocukla dalga geçercesine, "ben bir meleğim." Ama dalga geçme fikri iyi bir fikir olmayabilirdi. Joce kızmış gibi kızın dirseğinden tuttu ve kendine çekti. "O zaman kanatların nerede küçük melek?" Jane, her an korkudan bayılabilirmiş gibi hissediyordu. Karşısındaki çocuğun ölümcül bir güzelliği vardı. Kızarken, sinirlenirken bile tapılasıydı. "Düşerken kırıldılar," dedi Jane titrek bir sesle.