En Bi Sevdiklerim
26 stories
Aynanın Diğer Tarafındakiler by heyqueenbeex
heyqueenbeex
  • WpView
    Reads 548,233
  • WpVote
    Votes 46,050
  • WpPart
    Parts 79
Üniversite öğrencisi Eylem; bol bol gezmeyi, kahkahalarla gülmeyi ve kelebekleri fazlasıyla severken, kitaplardan, yalnızlıktan ve ciddi olan her konudan nefret ederdi. Tarih bölümü öğrencisi olan erkek arkadaşının ısrarıyla bir 17.yüzyıl hükümdarının hayatını konu alan kitabı okumasıyla bazı şeylerin farkına varır. Kitabın baş kahramanı Artun Emir Han'ın kendisiyle birçok ortak noktası olduğunu gören Eylem henüz içindeki tuhaf hisleri bile isimlendiremeden geçirdiği ufak bir kazada bayılır. Uyandığındaysa kendini 1682 yılında bulur. İlk başta olayı anlayamasa da sonradan döneminin en önemli hükümdarı Artun Emir Han ve onun can yoldaşı Eray Paşa'nın hayatını koruyabilecek tek kişi olduğunu fark eder. Kendisine çok uzak olan bu yeni ortamda henüz nasıl hayatta kalacağını bile bilmezken birçok düşmana sahip bu genç hükümdarı nasıl kurtaracağıysa tam bir muammadır. Üstelik bunu yaparken hiç bilmediği tarihi akışa da müdahale etmemesi gerekmektedir tabii dünyayı bir paradoksla yok etmek istemiyorsa!
EFRUZ ŞAHSUVAR 1 - FİNAL - by encoksenhaklisin
encoksenhaklisin
  • WpView
    Reads 590,333
  • WpVote
    Votes 4,348
  • WpPart
    Parts 5
Başlama Tarihi: 29.04.2019 Bitiş Tarihi: 22.08.2019 *********** "Emredilen yerde savaşır, savaştığım yerde kazanırım" ************
OPERATÖRE BAĞLANIYORSUNUZ by KubraKb
KubraKb
  • WpView
    Reads 2,007,189
  • WpVote
    Votes 112,055
  • WpPart
    Parts 23
BU KİTAP BASILI ESER HALİNE GETİRİLDİĞİ İÇİN KALDIRILMIŞTIR. FİKİR SAHİBİ OLMAK İSTEYENLER İÇİN GİRİŞ BÖLÜMLERİNDEN BAZILARI BULUNMAKTADIR. KEYİFLİ OKUMALAR. * Lütfen bekleyin. Operatöre bağlanıyorsunuz. * * Kapak tasarım: @viranebirkalp
Ay Işığı ve Mavi by visnelikapkekk
visnelikapkekk
  • WpView
    Reads 287,920
  • WpVote
    Votes 45,734
  • WpPart
    Parts 29
"Başarı bir yolculuktur. Bir varış noktası değil." Bu cümleyi duyduğum anı hatırlıyorum. Kucağıma bir deste büyülü sözcük bırakılmış gibi hissetmiştim. İçimde biriktirdiğim tüm yenilgilere başkaldırmak için ihtiyacım olan küçük bir kıvılcım yakalamıştım. O kıvılcım büyüdükçe büyümüş, yüreğimde harlı bir umut ateşi yakmıştı. Başarı bir yolculuktu, ben de o yolu yürüyecek azme ve inanca sahiptim.
Dünyanın Merkezine Düşüş by visnelikapkekk
visnelikapkekk
  • WpView
    Reads 377,294
  • WpVote
    Votes 53,697
  • WpPart
    Parts 25
Herkesin dünyasının merkezini farklı şeyler oluşturur. Benim merkezimde kelimeler var. Kelimeler ve yeni başlangıçlar, yeni tecrübeler, yeni karakterler ve yeni kurgular. Dünyayı ya da sadece kendinizi keşfetmenin tek yolu denemekten geçiyor. Belki bu hikayede Gökçe'yle beraber siz de kendi dünyanızın merkezinin nerede olduğunu bulursunuz. Keyifli okumalar! 💜
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,833,380
  • WpVote
    Votes 193,253
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
Doğuştan Rahatsız by plutonalien
plutonalien
  • WpView
    Reads 40,673
  • WpVote
    Votes 5,636
  • WpPart
    Parts 20
Ona aşık olduğumda, sekiz yaşındaydım. Tüm Dünya bir yana o bir yana, kardeşimin okula başladığı gün. Her teneffüs yanına geleceğim diye yemin ettirmek için ayakkabılarımı saklayan kardeşimin. İlk teneffüste ondan iki sınıf üstte olmanın verdiği Miroğlu edasıyla sınıfına girmiştim. Ve yanında o oturuyordu. Yaren. Çok güzel oturuyordu be! Birinci sınıfın gerginliğinden kaleminin tepesini dişleyişine aşık olmuştum galiba. Ya da belki de ışıklı spor ayakkabıları yüzündendi. Örgülerine bağlı olan kurdelelerden de olabilir. Bilemiyorum. Gördüğüm an, Dünya Güneş'in değil, benim etrafımda bir tur atmıştı. "Nasılsın bakalım birinci sınıf bebeği?" diye gitmiştim yanlarına. "Abiii!" demişti kardeşim Yeşil heyecanla. "Bak, bu Yaren. Benim arkadaşım." Bu cümle, o günden tam on dört sene sonra şu şekle evrildi: "Abi, Yaren benim arkadaşım. Onu sevme." Bilmiyorum ki, belki aşk böyle bir şeydi, insanın başına bir kere gelirdi ve onunla hayatınızı geçirseniz de geçirmeseniz de, unutulmazdı. Ya da belki aşk, daha önceden aşık olduğunuzu sanıp başka birine izin vermemekti ve o birinin hayatınıza hiç anlamadığınız bir anda sızmasıydı. Belki de Yeşil'in dediği gibi.. Yeşpopotamlar bile aşık olabiliyorsa, ağabeyleri de olurdu, değil mi? Tabi ağabeyleri aşkı yanlış yerde aradığını biraz geç öğrenecekti. 05082020
Polis Kapıyı Kırınca  by maviruyasi
maviruyasi
  • WpView
    Reads 750,910
  • WpVote
    Votes 41,984
  • WpPart
    Parts 30
Hızlı adımlarla kuaföre geri girerken arkadaşımın günün heyecanıyla olsa gerek almayı unuttuğu çiçeği aradım. Sonunda masanın üstünde bulurken elime alıp hızla dışarı çıktım. Ayağımdaki ayakkabılarla zorlansam da köşede duran gelin arabasına yaklaşmıştım. Binip çiçeği arkaya uzatırken güzeller güzeli arkadaşım "Teşekkür ederim Sadem" demiş ve evleneceği adamla konuşmaya devam etmişti. Önüme dönüp derin bir nefes verirken elbisemin açılan eteğimi düzelttim. Çalışan araba ile düğün yerine doğru yola koyulurken yanımdaki adama döndüm. Güneşte parlayan saçları ve hafif çıkmış sakalları ile güzel bir yüzü vardı. Direksiyondaki kolunda takılı saat göze çarparken yolu takip eden gözlerini göremiyordum. Kırmızı ışıkta durduğumuzda bana dönerken merak ettiğim gözlerini gördüm. Etraftaki tüm sesler kesildi. Durdum. Gördüğüm gözler yeşilin en güzel tonuydu. Beni içinde kaybolacak kadar çeken ıssız bir ormandı. Kapak tasarımı: @kitapkurdululu
DAĞ CEYLANI (düzenleniyor) by SiyahMeydan
SiyahMeydan
  • WpView
    Reads 2,043,169
  • WpVote
    Votes 90,010
  • WpPart
    Parts 48
🇹🇷 Hikaye Başlangıç Tarihi < 20.07.2018 > Hikaye Kurgulanma Tarihi < -.04.2016 > 🇹🇷 'Özel Mermi Timi' Türkiye'nin en iyi askerlerinden, en güçlü Bordo Berelilerinden oluşan özel bir Tim! Ve daha sonradan bu Tim'e gelen kadın bir asker! O çok güçlü! Gözü kara! Cesur! Ve acımasız! O Üsteğmen Ceylan Deniz Demir! O Dağların Ceylanı! Teröristlerin korkulu rüyası! Ve tek amacı; OROSPU ÇOCUKLARINI VATANININ TOPRAKLARINDAN TEMİZLEMEK! "BİZ TÜRK ASKERİYİZ! BU VATANI YAŞATACAK OLANLAR BİZLERİZ!" 🇹🇷 Hikayemin tüm hakları Dağ Ceylanı'na aittir. Çalacak olursanız, yanarsınız! Dikkat! - AŞIRI Küfür, Şiddet ve Orospu çocuklarını içerir. 🇹🇷
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,248,269
  • WpVote
    Votes 724,285
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.